Türk Tabipleri Birliği “Aşı Haftası” kapsamında toplantı düzenledi: “Aşılar bir yaşama ve yaşatma aracı olarak salgın ile birlikte daha da önem kazanmıştır”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türk Tabipleri Birliği (TTB) bugün (30 Nisan), “Aşı Candır, Aşı Yaşatır” başlıklı çevrimiçi bir toplantı düzenledi.  Toplantıya, TTB Merkez Konseyi üyeleri, TTB 2. Başkanı Dr. Ali İhsan Ökten, TTB Merkez Konsey Üyesi Kazım Doğan, TTB Aşı Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Muzaffer Eskiocak ve TTB Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut katıldı.

Toplantıda konuşan TTB Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut, “Aşı Haftası”nın 24 Nisan-30 Nisan günleri arasında tüm dünyada kutlandığını ve bu hafta içinde toplumdaki farkındalığı artırmanın amaçlandığını söyledi. Bulut, “Bu aşı haftasında toplumda farkındalığı artırma, aşıların halk sağlığı ve insan sağlığı için önemini vurgulamak da bizim için önemli fırsat sunmaktadır. Meslek örgütleri olarak ve TTB olarak aşının insan sağlığı açısından öneminden söz ettik, raporlar hazırladık. Dünyada pek çok hastalığı aşılarla yok ettik. Şimdi görüyoruz ki karşımıza bir Kovid-19 krizi var. Bununla ilgili aşı da toplumun gündemine girdi. Tüm bilim insanlarına teşekkür ediyorum” dedi

Toplantıda konuşan TTB Pandemi Çalışma Grubu Üyesi Melek Demir ise salgın süreçlerinde sınırlı aşıya sahip olan ülkelerin farklı stratejiler geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Koronavirüs salgını ile mücadele biçimde dünyada farklı yöntemler izlendiğini belirten Demir şöyle konuştu: “Aşı üreticilerinin önerdiği iki doz arasındaki intervalin dışında çıkılabilinir mi, çıkılamaz mı şeklinde modellemeler ile yapılmış çalışmalar ve yayınlar var. Bunlar literatürde yer alıyor. Özellikle benim takip ettiğim kadarıyla Kanada’nın bu konuda bir girişimi vardı. Bir çalışmanın sonucunda şu anda Kanada’da intervalin dört aya kadar uzatılabileceği konusunda bir görüş bildirildi. Benzer şekilde İngiltere’de bir süredir eldeki aşılamayı hiç değilse ilk dozunu bir popülasyona yapabilmek açısından üç aya uzatmış görünüyor. Bunların hepsinin en baştan planlanması ve son anda, bir gece kararlarıyla yapılmaması önemli olan.” 

Basın açıklamasını okumak üzere söz alan TTB 2. Başkanı Ali İhsan Ökten, “Aşılar bir yaşama ve yaşatma aracı olarak pandemiyle birlikte daha da önem kazanmıştır” dedi.

Ökten’in okuduğu basın açıklamasının satır başları şöyle: 

“Ülkemizde 14 kalem aşı müstahzarı kullanımdadır. Bunlardan biri Pfizer lisansıyla Türkiye’de üretilmektedir. Diğer 13’ü (Fransa’dan üç, Çin ve Hindistan’dan ikişer; Endonezya, Belçika, Bulgaristan, Güney Kore, Almanya ve ABD’den birer ürün olmak üzere) ithal edilmektedir. Ancak, 26 Nisan 2021 itibarıyla temin edilen miktar 28 milyon dozun 20 milyonu uygulanmıştır. Aşı sağlama ile ilgili sorun vardır, aşı sağlama konusunda zamanında ve şeffaf bir bilgi akışı yapılmamaktadır. COVID-19 aşılaması, bakanlığın aşılanmasını uygun bulduğu kategorilerdeki yurttaşlara randevularla yürütülmekte, günlük aşılama verilerindeki değişkenlik/ oynaklık ve aşılanan kişi sayısı ülkemizdeki aşılama kapasitesinin çok altında bir düzeyde yürütülmektedir. Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan bildirime göre, 2018 Temmuz’unda ülke genelinde AHB’lerin (Aile Hekimliği Birimi) aile hekimi doluluk oranı yüzde 91,4 aile sağlığı çalışanı (ASÇ) doluluk oranı ise yüzde 86,5’tir. Bu veriler yaklaşık olarak AHB’lerin 2 bin 250’sinin aile hekimsiz, 3 bin 250’sinin aile sağlığı elemansız olduğu, ASÇ’nin bağışıklama hizmetlerindeki başat/yürütücü rolü düşünüldüğünde bu da gereksinilen hizmetleri almakta zorlanacak bir nüfus (yaklaşık aile hekimsiz 7,2 – ASÇ’siz 10,9 milyon kişi) büyüklüğü anlamına gelmektedir. Toplum sağlığı merkezleri ve ilçe sağlık müdürlükleri (okul, yaşlı bakımevi, kışla vb.) organize topluluklara ve erişimi güç olanlara (ileri yaşlı, yatalak, uzakta yerleşik) bağışıklama dahil hizmet sunmaktadır. Artmış iş yükünün altında, sağlık çalışanlarının morbiditesinin yıpratıcılığıyla birlikte sağlık çalışanları tükenme sürecindedir.

Koronavirüs nedeniyle artan bağışıklama hizmeti gereksiniminin (kronik hastalıklar ve yaşlılara grip ve pnömokok aşıları, okul çocuklarını aşı takvimindeki değişiklikten eklenen 48. ay ve 13 yaş aşılamaları) yanı sıra koronavirüs izleminden kaynaklanan iş yükü ve sağlık çalışanı morbiditesi, çözülmesi gereken sorunlar olarak durmaktadır. Hastaneler koronavirüse karşı CoronaVac aşılamasında yaygın olarak (kamu-özel), Comirnaty uygulamasında (derin dondurucuda saklama gereksinimiyle) sınırlı sayıda kullanıma açıldı. Kimilerinde erişkin bağışıklama birimi, kimilerinde çalışan sağlığı birimi aşılama sürecinde aktif rol oynamıştır. Hastanelerin bağışıklama sürecine hizmet katkıları önemlidir, değerlidir. Çalışan sağlığı, aşılama birimlerinin tüm hastanelerde işlerliğinin sağlanması, gerek sağlık çalışanlarının aşılanma durumlarının izlemi gerek hastaneden hizmet alan, aşı ile önlenebilir hastalıklar açısından risk grubunda olanların zamanında ve uygun dönemlerinde aşılanmaları; bağışıklama hizmetlerinin yarar sağlama kapasitesini geliştirecektir. Hastanelerde kullanılan yazılımların bireylerin aşılanma kayıtlarını hekimlere rutin olarak görünebilir kılması, hekimlerin aşılanma özgeçmişini sorgulamaları ve gerekli aşılamaları yaptırmaları; ek olarak aşı kararsızlığının önlenmesine de katkı sağlayacaktır.”

TTB tarafından yapılan açıklamada “yaşamak ve yaşatmak için” tüm yurttaşlar aşılanmaya çağrıldı ve aşı ile ilgili öneriler şöyle sıralandı:

“Yaşamak ve yaşatmak için,

●    Sağlık Bakanlığı’nı yeterli miktarda koronavirüs aşısı sağlamaya,

●    Salgın yönetiminde yaşam hakkına öncelik vermeye,

●    Sağlık çalışanlarımızı koruma ve korunma duyarlılığını geliştirerek sürdürmeye,

●    Sağlık meslek örgütlerini, uzmanlık derneklerini, toplumbilim profesyonellerinin örgütlenmelerini Bağışıklama İçin Güçbirliği Platformu oluşturup aşı savunuculuğuna,

Yurttaşlarımızı aşılanmaya çağırıyoruz.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus