İstanbul Sözleşmesinin 10. yılı.. Kamuoyunda İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Sözleşmesi”, 11 Mayıs 2011’de ilk imzaya açıldı. Türkiye’nin ilk imzacısı olduğu sözleşme, 2014’te yürürlüğe girdi. 45 ülke ve Avrupa Birliği’nin (AB) imzaladığı sözleşme, imzacı ülkelerin 34’ünde onaylandı. Resmi Gazete’de 19 Mart’ı 20 Mart’a bağlayan gece yayımlanan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı karar, bir başka Cumhurbaşkanlığı kararnamesini dayanak göstererek, “Sözleşmenin Türkiye Cumhuriyeti bakımından feshedilmesi” ifadelerini içeriyordu.
Kadın hareketi aktörleri “çekilme kararının yok hükmünde olduğunu” söylüyor ve imzalanmasının 10. yılında İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmasını talep ediyor. Eşitlik İçin Kadın Platformu’ndan (EŞİK) Av. Yelda Koçak ve Prof. Dr. Gülser Öztunalı Kayır, 10. yılında İstanbul Sözleşmesi’nin kadınların yaşam hakkının korunması açısından anlamı ve önemi üzerine Gülçin Karabağ’ın sorularını yanıtladı.
Eşitlik İçin Kadın Platformu, kadınların nafaka hakkına saldırı, çocuk istismarcılarına yönelik af talepleri ve şimdi de İstanbul Sözleşmesi’nden Türkiye’nin imzasının çekilmesi başta olmak üzere pek çok alandaki kazanılmış hakların korunması amacıyla oluşturulan bir platformdur. Uzun süredir bu alanlarda mücadele veren 310’u aşkın kadın ve LGBTİ+ örgütünden oluşan platform, 150’ye yakın sivil toplum örgütü, meslek odası ve sendika tarafından desteklenmektedir.
- Şırnak’a başkan olmak için Avrupa’dan geldiler
- Danıştay, İstanbul Sözleşmesi’ni görüşecek – Avukat Yelda Koçak, “Türkiye’nin gözü kulağı yarın Danıştay’da olacak”
- Av. Yelda Koçak: “Altı muhalefet partisinin başlattığı görüşmelerde masada kadınların ve kadınların taleplerinin de olması gerekiyor”
- Femfikir (201): Toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinden Türkiye Barolar Birliği seçimleri – Selin Nakıpoğlu, Zekiye Karaca ve Yelda Koçak ile söyleşi
- İşten çıkarma yasağı kalkınca ne olacak? — Prof. Dr. Erinç Yeldan, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Doç. Dr. Serkan Öngel ve Doç. Dr. Hakan Koçak anlatıyor







