Kanser raporunu açıkladığı için yargılanan Bülent Şık’tan beraat kararı yorumu: Çalışmalarını toplumla paylaşmak, bilim insanlarının sorumluluğudur

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Bilim insanı Bülent Şık, gıdalarda kansere yol açan pestisitlere dair araştırmayı duyurduğu gerekçesiyle verilen hapis cezasının bozulup beraat kararı verilmesini Medyascope’a değerlendirdi.

Gıda mühendisi Bülent Şık, çalışmalarında yer aldığı ancak Sağlık Bakanlığı’nın açıklamadığı kanser raporuna dair yayımlanan haberlerine ilişkin açılan davada beraat etti.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi, Şık hakkında “göreve ilişkin belgeleri açıklama” suçlamasıyla verilen bir yıl üç aylık hapis cezasını bozarak, Şık’ın beraatına karar verdi.

Kararı Medyascope’a değerlendiren Bülent Şık “Böyle bir kararı beklemiyorduk” derken çevre kirliliği ile insan sağlığının bozulmasındaki ilişkiyi ortaya koyan araştırma ile ilgili Sağlık Bakanlığı’nın harekete geçmediğini hatırlattı:

“Aslına bakarsanız ilk hissettiğimiz şey sürpriz. Beklemiyorduk böyle bir karar, avukat arkadaşlar da beklemiyordu. Bir yandan da cezanın hangi gerekçeyle onanacağını merak ediyorduk. Karar, olması gereken bir karardı. Sürpriz niye? Türkiye’de yargı artık o kadar adaletsiz uygulamaları imza atıyor ki o açıdan hiç beklemediğimiz bir karar bir yandan da, onaylanacağını bekliyorduk açıkçası. Karara itiraz edilme ihtimali var. İtiraz edildikten sonra ne olacağını bilemiyorum. Bekleyip görmek gerekecek.

Davanın özü,  duruşma tutanaklarında da var, çevre kirliliği ile insan sağlığının bozulması arasındaki ilişki, o ilişkiyi gösteren birtakım kanıtlar. Duruşmalarda da dile getirildi, ben de her beyanımda söyledim, bu mesele en çok çocuklara zarar veriyor. Tüm savunma süresince Sağlık Bakanlığı’na hem görevini hatırlatan hem de sorumluluk almaya davet eden bir dil kullanıldı.

Bu dava biteli bir buçuk yılı geçti. Araştırmayı duyurduğum yazıyı yazalı üç yıl oldu. Araştırma biteli beş yılı geçti. Haliyle şu soru ortada duruyor: Bakanlık bu çalışmayı ne yaptı, neden aksiyona geçmiyor, bir eylem planı uygulamıyor ya da bu sonuçları toplumla neden paylaşmıyor?

İstinaf mahkemesinin kararında ‘çalışmanın tüm verileri toplandıktan sonra Sağlık Bakanlığı çalışma sonucunu açıklayacaktı’ diye cümle var. Ben bunu, Sağlık Bakanlığı’na da sorumluluğunu hatırlatan cümle olarak okudum onu.

Bilim insanları yaptıkları çalışmaları öncelikle ve ivedilikle toplumla paylaşmalıdır. Hele ki yaptığınız çalışmaların sonuçları toplum sağlığını doğrudan ilgilendiriyorsa bunları açıklamak uluslararası sözleşmelerde belirtilen ve bilim insanlarına yüklenen sorumluluktur, aksi düşünülemez bence Yapmamak da gerekir.

Siyasi ahval ne kadar olumsuz da olsa, birey özgürlüklerimiz ne kadar kısıtlanmış da olsa nihayetinde bazı mesleklerin -toplumla kurduğu bağ açısından diyorum- gerçekleri dile getirme konusunda çok asli bir sorumluluğu var. Gazetecilik böyle bir meslek, bilim insanı olmak, hekimlik böyle bir meslek. Meslek ayrımcılığı üzerinde demiyorum bunu. Yaptığınız eylemler, faaliyetler başka insanların doğrudan hayatları ile ilintili. Toplum muhatabımız, onlara bir şey demek çok önemli. Konuşmak daha çok inisiyatif almak bence bilim insanlarının yapması gereken bir şey diye düşünüyorum.”

Bülent Şık, kararın bilim insanlarını cesaretlendirip cesaretlendirmeyeceğine ilişkin sorumuzu ise şöyle yanıtladı:

“Umarım öyle olur. Bir yandan da baktığınızda bir yıldan fazla süren soruşturma, yargılama süreci oldu. Belki o da çok insanın cesaretini kırmıştır, bilemiyorum. Sonuçta hepimizin bireysel, vicdani bir haysiyeti var ve onunla çelişmemek bence daha kıymetli bir şey. Yeri geldiğinde kurumlarla ters düşebiliriz ama toplumla ters düşmemek lazım onun sağlığı ve geleceği söz konusuysa, özellikle çocuk sağlığı alanında.”

Ne olmuştu?

Bülent Şık, Akdeniz Üniversitesi’ndeki Gıda Güvenliği ve Tarımsal Araştırmalar Merkezi’nde görevliyken Sağlık Bakanlığı’nın çevresel faktörlerin sağlığa etkisini inceleyen çalışmada yer aldı.

Bakanlığın kamuoyuyla paylaşmadığı çalışmaya dair araştırmalarını Nisan 2018’de Cumhuriyet gazetesinde “Türkiye’yi kanser eden ürünleri devlet gizledi, biz açıklıyoruz! İşte zehir listesi” başlıklı yazı dizisi ile duyurdu. Çalışmanın gıdalarda ve suda insan sağlığını tehdit pestisit ve kanserojen etkisi bilinen diğer maddelerin yer aldığını ortaya koyduğunu açıklayan Şık’a, Sağlık Bakanlığı’nın şikayeti üzerine soruşturma açıldı.

Şık hakkında, “yasaklanan bilgilerin temini”, “yasaklanan bilgilerin açıklanması” ve “göreve ilişkin sırrın açıklanması” suçlamalarıyla dava açıldı. 26 Eylül 2019’da İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi, Şık’ın “yasaklanan bilgilerin temini” “yasaklanan bilgilerin açıklanması” suçlamalarından beraatına, “göreve ilişkin belgeleri açıklanması” suçlamasıyla ise bir yıl üç ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verdi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi, Şık hakkında kararı bozarak beraatına karar verdi. Diken’den Canan Coşkun’un haberine göre kararda, özü itibariyle bilimsel bir çalışmanın sonuçlarını tüm bilgi ve veriler toplandıktan sonra Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanma şartı bulunduğu hatırlatıldı. Bu durumun söz konusu rapora mevzuat hükümlerine göre yasaklanmış ve gizlilik derecesi verilmiş belge ve sır vasfını kazandıramayacağını belirtildi. Söz konusu eylemin Şık’ın kamu görevinin devam etmesi halinde disiplin suçu kapsamında değerlendirilebileceği ifade edildi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus