TTB ve sağlık meslek örgütleri, Sağlık Bakanlığı önünde buluşarak taleplerini sıraladı: “Koronavirüs meslek hastalığı olarak kabul edilmeli ve haklarında kesinleşmiş yargı kararı bulunmayan ihraç edilmiş sağlık çalışanları göreve başlamalı”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve diğer sağlık meslek örgütleri ile sendikalar bugün (15 Mart) öğle saatlerinde Sağlık Bakanlığı’nın önünde buluşarak hem koronavirüs salgını boyunca hayatını kaybeden sağlık çalışanlarını andı hem de taleplerini kamuoyu ile paylaştı.

Haber: Okan Yücel – Deniz Eker

Toplanan örgütler adına açıklama yapan TTB Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, koronavirüs salgını sürecinde Sağlık Bakanlığı’na 30’dan fazla mektup gönderdiklerini ve sekiz kez görüşme talebinde bulunduklarını ancak olumlu yanıt alamadıklarını belirtti. 

Şebnem Korur Fincancı: “Koronavirüs meslek hastalığı sayılmalı, ihraç edilmiş sağlık çalışanları göreve başlamalı”

TTB Başkanı Fincancı, koronavirüs ile mücadelede sağlık çalışanlarının çalışma koşullarını hatırlatarak,  “Haklarında kesinleşmiş yargı kararı bulunmayan ihraç edilmiş sağlık ve sosyal hizmet emekçileri derhal göreve başlatılsın. Koronavirüs meslek hastalığıdır. Önerdiğimiz yasa tasarısı kabul edilsin” diye konuştu.

TTB ve diğer sağlık meslek örgütleri ile sendikaların kamuoyuyla paylaştığı talepler ise şöyle: 

  • Koronavirüs meslek hastalığıdır. Önerdiğimiz yasa tasarısı kabul edilsin.
  • Toplumsal sağlık için güçlü ve etkin birinci basamak sağlık örgütlenmesi sağlansın
  • Şiddetsiz bir sağlık ortamında çalışabilmek için yeni ve etkili “Sağlıkta şiddet yasası” çıkartılsın, mobbing ve baskılar son bulsun
  • Emekliliğimize de yansıyacak temel ücret ile ekonomik ve özlük haklarımız iyileştirilsin, performans, ek ödeme değil, yoksulluk sınırı üzerinde, emekliliğe yansıyan temel ücret verilsin. 
  • 3600/7200 ek göstergeler sağlansın 
  • Özgür ve bilimsel çalışma ortamı için meslek örgütleri üzerindeki baskılara son verilsin.
  • Liyakatsız atamalara, tip sözleşme dayatmalarına, tıp ve sağlık bilimleri eğitimleri niteliksizleştiren, altyapısı uygun olmayan tıp fakültelerinin, eczacılık, dişhekimliği ve hemşirelik fakültelerinin açılmasına son verilsin
  • OECD ortalamasında kadrolu ve güvenceli personel istihdamı yapılsın
  • Haklarında kesinleşmiş yargı kararı bulunmayan ihraç edilmiş sağlık ve sosyal hizmet emekçileri derhal göreve başlatılsın

“Özel hastanelere verilen her türlü teşvik kaldırılmalıdır”

  • Sağlık hizmeti için ödediğimiz vergiler yeter, katkı katılım payları ve ilave ücretler kaldırılsın.
  • Sağlık ve sosyal hizmetlerin planlamasından sunulmasına kadar emekli örgütleri aracılığıyla, halkta merkezde siyasi partiler, yerellerde is yerel yönetimler, muhtarlıklar, örgütlü yapılar ve siyasi partiler eliyle süreçlere dahil olsun.
  • Özel hastanelere verilen her türlü teşvik kaldırılmalıdır. Özel hastaneler ile SGK anlaşma yapmamalıdır. Özel hastanelere aktarılan teşvik ve bütçe kamu sağlık kurumlarına aktarılmalıdır.
  • Kamu sağlık kurumları daha demokratik bir yapıya kavuşturulmalıdır.
  • Kamu sağlık kurumlarında idareci belirlenme kriterlerine uyanlar arasında o kurumlarda çalışan kişilerce seçim yöntemiyle belirlenmelidir.
  • Sağlık hizmetleri ağır ve tehlikeli işler kapsamında olduğundan, fiili hizmet süresi (yıpranma payı) yıllık 90 gün üzerinden tam olarak ödenmeli ve sağlık hizmetlerinde çalışan tüm emekçilere ayrımsız olarak uygulanmalıdır. Fiili hizmet zammı sağlansın.

Açıklama altında imzası bulunan meslek örgütleri ve sendikalar ise şunlar:

  • Türk Tabipleri Birliği
  • Türk Dişhekimleri Birliği
  • Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası
  • Devrimci Sağlık – İş Sendikası
  • Türk Hemşireler Derneği
  • Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği
  • Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği
  • Ankara Tabip Odası

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus