Biden ve Putin ilk kez görüşüyor: İki lider hangi konuları konuşacak, neler üzerinde uzlaşabilirler?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, bugün (16 Haziran) İsviçre’nin Cenevre kentinde bir araya gelecek. Cenevre’deki buluşma, Biden’ın göreve geldikten sonra Putin ile ilk görüşmesi olma niteliğini taşıyor. ABD-Rusya ilişkilerindeki son 30 yılın en kötü dönemlerinden birine denk gelen görüşme, iki liderin son zamanlarda birbirlerine yönelik söylemlerinden ötürü pek de dostane geçeceğe benzemiyor. 

ABD Başkanı Biden ile Rusya Devlet Başkanı Putin’in görüşmesi, İsviçre’nin Cenevre kentindeki La Grande Villa’da yerel saat ile 13.30’da (TSİ 14.30) başlayacak. Kremlin’den yapılan açıklamaya göre zirve dört-beş saat sürecek.

Görüşme üç ana başlıktan oluşacak ve konular, ilk önce dar, sonra genişletilmiş formatta tartışılacak ve görüşme esnasında hiçbir belge imzalanmayacak. İki liderin görüşmenin ardından ayrı ayrı açıklamada bulunması bekleniyor. 

Liderler stratejik istikrar, silahsızlanma anlaşmaları, bilgi güvenliği, siber suçlar ile mücadele, ekonomik alanda işbirliği, iklim ve koronavirüs konularını görüşecek.

Biden ve Putin zirvesi, ABD-Rusya ilişkilerinin dibe vurduğu bir dönemde yapılacak. Her iki ülkenin de birbirlerinin başkentlerinde büyükelçileri bulunmazken, Moskova kısa bir süre önce ABD’yi “dost olmayan ülkeler” statüsünde gördüğünü açıklamıştı. 

ABD bazı üst düzey Rus yetkililere, Ukrayna’ya bağlı Kırım’ın ilhak edilmesi ve ABD seçimlerine yönelik müdahalelerde bulunulması gerekçesiyle yaptırım uyguluyor. İki ABD askeri ise Rusya’da casusluk suçlaması ile aldıkları 16 yıl hapis cezasını çekiyor. 

Masada hangi konuların olması bekleniyor?

Liderlerin gündeminde ikili ilişkilerin durumu ilişkilerin geliştirilmesine ilişkin olasılıklar ve Ortadoğu, Suriye, Libya, İran’ın nükleer programı, Afganistan, Dağlık Karabağ, Ukrayna ve Belarus da olacak. 

Görüşmenin ana gündeminde siber saldırılar yer alacak. Rusya’nın 2016’daki ABD başkanlık seçimlerine müdahale ettiği iddiasıyla başlayan ve günümüzde de tartışılan siber saldırılar, ABD için en büyük endişe kaynağı. 

Görüşmede yer alması beklenen bir diğer önemli konu ise insan hakları ihlalleri. Biden yönetimi, görevi devraldığı günden itibaren insan hakları ve demokrasi vurgusu yapmış ve otoriter ülkeleri de uyarmaktan çekinmeyeceğini dile getirmişti. Rusya’da muhalif lider Aleksey Navalni’nin tutukluluk halini eleştiren ve derhal serbest bırakılmasını isteyen Biden yönetiminin bu konuyu gündeme getirmesi bekleniyor. Kremlin ise Navalni’nin Rusya’nın iç meselesi olduğunu ve Vaşington’un bu konunun dışında kalması gerektiğini söylüyor.

Dünyanın en büyük iki nükleer gücünün liderlerinin, stratejik istikrar meselesini de ele alması bekleniyor. Rusya, beş yıl süre ile uzatılan yeni Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşması’nın (START) daha yeni sistemler içererek uzatılması konusunda istekli. 

Rusya’nın komşusu Ukrayna da zirvenin ana gündem maddelerinden biri olacak. ABD, Rusya’nın 2014 yılında Kırım’ı ilhak etmesinden bu yana Ukrayna’nın en güçlü müttefiki oldu ve bu durum da Moskova’nın, Batı ile olan ilişkilerini Soğuk Savaş sonrası en düşük seviyelere çekti.  

Biden’ın Rusya’nın müttefiki Belarus’un Ryanair’e ait bir yolcu uçağını zorla indirerek uçaktaki muhalif gazeteci Roman Protaseviç’i gözaltına almasını da gündeme getireceği düşünülüyor. Fakat Putin, Belarus’u Rusya’nın etki alanının bir parçası olarak görüyor ve iki liderin bu konuda uzlaşı sağlaması pek mümkün gözükmüyor. 

Liderlerin son dönemdeki söylemleri neler? 

Biden, mart ayında ABC News’ta kendisi ile mülakat yapan bir gazeteciye verdiği röportajda Putin’e “katil” demiş ve 3 Kasım’da yapılan ABD seçimlerine müdahale ettiği için bedel ödeyeceğini söylemişti. 

Putin ise kendisine “katil” diyen Biden’a önce sağlık dilemiş, sonra da tüm dünyanın izlediği bir canlı yayın teklifinde bulunmuştu. Beyaz Saray, Biden’ın bu davetini reddetmişti.  

Putin, geçen günlerde Rusya devlet televizyonuna verdiği bir röportajda görüşmeden, ikili görüşmelerinin ilişkilerin yeniden canlandırılması ve doğrudan diyaloğun tesis edilmesini beklediğini belirtti.  

Bölgesel krizler, iklim ve çevre ve ekonomi alanlarında ortaklaşa çalışabileceklerini vurgulayan Putin, “Bu alanlarda çalışma mekanizmaları kurabilirsek iyi olur. Böylelikle görüşmenin boşuna olmadığı söylenebilir” dedi. 

Putin yakın zamanda “mahkûm takası” önerisini de dile getirmiş fakat bu öneri ABD nezdinde kabul görmemişti. 

Biden ise ilk yurtdışı gezisinin başında yaptığı konuşmada, müttefikleriyle ilişkilerini yeniden güçlendireceğini mesajını vermiş ve Rusya’yı ise “zarar verici eylemlerde” bulunması halinde “güçlü ve anlamlı” karşılık bulacağı konusunda uyarmıştı. 

Biden, NATO Zirvesi sonrası açıklamalarda bulunan Putin ile görüşmesinin zamanlama açısından çok doğru bir zamanda organize edildiğini dile getirmiş ve “Başkan Putin’e, işbirliğini seçmesi durumunda, işbirliği yapabileceğimiz alanlar olduğunu açıkça ortaya koyacağım. İşbirliğini seçmemesi ve eskiden olduğu gibi davranmaya devam etmesi durumunda, buna yanıt vereceğiz. Anlaşamadığımız alanlarda kırmızı çizgilerimizi net bir şekilde belirtmeliyiz” diye konuşmuştu.

Rus muhalif lider Aleksey Navalni hakkında da konuşan Biden, zirvede bu konuyu da gündeme getireceğini belirtmiş ve “Navalni’nin ölümü, Rusya’nın temel insan haklarına uyma niyetinde olmadığını gösterir. Bu bir trajedi olur ve tüm dünya ile ilişkilerini bozar, benimle de” demişti.

Tüm dünya liderlerinin kendisine zirvede Putin ile görüşeceği için teşekkür ettiğini vurgulayan Biden, mevkidaşını “Putin, akıllı ve sert olmasının yanı sıra saygın bir rakip” diye tamımlamıştı.  

Rusya’da “düşman Batı” algısı, NATO’da “Rusya tehdidi” vurgusu

Putin, geçen haftalarda St. Petersburg’da yapılan bir toplantıda, ABD’nin Rusya’nın gelişmesini durdurmaya çalıştığını ileri sürmüş ve “Rusya’yı ısırmak isteyen dış güçlerin ağzını burnunu kıracağını” söylemişti.

Rusya’da düşman Batı algısı yükselirken, Avrupa’da ise Rusya’nın transatlantik ilişkilere ve NATO’ya yönelik bir tehdit oluşturduğu belirtiliyor.

14 Haziran’da düzenlenen NATO Liderler Zirvesi sonrası açıklanan bildiride, NATO’nun başlıca endişelerinin Rusya, Çin, terörizm, kurallara dayalı uluslararası düzene tehditler, göç ve siber güvenlik konuları olduğu belirtilmişti.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg de zirve sonrasında yaptığı açıklamada, “Rusya uluslararası hukuka ve uluslararası yükümlülükleriyle sorumluluklarına döndüğünü gösterene dek, olağan duruma dönüş söz konusu olamaz” demişti.   

“Büyük bir atılım beklememeli”

Üst düzey bir ABD yetkilisi Reuters’a verdiği demeçte, “Bu toplantıdan büyük bir sonuç beklemiyoruz” dedi ve “Suriye’den Ukrayna’ya kadar her konuda çelişmelerine rağmen istikrarlı ve öngörülebilir bir ilişkiye yol açabileceğini umduklarını” belirtti.

Beyaz Saray da yaptığı açıklamada, Rusya ile istikrarlı ve öngörülebilir bir şekilde seyreden bir ilişki kurmayı amaçladıklarını vurguladı.

Tüm bu anlaşmazlıklarına rağmen iki liderin ilk kez bir araya gelmesini başarı olarak değerlendirenler ve mütevazı bir ilerleme kaydedeceğini düşünenler de bulunuyor. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus