Şüpheli şekilde balkondan düşen Duygu Delen’in ölümü davası: Bilirkişi raporuna göre dengesini kaybederek, kaza sonucu düşmesi mümkün değil

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Gaziantep’te, daha önce birlikte olduğu erkek Mehmet Kaplan’ın (20) evinin penceresinden şüpheli bir şekilde düşerek hayatını kaybeden Duygu Delen’in (17) ölümüne ilişkin açılan davanın üçüncü duruşması bugün (28 Nisan) yapıldı. Gaziantep Adalet Sarayı 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, davanın tek tutuklu sanığı Mehmet Kaplan, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı.

Kaplan’ın, çocuğu kasten öldürme, nitelikli cinsel istismar, hakaret ve konutta yağma suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılandığı davanın ikinci duruşması, olay yerinde keşif yapılması talebiyle ertelenmişti. Davaya ilişkin bilirkişi raporunda, Duygu Delen’in balkondan dengesini kaybederek veya kaza sonucu düşmesinin mümkün olmadığı tespit edildi. Duruşma sonucunda sanık Mehmet Kaplan’n tutukluluğunun devamına ve bir sonraki duruşmanın 16 Haziran 2021 tarihine ertelenmesine karar verildi.

Duygu Delen

Bilirkişi raporu: “Duygu Delen’in dengesini kaybederek, kaza sonucu düşmesinin mümkün olmadığı tespit edilmiştir”

53 sayfalık bilirkişi raporunda, sanığın, Duygu Delen’e hakaret ettiği ve şiddet uyguladığı, sağlıklı bir birlikteliğin söz konusu olmadığı belirtildi. Ayrıca, olay gününde yaşanan diyaloğun da ağır hakaret ve şiddet kullanmaya vardığı kaydedildi. “Balkondan atladığı, düştüğü, düşürüldüğü veya atıldığı” iddiaları ve savunmaları üzerine yoğunlaşılan raporda, bu iddialardan hangisinin doğru olduğuna dair kesin, inandırıcı kanıtların elde edilemediği belirtildi.

Raporun beş maddeden oluşan sonuç kısmında ise “Oda içerisinde şiddet ortamının oluştuğu olay yeri fotoğraflarından anlaşılmıştır. Fakat sadece şüpheli Mehmet Kaplan’ın çorabında kan bulaşığının olması ve balkonda çoraplı ayak izi bırakması Duygu Delen’in çoraplarının kuru kalmış olduğu tespit edilmiştir” ifadesine yer verildi. Duygu Delen’n boyu ile balkon korkuluğunun yüksekliğine yer verilen raporda, “Duygu Delen’in dengesini kaybederek, kaza sonucu düşmesinin mümkün olmadığı tespit edilmiştir” denildi.

“Bilirkişi raporu baştan savmadır”

Rapordaki “Duygu balkondan düşmedi. Ya intihar etti ya da balkondan aşağı atıldı” maddesine, Delen ailesinin avukatı tepki gösterdi ve raporun daha önceki raporlarla uyuşmadığını söyledi. Olay yeri keşfinde tartışmanın yaşandığı balkon kapısının açılırken stor perdeye çarpması sonucunda ciddi bir ses çıkardığını, bu sesin sanık tarafından duyulmamasının mümkün olmadığını belirten avukat, şöyle konuştu: “Raporda, ‘Duygu’nun kazayla düşme ihtimalinin olmadığını belirlendi. Fakat Prof. Dr. Hakan Kar’ın raporunda ‘Bilinci kapalıdır’ deniyor. Bilirkişi raporunda bilincin tam kapalı olmadığı belirtiliyor. Rapordaki ‘Ağırlıklı zorlamasına bağlı olarak’ ifadelerine katılmıyoruz. Burada denge kurma adına sanki böyle bir cümle kurulmuş. Dosyada dört ayrı bilirkişi raporu oldu. Raporlardaki çelişkilerin giderilmesi için bilirkişilerin gelip raporlarını açıklamalarını istiyoruz.”

“Düşerken elinin açık olması bilincin açık olduğunu göstermez”

Ailenin diğer bir avukatı ise rapordaki “Bilinci tam kapalı değildir” tespitini şu sözlerle eleştirdi: “Prof. Dr. Hakan Kar’ın hazırladığı rapor bizce en doğru bilirkişi raporudur. Prof. Dr. Kar’ın hazırladığı raporu diğer raporlar bilimsel verilere dayalı olarak yalanlayabilmiş değildir. Dosyaya sunulan uzman mütalaası bizim sunduğumuz rapora karşı görüş olarak hazırlanmış bir rapordur. Duygu’nun düşerken elinin açık olması bilincinin açık olduğu anlamına gelmez.” 

Sanık Mehmet Kaplan 

Sanık Mehmet Kaplan: “Bana ‘sevdiği kızın katili’ diyemezsiniz”

Savunmasını yapan sanık Mehmet Kaplan ise bilirkişi raporundaki aleyhine olan hususları kabul etmediğini belirterek şunları söyledi: “Bana ‘şımarık, zengin züppe’ diyebilirsiniz ama ‘sevdiği kızın katili’ diyemezsiniz. Benim verdiğim ilk ifadenin aksine bir şey çıkmadı. Tek somut delil benim ifademdir, başka bir delil yoktur. 68 saniye sonra neden yanında oldum? Delilleri karartmadım. 256 gündür tutukluyum. Savcı ağırlaştırılmış müebbet istiyor. Ben terörist miyim? Ben doğruları söylediğim için mi suçluyum. Bu iş adaletten çıkmış, racon işine dönmüş. 20 yaşında bir çocuk karşınızda eriyor. İlk iki duruşma sessiz kaldım ama sekiz ay oldu hâlâ bir şey olmadı.”

Mahkeme heyeti, Adli Tıp Uzmanı Nadir Arıca’nın dinlenmesine yönelik talebin kabulüne, Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Hakan Kar’ın bir sonraki duruşmada dinlenmesine, dosyaya rapor sunan Adli Tıp Uzmanı Murat Akbaba’nın dinlenmesine karar verdi ve duruşmayı 16 Haziran 2021 tarihine erteledi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus