Saadet Partisi Diyarbakır İl Başkanı Fesih Bozan, Sur’da evi yıkılanların 700-800 bin lira borçlandırıldığını açıkladı: “Devlet müteahhit, vatandaş müşteri değildir”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Saadet Partisi (SP) Diyarbakır İl Başkanı Fesih Bozan, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nın (TOKİ), 2015 yılında Diyarbakır’ın Sur ilçesinde düzenlenen “hendek operasyonları” sonrası bölgede yaptırdığı konutları hak sahiplerine teslim etmek için 700-800 bin TL’ye varan farklar istediğini belirterek, “Sur mağdurları, devlet mağdurlarına dönüştü. Devlet müteahhit, vatandaş müşteri değildir” dedi. 

SP Diyarbakır İl Başkanı Fesih Bozan

Konu ile ilgili yazılı bir açıklama yapan SP Diyarbakır İl Başkanı Fesih Bozan, 2015 yılının Temmuz ayından 2016 yılının ortasına kadar Diyarbakır’ın Sur ilçesinde yürütülen ve kamuoyunda “hendek operasyonları” olarak bilinen askeri operasyonlar sonucu, “yetkililerin göz yumması üzerine Sur’da oturan binlerce vatandaşın evlerini ve işyerlerini terk etmek zorunda kaldığını” hatırlattı. Operasyonlar ve bölgede yaşanan çatışmalar sonucunda birçok mahallenin yerle bir edildiğini belirten Bozan, “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, olayların sonrasında ‘TOKİ marifetiyle, yıkılan evlerin yerine aslına uygun yeni evler yapılacak ve hak sahipleri mağdur edilmeden, ya kendi evlerinde ya da TOKİ’nin farklı yerlerde yaptıkları projeler aracılığıyla ev sahibi olabilecekler’ demişti. Yıllardır devam eden inşaatlar bitmek üzere ve teslimatlar yapılmaya başlandı. Ancak, anahtar teslim töreninde bazı hak sahiplerinin anahtarlarını almaması ve mağduriyetlerini dile getirmesiyle bazı gerçekler ortaya çıktı” dedi.

“Evi yıkılan vatandaşlar ödeyemeyecekleri meblağlarda borçlandırıldı”

Evleri yıkılan vatandaşlara yalnızca 2015-2017 yılları arasında kira bedeli ödendiğini, vatandaşların son üç-dört senedir ise kiralarını kendi imkanlarıyla ödediklerini belirten Bozan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Evi yıkılan vatandaş, evine karşılık bir ev alması gerekirken bu yapılmamış, vatandaşlar ödeyemeyecekleri meblağlarda borçlandırılmıştır. Birkaç örnek verecek olursak, takdir komisyonu bir vatandaşın evini 55 bin TL’ye sayarken TOKİ’nin yaptığı evi 4 bin 300 liralık taksitlerle toplam 800 bin TL ye saymış. Diğer bir vatandaşın evini 39 bin TL’ye sayarken TOKİ’nin yaptığı evi de vatandaşa 835 bin TL’ye sayarak vatandaşı borçlandırmış. Üç tapuya sahip diğer bir vatandaşın bu üç tapusunun toplam bedeli 140 bin TL’ye sayılırken TOKİ, kendilerine iki tane zemin kat ve kendi arsalarının üzerinde yapılan yeni yapıya karşılık 890 bin TL maliyet çıkartmış. Üç tapunun bedeli 140 bin TL mahsup edildikten sonra, 750 bin TL geri ödemeli borçlandırmış. Diğer bir vatandaşın iki tapusundan biri dükkan yapılmış. Dükkanı tapu sahibine vereceklerine ihale usulü ile satacaklarmış. Böyle bir mantık olur mu? Hak sahibi dururken hangi hakla dükkanını ihaleye çıkarıyorsunuz? Zamanında bu vatandaşları, ‘Siz sözleşmeyi imzalamazsanız hiçbir hak iddia edemezsiniz, elinizdeki de gider’ diye tehdit etmişler. Görüştüğüm vatandaşlar da bu anlaşmaları korkudan imzaladıklarını ifade ediyor.”

“Devlet müteahhit, vatandaş da müşteri değildir”

Devletin vatandaşın can ve mal güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğunu belirten SP il Başkanı Bozan, sorumlu olduğu ve koruyamadığı vatandaştan tapusuna karşılık devletin hangi hakla 700-800 bin TL fark istediğinin izah edilmesi gerektiğini belirtti: “Barikat ve hendekler kazılırken vatandaş emniyete telefon açıp haber verdiği halde gelip müdahale etmediniz ve yaklaşık 20 bin vatandaşın mağdur olmasına sebep oldunuz. Bunu sorduğumuzda da, ‘Efendim FETÖ’nün kadroları müdahale etmedi’ diye savunma yaptınız. Peki buna inandık diyelim, burayı geçtik. Ya bugün? Vatandaşın dairesine karşılık bire bir daire vermenize kim engel oluyor? Vatandaştan niye fark istiyorsunuz? Bunda da FETÖ’nün eli mi var? Bilin ki artık kimse bu gösterdiğiniz mazeretlere inanmıyor. Bu vatandaşlara siz, bahçeler içinde saray mı yaptınız ki, 700-800 bin TL borçlandırıyorsunuz? Evine bir lokma ekmek götürmekten aciz bu vatandaşlar bu parayı nasıl ödesin? Devlet müteahhit, vatandaş da müşteri değildir.”

Bozan açıklamasının sonunda, devletin evleri yıkılmış vatandaşlarına evlerini yapıp bedelsiz teslim etmesi gerektiğini ancak “Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) zihniyetinin ‘kendisini müteahhit, vatandaşı müşteri’ görerek bu evlerden kâr etmeye çalıştığını” söyledi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus