Kadıköy Anadolu Lisesi “projesi”: Gelenekler yasaklandı, öğretmenler tasfiye edildi, okul yıkılacak, öğrenciler farklı liselere yollanacak

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Kadıköy Anadolu Lisesi (KAL), eski adıyla Kadıköy Maarif Koleji, 2014 yılında “proje okul” olarak yeniden yapılandırıldı. Geçen yedi yılda okuldaki öğretmenlerin büyük bir kısmı tasfiye edildi, “Türkiye’nin en büyük lise müzik festivali” olarak bilinen KALFEST’e son verildi, okul binasının “depreme dayanıksız olduğu” gerekçesiyle yıkılması kararlaştırıldı ve öğrencilerin dönemlerine göre ayrılarak farklı liselere yollanmasına karar verildi. KAL paydaşları, lisenin “kültürünün yok edilmeye çalışıldığı” düşüncesinde. Medyascope, KAL bileşenleriyle konuştu ve açık kaynaklardan 2014 yılından bugüne uzanan süreçte yaşananları derledi.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) “proje okul” uygulaması, 652 sayılı KHK ile 2014’te hayata geçirildi. Aralarında Türkiye’nin en köklü ve başarılı liseleri de bulunan 155 okul, proje okulu ilan edildi. Bu KHK ile, MEB’e söz konusu okullara öğretmen atama, okulda görev yapan öğretmenleri görevden alma, okula müdür ve yöneticileri atama yetkisi verildi. “Aynı okulda sekiz yıldan fazla çalışmış öğretmen olmayacak” düzenlemesini işaret eden MEB, en deneyimli öğretmenleri “norm fazlası” ilan ederek başka okullara yollamaya başladı. Anayasa Mahkemesi, 2017/75 sayılı kararında MEB’e verilen yetkilerden bazıları hakkında “Milli Eğitim Bakanı’na genel ve sınırları belirsiz bir yetki tanınmıştır. Anayasa’nın 2., 7., 128. maddelerine aykırı olduğu” sonucuna vardı.

Bornova Anadolu Lisesi 1983 mezunu ve Tarihi Okullar Platformu’nun üyesi olan Hamza Zeytinoğlu, “Maalesef bugün eski öğretmenlerden hiçbirinin kalmamış olması, ortak hafızanın silindiği anlamına geliyor. Şu an köksüzleşmeye karşı herkes itiraz ediyor” dedi.

Proje okullarında yıllardır çalışan öğretmenler 2015 yılından itibaren görevlerinden alınmaya başlandı. İlk başta 44 lise öğretmeni telefon emri ile merkeze çekildi. Eğitim Sen 2 No’lu Şube Başkanı Özgür Bozdoğan, “MEB’e bağlı okulların büyük bölümünün müdürlerini kendi siyasal kadrolarından belirleyen bir zihniyetin ‘proje okulları’na yapılacak atamaları benzer bir mantık üzerinden belirleyecek olması, proje okullarının yeni bir siyasal kadrolaşma tehdidi ile karşı karşıya olduğunu göstermektedir” demişti.

52 KAL öğretmeni benzer şekillerde 2016 yılının Ekim ayında zorunlu olarak tayin edilince, KAL öğrencileri oturma eylemi başlattı. Öğrenciler, eylemin nedenini, “Okulumuzun üç yıl önce proje okul ilan edilerek, kulüp faaliyetlerimizin, festivallerimizin yapılamamasına neden olunması ve bu uygulama ile KAL ruhunun yok edilmeye çalışılması” diye açıkladı. Eylemin üçüncü gününde polis öğrencilere müdahale etti, okula TOMA girdi. Bunun üzerine KAL öğrencilerinin velileri okulun önünde nöbet başlattı. Lisede okuyan bir öğrenci, “Okul önünde polis otobüsü içinde sivil polisler ve uzun namlulu tüfeklerle polisler var. Okul abluka altında” dedi.

Diken’e konuşan bir Kadıköy Anadolu Lisesi öğrencisi, her sınıftan seçilen iki kişinin sırayla okul müdür ve yönetim kurulu tarafından sorguya çağrıldığını anlattı. Öğrenci, ifade vermeye çağrılan öğrencilere “Eylemi kim düzenliyor?”, “Sizi yönlendiren birileri var mı?”, “Ne yapmayı amaçlıyorsunuz?”, “Üst aklınız kim?” “Pankartlar kim tarafından hazırlandı?” gibi sorular yöneltildiğini anlattı.

KAL 2014 mezunu Uğur Can Demirci, Medyascope’a şöyle konuştu: “Benim mezun olduğum yıllara kadar, yani proje okulu diyaloğu başlamadan önce pek bir sorunumuz yoktu. 2014’ten bugüne gelindiğinde benim hiçbir öğretmenim okulda kalmadı. Bütün öğretmen kadrosu, bizim kültür diyebileceğimiz şey toptan değişime uğradı. İdarenin öğrencilere davranışı çok farklılaştı. Kardeşlerimin nasıl engellerle, zorluklarla karşı karşıya kaldığını gözlemleyebiliyorum ve bunun kasti yapıldığını düşünüyorum.”

Gelenekler yasaklanıyor: Önce Kalfest, sonra “Martı” karşılama

1999 yılında yapılmaya başlanan ve “en büyük lise festivali” olarak bahsedilen KALFEST’e 2017 yılından beri izin verilmiyor. 2017 yılındaki KALFEST’te MFÖ, Gripin, Cem Adrian ve Emrah IS sahne alacaktı. Diken gazetesinden Emrah Temizkan’ın haberine göre, Kadıköy İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gönderilen izin dilekçesine ret kararı çıkmasının ardından müdürle görüşen öğrenciler, konuşmada kendilerine “Okullarda festival yapılması, sanatçılara para verilmesi eğlenceye giriyor. Eğitimle alakası yok. Bu gelenek yanlış, bundan sonra yaptırmayacağım” denildiğini aktardı. KAL 11. sınıf öğrencisi Senem Pektaş “Önce okulda yapılamamaya başlandı. Sonrasında içeriğine, kimin çağrılacağına, hangi etkinliklerin olacağına idare müdahale etmeye başladı, finansal kesintiler oldu” dedi.

2012 yılında düzenlenen KALFEST’in posteri

Kadıköy Anadolu Lisesi öğrencilerinin son yıllarda yasaklanan bir başka geleneği de “martılara simit atmak”. Lisenin logosunda bulunan martıya ithafen, KAL öğrencileri okula yeni başlayan öğrencilere “martı” diyor. Bu sembol üzerinden gelişen bir gelenek de, okulun ilk günü, “martılara” bayatlamış simit atmak. Söz konusu gelenek 2019 yılında videoya çekilip sosyal medyada paylaşılmıştı. Yürüyen öğrencilere simit atılmasını birçok sosyal medya kullanıcısı “israf” olarak nitelendirdi. Bunun üzerine İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü inceleme başlattı.

KAL öğrencileri ise atılan simitlerin bayat olduğunu, sonrasında da toplanıp kuşlara verildiğini söyledi. Gelenek 2019’dan sonra askıya alındı.

Öğrencilerin dini sohbete çağrılması tartışma yarattı

KAL öğrencileri Aralık 2018’de “dini sohbete” davet edildiklerini duyurdu. Öğrenciler “Zorla dini sohbete katılmamız isteniyor” diyerek okul bahçesinde okul yönetimini protesto etti. Okulun müdürü iddiaları yalanladı. Öğrenciler kendilerine gelen “Bugün öğle arası 12.15’te okul mescidinde hadis halkası olacak. Seni de bekleriz” yazan mesajı kamuoyuyla paylaştı.

Konuyu bir veli Sözcü gazetesine şöyle anlattı: “Bir grup öğrenci, özellikle yatılı öğrenciler üzerinde baskı kurarak dini sohbet yapmaya, camiye gitmeye ve okulda öğle saatlerinde hadis halkası oluşturmaya zorluyor. Bir öğrenci, son derece nazik ve asla tehditkâr olmayan bir üslupla, ‘dinde zorlama olmaması’ gerektiğini, isteyenin gelip isteyenin gelmeyebileceğini belirtiyor. Baskı kuran öğrenciler ‘tamam’ diyor. Ancak gidip o öğrenciyi müdüre şikayet ediyorlar.  Müdür, arayı bulmaya çalışan öğrenciyi çağırıp ‘Sana mı kaldı? Senin haddin mi?’ gibi laflarla öğrenci hakkında soruşturma başlatıyor. Bunun üzerine okulda eylemler başlıyor. Şimdi bu çocukların da disipline verileceği söyleniyormuş. Bunu yapanlar müdürden cesaret alıyorlar.”

Kadıköy Anadolu Lisesi’nin yıkımına başlandı, öğrenciler farklı liselere gönderilecek

Kadıköy Anadolu Lisesi’nin yenilenmesi süreci 2017’de başladı. Ekim ayında yatılı okuyan öğrencilerin kaldığı pansiyon binası boşaltıldı ve öğrenciler prefabrik yapılara alındı. 2019’un Kasım ayında MEB onayıyla beraber pansiyon binası yıkıldı. 2019 yılında okulun yenilenmesinin iki aşamada yapılacağı, önce pansiyonun yeniden inşa edileceği, ikinci aşamada ana binanın yıkılacağı öngörülüyordu. O zamanlarda yapılan duyurularda, yenilenme sürecinin 20-22 ay civarı süreceği ve öğrencilerin 2022 yılında yenilenmiş binalarına kavuşacağı belirtiliyordu. Finansmanı, İstanbul Proje Koordinasyon Biriminin (İPKB) faaliyetleri çerçevesinde Dünya Bankası tarafından sağlanan proje bu şekilde tasarlanıp KAL bileşenlerine sunuldu ve resmi mercilerden onaylar alındı. Dört ay sonra, 4 Aralık 2020’de yapılan başka bir duyuruda ise projenin tek faz halinde yapılacağı belirtildi.

Kadıköy Anadolu Lisesi Eğitim Vakfı’nın nisan ayında yaptığı açıklamada, projedeki değişikliğin koronavirüs salgını sebebiyle yapıldığı belirtildi: “Geçen hafta, İPKB ve MEB’in gerek pandemi şartları nedeni ile yüz yüze eğitim yapılamıyor olmasından dolayı inşaat faaliyetlerinin daha hızlı yürüyebileceği gerekse deprem riskinin daha fazla taşınmaması gerekçeleri ile projenin iki faz yerine tek fazda tamamlanması ve 16-18 ayda tamamlanması yönünde bir karar alındı.” Açıklamada, inşaat sırasında öğrencilerin ayrılmadan tek bir okulda beraber eğitim görmesi için çalışıldığı, “bu konuda herhangi bir olumsuzluk yaşanmayacağının değerlendirildiği” bilgisi de paylaşıldı.

Öğrenciler prefabrik yapılarda kalıyor, yıkılan yatakhanenin yerinde ücretli otopark var

KAL paydaşlarına duyurulan ve sonra değiştirilen proje, bugün KAL öğrencileri, mezunları ve veliler tarafından protesto ediliyor. Öğrenciler, bina yenilenmesi sürecinde şeffaf olunmamasından ve öğrencilerin alt ve üst sınıflar olarak ayrılarak farklı okullara gönderilecek olmasından şikayetçi. Yıkılan yatakhanede kalan yatılı öğrenciler 2017 yılından beri prefabrik yapılarda yaşıyor ancak yatakhanenin yeniden inşasına henüz başlanmadı. Yıkılan yatakhanenin olduğu yer şu an ücretli otopark olarak kullanılıyor.

KAL 11. sınıf öğrencisi Senem Pektaş, “Pandemi nedeniyle okulda olmadığımız iki yılda bu alana bir tuğla bile koyulmadı. Hatta yıkımı bile geçen yıl gerçekleşti. Hâlâ prefabriklerde zorlu koşullarda kalmaya devam ediyoruz” dedi.

Okul idaresinin kendilerine verdiği sözleri tutmadığını ve yenilenme sürecini şeffaflıktan uzak yürütüldüğünü söyleyen öğrenciler endişeli. Bazı öğrenciler kampüslerine kavuşamayacaklarından endişeleniyor, bazıları da yeniden inşa sürecinde öğrencilerin farklı okullara yollanmasını KAL kültürünü yok etmeyi hedefleyen bir hamle olarak görüyor. 11. sınıf öğrencisi Pektaş, “Öğrencilere yapılan net bir açıklama yok, netlik yok, şeffaflık yok idare tarafından. Biz de buna karşı olarak şeffaflık istiyoruz” diye konuştu.

Medyascope yayınına katılan mezunlardan Uğur Can Demirci, “Benim tek temennim şu var, bundan iki yıl sonra Kadıköy Anadolu Lisesi Ümraniye’de dağ başında bir arazide kurulmuş bir bina görmek istemiyorum” derken halen okulda eğitim gören Senem Pektaş, şu değerlendirmede bulunmuştu: “KAL’daki yıkım, taşınma ya da idari baskı süreçleri sadece KAL’da yaşanan olaylar değil. Türkiye’nin dört bir yanında, gerek maarif lisesi olsun gerek bir meslek lisesi olsun, tamamızın, bütün sıra arkadaşlarımızın karşılaştığı baskılar. Biz bu baskıyı tanıyoruz ve bu baskının üstüne gitmek için hep beraber olmamız gerektiğini düşünüyoruz.”

Öğrencilerin 28 Haziran’daki protestolarına katılan Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, “Deprem toplanma alanlarına tasfiye edenler, değerli alanlar söz konusu olduğunda deprem bahanesiyle hemen yıkıma başlıyorlar. Kendi yandaşları, sermaye grupları için kazanç sağladıkları alanlar bunlar” demişti. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Ali Şeker de “Burayı okul alanı olarak değil, arsa olarak görüyorlar” diye konuşmuştu.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus