Türkiye İstanbul Sözleşmesi’nden çekildi – Av. Nazan Moroğlu: “Karar anayasaya aykırıdır ve hemen iptal edilmelidir”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye, geçen cuma gecesi Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararıyla İstanbul Sözleşmesi’nden çekildi. Türkiye’de ve dünyada tepkilere neden olan kararı Medyascope’a yorumlayan İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Av. Nazan Moroğlu, sözleşmeden çekilmenin anayasaya aykırı olduğunu söyledi ve “Karardan geri dönülmeli” dedi.

Avukat Nazan Moroğlu, Medyascope canlı yayınında İstanbul Sözleşmesi’ni bir “hukuki güç” olarak tanımladı ve şunları söyledi:

Bu sözleşmeye baktığımız zaman, giriş bölümünde ‘Kadın ile erkek arasındaki eşitsizlikler şiddeti körüklüyor, dolayısıyla bu ayrımcılık kaldırılmalı ki şiddet önlensin’ deniliyor. Kadın erkek eşitliği aslında bir demokrasi meselesidir. Sadece kadının sorunu değil bu toplumun sorunudur. Dolayısıyla gerçekten önemli bir sözleşmeydi, Türkiye bunu kabul ettiğinde bizler çok memnun olmuştuk. Çünkü hukuken elimizi güçlendiriyordu ve bir yol haritası idi.

“Meclisin onayladığı sözleşmeyi tek bir kişinin feshetmesi söz konusu olamaz”

Moroğlu, sözleşmeden çekilme kararının anayasaya aykırı olduğunu söyledi ve İstanbul Barosu olarak kararın iptali için Danıştay’a başvurduklarını açıkladı:

İstanbul Sözleşmesi TBMM’nin oybirliğiyle kabul ettiği bir sözleşme. Meclis’in onayladığı bir sözleşmenin; tek kişinin imzasıyla kaldırılması, feshedilmesi söz konusu değildir. Bir hukuk devletinden söz ediyorsak; demokratik, laik bir hukuk devletinden, – tam da anayasada yazdığı şekilde – bu, anayasanın o hükümlerinin askıya alınmasıdır, göz ardı edilmesidir, hatta sonlandırılmasıdır bir anlamda. Dolayısıyla anayasaya aykırıdır ve bu işlem mutlaka iptal edilmelidir. Biz de İstanbul Barosu olarak Danıştay’a başvurduk. Kadına yönelik şiddet bir insan hakları ihlalidir. Tam da temel insan hakları bağlamında bir sözleşmedir İstanbul Sözleşmesi. Dolayısıyla kararname çıkarılamaz. Bu anayasaya aykırı ve iptal edilmeli.”

“İstanbul Sözleşmesi şu anda yürürlükte”

Karar Avrupa Konseyi’ne bildirilene kadar sözleşmenin yürürlükte olduğunu belirten Moroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Demokrasi, kalkınma, aile içinde huzur istemeyenler İstanbul Sözleşmesi’ne karşılar. Ama şunu belirtmek isterim ki İstanbul Sözleşmesi şu anda yürürlüktedir. Bu ‘pes ettim’ kararı her ne kadar Resmi Gazete’de yayımlanmış olsa da, Avrupa Konseyi’ne bildirip sonra da üç ay geçmeden önce bunun feshinin yürürlüğe girmesi mümkün değil. Avrupa Konseyi’nin kurucu değerleri de hukukun üstünlüğüdür, demokrasidir. Dolayısıyla bundan tamamen uzaklaşmış bir şekilde böyle bir fesih kararının Avrupa Konseyi tarafından da dikkate alınacağını umuyor ve konseye hatırlatıyoruz.”

“Zina yeniden TCK kapsamına girecek” iddiası

Yeni Şafak gazetesi yazarı Hasan Öztürk, bugün köşesine “evlilik dışı ilişkilerin Türk Ceza Kanunu’na yeniden suç olarak girebileceği” iddiasını taşıdı. Öztürk, konuya ilişkin şunları yazdı:

22 Şubat 2018 günü haber sitelerinde şöyle bir haber vardı: Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘zina’ konusuyla ilgili çalışma yapılması talimatı verdiğini ve Adalet Bakanlığı’nın bu konuda çalışma yürüttüğünü açıkladı. Bu açıklamadan iki gün önce ise Cumhurbaşkanı Erdoğan gazetecilerin sorularını yanıtlarken aynen şunları söylemişti: ‘… zina konusunda yeniden ele alınmasının çok isabetli olacağının düşüncesindeyim. Bu toplumun manevi değerler noktasında farklı bir konumu var. Biz Avrupa Birliği sürecinde, bu bir özeleştiridir; bu konuda bir yanlışımız oldu. Zina ile ilgili düzenlemeyi de yapmak suretiyle tacizler vs. belki de aynı kapsam içinde değerlendirmemiz lazım.’ Zinanın suç olarak düzenlenip düzenlenmeyeceği Türkiye’de her zaman bir tartışma konusuydu.”

Zinanın Avrupa Birliği (AB) baskısıyla suç olmaktan çıkarıldığını savunan Hasan Öztürk, yazısının devamında, “İstanbul Sözleşmesi’nden çekilen Türkiye’de, önümüzdeki günlerde ‘zinanın suç olarak’ tanımlanıp yeniden TCK’ya girip girmeyeceğine yönelik bir tartışmanın başlayacağını düşünüyorum” dedi.

“Bunlar yapay ve farklı bir toplum düzenini kurma hayalinde olan zihniyetin söylemleridir”

Avukat Nazan Moroğlu konuyla ilgili şu yorumu yaptı:
Zina şu anda Medeni Kanun’da bir boşanma sebebidir, suç değildir. Bunlar yapay ve gerçekten farklı bir toplum düzenini kurma hayalinde olan, laik cumhuriyetin dışında bir yöne doğru Türkiye’yi çekmek isteyen zihniyetin söylemleri, yazılarıdır. Bunlarla Türkiye’nin vakit kaybetmesine neden olduklarının farkında olsalar yapmayacaklar diye umuyorum. Zina ile ya da başka bir şeyle vakit kaybettirmesinler güzel ülkemize.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus