ABD’nin daveti ile 40 liderin katıldığı İklim Zirvesi’nin ilk günü tamamlandı – Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Son yıllarda hem orman varlığımızı hem de millet bahçeleri projeleri ile yeşil alanlarımızı hızla artırdık”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden’ın 26 Mart’ta, 40 ülke liderine ve Avrupa Birliği’ne (AB) gönderdiği davet üzerine ABD’nin ev sahipliğinde çevrimiçi ortamda yapılan İklim Zirvesi’nin ilk günü dün akşam saatlerinde sona erdi. ABD Başkanı Joe Biden’ın açılış konuşmasından sonra söz alan liderler küresel ısınmaya ve iklim krizine karşı harekete geçilmesi için çağrıda bulundu. Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan da zirveye katıldı ve iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak adına yoğun bir çaba harcadıklarını belirtti. İlk günü tamamlanan İklim Zirvesi’nde hedef ne oldu? Ülkelerin ve liderlerin konuşmalarından satır başlıkları nelerdi? Zirvenin ikinci gününde neler olması bekleniyor? Medyascope’tan Senem Görür sizler için derledi. 

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden’ın 26 Mart günü 40 ülke liderine ve Avrupa Birliği’ne (AB) gönderdiği davet üzerine ABD’nin ev sahipliğinde sanal ortamda yapılan İklim Zirvesi’nin ilk günü tamamlandı. İki gün sürecek olan zirvede, ülkelerin önümüzdeki 10 yıl içinde karbon emisyonunu azaltmasına, iklim faaliyetlerinin ekonomik faydalarına, dönüşüm teknolojilerine ve küresel iklim değişikliği için çalışan devlet dışı aktörlerin tanıtılmasına odaklanıldı.

Zirvenin açılış konuşmasını yapan ABD Başkanı Joe Biden, yeni sunduğu altyapı planında iklim değişikliklerinin etkilerine vurgu yaptıklarını belirtti ve “Ben hem kritik altyapımızı inşa etmek hem de temiz teknolojiyi bunlara uygulamak istiyorum. Bunlar hem bugüne hem de yarına yatırım olacak” dedi. Biden altyapı paketi ile birlikte ABD geneline elektrikli şarj istasyonları kuracaklarının, eski madenlerdeki gaz sızıntılarını önleyeceklerinin ve karbon ve sera gazı emisyonları ile ilgili gerekli düzenlemeleri yapacaklarının teminatını verdi. 

ABD’deki tüm sektörlere iklim değişikliği ve küresel ısınma konusunda önemli görevler düştüğünü vurgulayan Biden, “ABD, 2030’a kadar sera gazı salımını yarı yarıya düşürmeyi planlıyor. Millet olarak bu hedefe doğru ilerliyoruz. Sadece daha müreffeh yaşamak için değil, daha sağlıklı, adil ve temiz bir gezegen için de ekonomik adımlar atarsak, bunu başarabiliriz” diye konuştu.  

ABD’den 2050 yılına kadar sıfır karbon emisyonu

ABD’nin 2050 yılına kadar sıfır karbon emisyonu seviyesine ulaşmayı amaçladığını söyleyen Biden, “Amerika, dünyadaki karbon emisyonunun sadece yüzde 50’sinden daha azını teşkil ediyor. Hiçbir millet bu sorunu tek başına çözemez. Dünyanın en büyük ekonomilerini temsil eden ülkeler olarak adım atmalıyız. Hadi daha sürdürülebilir bir gelecek için yarışalım. Çağımızın bu varoluşsal kriziyle ancak bu şekilde başa çıkabiliriz. Bunun ne kadar önemli olduğunu biliyoruz” dedi. 

Bugün devam edecek İklim Zirvesi’nin kasım ayında İskoçya’nın Glasgow kentinde yapılacak iklim zirvesi için de önemli olduğunu söyleyen Biden, tüm katılımcılara teşekkür etti. 

Zirveye katılan ülkelerin hedefleri neler? Liderler hangi mesajları verdi?

Çevrimiçi düzenlenen İklim Zirvesi’ne Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Japonya Başbakanı Yoshihide Suga, Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro, Kanada Başbakanı Justin Trudeau, Almanya Başbakanı Angela Merkel, İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Charles Michel, Katoliklerin ruhani lideri Papa ve genç iklim aktivisti Greta Thunberg de katıldı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Millet bahçeleri projeleri ile yeşil alanları hızla artırdık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çankaya Köşkü’nden canlı bağlantı ile katıldığı İklim Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, ABD Başkanı Joe Biden’a bu anlamlı etkinliği düzenlediği ve daveti için teşekkür etti. 

Erdoğan yaptığı konuşmada iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için yoğun bir çaba harcadıklarını belirtti: “Son 18 yılda 5,1 milyar fidanı toprakla buluşturarak orman varlığımızı 20,8 milyon hektardan 23 milyon hektara çıkardık. İklim değişikliğiyle mücadelede yol haritamızı teşkil eden Ulusal İklim Değişikliği Strateji ve Eylem Planı ile İklim Değişikliği Uyum Strateji ve Eylem Planı’nı 2030 ve 2050 hedefleri doğrultusunda güncelliyoruz. 2015 yılında sunduğumuz ulusal katkı beyanı çerçevesinde 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarında yüzde 21’e varan azalma bekliyoruz. Katkı beyanımıza göre 2012-2030 yılları arasında 1 milyar 920 milyon ton sera gazı emisyonu engellenecektir. Türkiye bugün yenilenebilir enerjide bölgesinde lider ülke konumdadır. Halihazırda elektrik kurulu gücümüzde yenilenebilir enerji kaynaklarının payı yüzde 52,3’dür. Bu oranla Avrupa’da altıncı, dünyada 13. sırada yer alıyoruz. Hidroelektrik santrali gücünde ise Avrupa’da ikinci, dünyada dokuzuncu sıradayız. Elektrik üretimimizi 2030 yılına kadar güneş enerjisinden 10 gigavat, rüzgar enerjisinden 16 gigavat kapasitesine çıkaracağız. Enerji verimliliğine yönelik atacağımız adımlar sayesinde 2023 yılında 66,6 milyon ton karbondioksit emisyon azaltımı hedefliyoruz. Eşimin öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık projesi ile atıkların geri kazanım oranını 2035 yılında yüzde 60’a taşıyacağız.”

Türkiye’nin tamamına ulaşan millet bahçeleri projeleri ile yeşil alanları hızla artırdıklarını söyleyen Erdoğan, “İklim değişikliğiyle mücadele bağlamında yaptığımız ve yapacağımız çalışmaların büyük yatırımlar gerektirdiğinin elbette farkındayız. Kovid-19 salgını sonrası toparlanma sürecinin merkezinde yer alan ‘yeşil dönüşüm’ konusunda da gerekli adımları atıyoruz” dedi.

İklim krizinde ülkelerin eşit bir konumda olmadığına dikkat çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında yük paylaşımının adil bir şekilde yapılması, iklim değişikliğiyle mücadeleyi güçlendirecektir. 2030’a giden süreçte, ‘ortak fakat farklılaştırılmış sorumluluklar ve göreceli kabiliyetler’ ilkesi temelinde adil bir çerçeve sağlanması zaruridir.” 

Cinping: “Doğaya saygı göstermeliyiz, korumalıyız. Doğanın kanunlarına uymalıyız”

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ise 2030 yılına kadar karbon emisyonunu en düşük seviyeye indirmeyi, 2060 yılından önce ise sıfır karbon emisyonuna ulaşmayı planladıklarını söyledi. 

Cinping, iklim değişikliği ile mücadelede altı farklı unsur sıraladı. Cinping ilk olarak, “Doğa ana bizi besledi, doğayı köklerimiz gibi görmeliyiz. Doğaya saygı göstermeliyiz, korumalıyız. Doğanın kanunlarına uymalıyız” diye konuştu. İklim değişikliği ile mücadelede ikinci olarak yeşil kalkınma şartına uyulması gerektiğini söyleyen Cinping, “Yeşil dağlar, altın dağlardır. Çevreyi korumak, verimliliği korumaktır ve çevreyi geliştirmek verimliliği arttırmaktır” dedi. Çin lideri, iklim krizi ile mücadelede üçüncü koşulun sistematik yönetişim, dördüncü koşulun insan merkezli bir yaklaşım, beşinci koşulun çoktaraflılık ve son koşulun ise ortak ama farklılaşmış sorumluluklar olduğunu aktardı.  

Cinping, Birleşmiş Milletler (BM) Paris İklim Anlaşması’na uyulma çağrısını yineledi ve ortaklaşa yürütülecek mücadele ile küresel iklim krizinin üstesinden gelineceğini söyledi.

Putin: “Uluslararası işbirliği yapmaya hazırız”

İklim konusunda uluslararası işbirliğine açık olduklarını söyleyen ve dünyadaki diğer ülkeleri de iklim krizi için bilimsel çalışma yapmaya çağıran Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise metan gazı miktarını azaltmayı hedeflediklerini ve hidrojen teknolojisi geliştirmeye odaklandıklarını belirtti.  

Putin 2050 yılına kadar karbon emisyonlarını azaltmayı hedefleyen bir mevzuat hazırladıklarını ve yabancı yatırımcıları da yenilenebilir enerjiye teşvik edeceklerini şu sözlerle duyurdu: “Rusya’da hem karbon emisyonlarını kontrol etmeye hem de bunların azaltılması için teşvikler yaratmayı sağlayan daha fazla mevzuat hazırlamak için aktif bir çaba gösteriyoruz.”

Johnson: “İngiltere, 2035 yılına kadar karbon emisyonlarını yüzde 75 oranında azaltacak”

Zirvede konuşma yapan İngiltere Başbakanı Boris Johnson, iklim değişikliği hedeflerini belirlemede dünyaya liderlik edeceklerini söyledi. Johnson, “Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nın (CCOP26) ev sahibi olarak, dünya çapında benzer tutkuları görmek istiyoruz. En küçük ülkelerden büyük ülkelere kadar, verilen taahhütleri güvence altına almak için herkesle çalışıyoruz” dedi.

Johnson, İngiltere’nin son 30 yılda karbondioksit kullanımını ciddi seviyede azalttığını ve bu başarı ile ülke ekonomisinin de büyüdüğünü söyledi. Johnson, 2035 yılına kadar karbon emisyonlarının yüzde 78 oranında azaltacağını belirtti ve dünya liderlerine işbirliği çağrısında bulundu: “İklim değişikliğine karşı mücadelede belirleyici bir değişim anı sağlayabilmek için beraber çalışmalıyız.”

Merkel: “Kömür yerine yenilenebilir enerjilere yatırım yapıyoruz”

Almanya Başbakanı Angela Merkel de zirvede yaptığı konuşmada sera gazlarının azaltılmasına yönelik küresel hedeflere ulaşabilmek için dünyanın ABD’nin desteğine ihtiyacı olduğunu vurguladı.  

Almanya’nın 2020 yılında elektriğinin yüzde 46’sını yenilenebilir enerjilerden ürettiğini ve bunu 2030 yılına kadar yüzde 65’e çıkarmayı hedeflediklerini belirten Merkel, “Koronavirüs salgını sonrası gerekli ekonomik toparlanmayı, özellikle iklim alanında yenilikçi büyüme için kullanmak istiyoruz. Bu yüzden kömür yerine yenilenebilir enerjilere yatırım yapıyoruz” diye konuştu.

Gelişmekte olan ülkeler ile dayanışmaya ihtiyaç olduğunu vurgulayan Merkel, “Gelişmiş ülkeler olarak 2020’ye kadar iklim finansmanı için yıllık 100 milyar dolar toplama sorumluluğumuz vardı. Bu en az 2025 yılına kadar devam ettirilmelidir. Bu kapsamda Almanya’daki iklim finansmanımızı 2020’ye kadar ikiye katlayarak yılda 4 milyar euroya çıkardık ve önümüzdeki yıllarda da katkımızı yapmaya devam edeceğiz” dedi. 

Brezilya ve Kanada’dan sıfır karbona ulaşma sözü

Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro ile Kanada Başbakanı Justin Trudeau da İklim Zirvesi’nde konuştu. Bolsonaro, 2050 yılına kadar sıfır karbona ulaşacaklarını belirtirken Trudeau, 2030 yılına kadar karbon emisyon oranlarını yüzde 40 ile 45 arasında düşürmeyi hedeflediklerini söyledi. 

Japonya’dan yeni hedef, Hindistan’dan işbirliği mesajı

Japonya Başbakanı Yoshihide Suga, 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarını yüzde 46 oranında azaltmayı hedeflediklerini belirtti.  

Hindistan Başbakanı Narendra Modi de iklim krizi çerçevesinde ABD ile işbirliği yapacaklarını aktardı. Modi, ABD ile birlikte yatırımları harekete geçireceklerini ve yeşil işbirliğini mümkün kılacaklarını söyledi.

İklim aktivisti Greta Thunberg: “Benim neslim mücadele etmekten asla vazgeçmeyecek”

Uluslararası iklim aktivisti Greta Thunberg de İklim Zirvesi’nde bir konuşma yaptı. “Hâlâ doğrudan ya da dolaylı olarak vergilerle fosil yakıtlara ödenek aktarılıyor olması rezalet” diyen Thunberg, konulan iklim hedeflerinin çok yetersiz olduğuna dikkat çekti.  

Dünya liderlerini eleştiren Thunberg, “İktidardaki kişiler, bu gerçekten daha ne kadar uzaklaşabileceğinizi düşünüyor? İklim krizini, eşitliğin küresel boyutunu ve tarihi emisyonları görmezden gelmeye ne kadar devam edebileceğinizi düşünüyorsunuz? Şimdilik bu işten sıyrılıyorsunuz ama insanlar elbet bir gün bu zamana kadar neler yaptığınızı farkına varacak. Sizin aksinize benim neslim, mücadele etmekten asla vazgeçmeyecek” dedi. 

ABD, Çin ile birlikte dünyadaki sera gazı salımından sorumlu olan iki büyük ülkeden biri. ABD, eski Başkan Donald Trump döneminde Paris İklim Anlaşması’ndan çekilmiş ve belirlenen sera gazı salınımı hedeflerine uymamıştı. Biden’ın göreve gelmesi ile birlikte ABD ilk olarak Paris İklim Anlaşması’na geri dönmüştü. Liderler de zirvede yaptıkları konuşamda ABD’nin anlaşmaya geri dönüşünden duydukları memnuniyeti dile getirdi. 

Zirvenin ikinci gününde neler konuşulacak? 

İklim Zirvesi’nin ikinci gününde ise konu, küresel ısınmayı azaltma hedefinden teknolojiye dönecek. Son yıllarda iklim değişikliği konusuna odaklanan ve temiz teknolojilerin geliştirilmesi adına çalışmalar yapan girişimciler Bill Gates ve Michael Bloomberg’in de konuşma yapacağı ikinci güne, Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Kenya Cumhurbaşkanı Uhuru Kenyatta ve Vietnam Cumhurbaşkanı Nguyen Xuan Phucare’in de katılması bekleniyor. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus