Etiyopya ordusu ve Tigray Halk Kurtuluş Cephesi arasındaki çatışmalar derinleşiyor: “Ceheneme gidip geri dönmemiz isteniyorsa, onu da yaparız”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Etiyopya ordusu ile Etiyopya’yı 1990’lı yılların başından 2018’e kadar yöneten ve koalisyonun en önemli ortağı olan Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) arasında 2020 yılının kasım ayında başlayan çatışmalar devam ediyor. TPLF’ye ait güçler, vahşet ve açlığın damgasını vurduğu iç savaşta Etiyopya ordusunu Tigray bölgesinden çıkarmak için mücadele ediyor. Bugün, savaş TPLF’nin lehine dönmüşe benziyor.

Esir düşen Etiyopya askerleri

Savaş başlarken, Tigray’daki gruplar zaten kendi arasında bölünmüştü ve birçok kişi iktidardaki partiyi yozlaşmış ve otoriter buluyordu. Fakat halkın biriken öfkesinden yararlanan Tigray’daki direniş grupları, Afrika’nın en güçlü ordularından birine karşı savaşıyor. Katliamlar, etnik temizlik korkusu ve yaygın cinsel şiddet gibi bazı faktörler Tigray’daki farklı grupları, Abiy Ahmed Ali hükümetine karşı birleştiriyor.

Getachew Reda: “Ceheneme gidip geri dönmemiz isteniyorsa, onu da yaparız”

Başbakan Abiy Ahmed Ali, Etiyopya ordusunun verdiği kayıpları, olduğundan az göstermekle itham ediliyor. 6 Temmuz Salı günü Etiyopya Parlamentosu’nda konuşan Başbakan Abiy, Etiyopya ordusunun geri çekilmesinin başarısızlıktan kaynaklı olmadığını, aksine bir plan dahlinde yapıldığını açıkladı.

Ancak sahadaki durum Başbakan Abiy’in çizdiği olumlu tabloyu desteklemiyor. Hükümet, her geçen gün Tigray üzerindeki kontrolünü yitiriyor.

Son günlerde, Tigraylı liderler saldırılarını yeni bölgelere doğru genişletti. Tigraylı güçler Etiyopya ordusu ve Eritreli birlikler bölge topraklarından çıkarılana kadar mücadelelerinin devam edeceğini belirtiyor.

Tigray’ın önde gelen liderlerinden Getachew Reda, “dış güçlerin topraklarından çıkarılması gerektiğinin” altını çizdi. Reda, “Ceheneme gidip geri dönmemiz isteniyorsa, onu da yaparız” dedi.

Binlerce Etiyopya askeri isyancılara esir düştü

Geçen üç hafta içinde Tigray’daki savaşçılar, Tigray eyaletinin başkenti Mekelle de dahil olmak üzere geniş bir toprak parçasını ele geçirdi. Bunun yanı sıra, 6 bin 600 Etiyopya askeri esir alındı ve iddialara göre bu sayının en az üç katı Etiyopya askeri de çatışmalarda öldürüldü.

Tigraylı gruplarca ele geçirilen askerler, dikenli tellerle çevrilmiş bir alanda tutuluyor. Bazıları yaralı olan askerler yardıma muhtaç halde. 29 yaşındaki müfreze komutanı Meseret Asratu, “Burada ağır yaralılarımız var” açıklaması yaptı. Çatışmalarda hayatını kaybeden Etiyopya ordusu askerlerinin cansız bedenleri ise yollara bırakılmış durumda.

Tigraylı gruplarca esir alınan 20 yaşındaki Dawit Toba tek bir kurşun dahi atmadan teslim olduğunu söyledi. Tigray’daki durumun umduğu gibi olmadığını belirten Toba, “Bize savaş olacağı söylendi. Fakat burada yağma, soygun, kadınlara yönelik saldırılar var” dedi.

“Direnişten başka bir seçenek göremiyorum”

Tigray Halk Kurtuluş Cephesi’nin (TPLF) 1970 ve 1980’li yıllarda Etiyopya merkezi hükümetine karşı verdiği mücadelede yer alan savaşçı profiliyle, 2021’de Tigray için savaşan kişilerin profilinin epey farklı olduğu söylenebilir. Bugün büyük oranda eğitimli olan savaşçılar, kentlerden bölgeye savaşmaya geliyor. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa’dan gelenler, üniversite profesörleri, beyaz yakalı profesyoneller ya da doktorlar gibi iyi eğitim almış pek çok insan TDF saflarında savaşıyor.

ABD’nin Massachusetts eyaletindeki Tufts Üniversitesi’ndeki Fletcher Hukuk ve Diplomasi Okulu’na bağlı Dünya Barış Vakfı’ndan 61 yaşındaki Mulugeta Gebrehiwot Berhe, bu eğitimli savaşçılardan yalnızca biri. Öncesinde Birleşmiş Milletler (BM) için Darfur’da barış anlaşması için arabuluculuk görevi üstlenen Berhe, “Başka seçenek olmadığını gördüğüm için direnişe katıldım” dedi.

Etiyopya ordusunda yaşananlardan rahatsız olanlar var

Bazı Etiyopyalı komutanlar da yaşanan savaşa anlam veremediklerini belirtiyor. Tigray’daki 11. Piyade Tümeni’nden sorumlu komutan olan Albay Hüseyin Muhammed, “Bana öyle geliyor ki savaşın gidişatı tam bir siyasi delilik. Mülkler yağmalanıyor, kadınlara tecavüz ediliyor, vahşet örnekleri sergileniyor. Ordu bu durumdan çok rahatsız” dedi.

“Etiyopya devletini bir mucize dahi kurtaramayabilir”

Tigraylı savaşçılar, bir zafer gösterisi olarak binlerce Etiyopyalı esir askeri, bölgenin başkenti Mekelle’de yürüttü. Bu esnada halk hep bir ağızdan “Hırsız Abiy” sloganları attı.

Tigray’ın önde gelen liderlerinden Getachew Reda, Tigray’ın bağımsızlığı için bir referandum planladıklarını belirtti. Reda, “Bugün için bildiğimiz Etiyopya devletini bir mucize dışında hiçbir şey kurtaramaz, ki ben mucizelere inanmam” dedi.

Ne olmuştu?

Etiyopya’da 1977 yılında Mengistu Haile Mariam liderliğinde, yüzyıllardır devam eden monarşiye son verilip sosyalist bir devlet inşasına girişildi. Bu dönemde Mariam’ın muhaliflerini etkisiz hale getirmek için yaptığı bir dizi operasyon “kızıl terör” olarak adlandırıldı.

Bu karışıklık içinde pek çok irili ufaklı silahlı direniş grubu oluştu. Onlardan biri de TPLF idi. Zaman içinde diğer silahlı yapılarla, en başta da Eritre Halk Kurtuluş Cephesi (EPLF) ile ortaklık kuran TPLF, 1991 yılında Mengistu Haile Mariam’ın sosyalist hükümetini devirdi.

Etiyopya’daki sosyalist hükümetin çöküşünü takip eden birkaç gün içiinde EPLF kontrolünde olan Eritre, Etiyopya’dan bağımsızlığı ilan etti. Bu durum iki ülkeyi on yıllar sürecek bir savaşa sürükledi. 

Etiyopya’da, çok sayıda etnik grup birlikte yaşıyor. Tigraylılar ise tüm nüfusun ancak yüzde 5’ine karşılık geliyor. Buna rağmen TPLF, kurduğu ittifaklarla 2018 yılına kadar bir şekilde iktidarda tutunmayı başardı.

2018 yılındaki seçimlerini ise “Oromo” etnik grubuna mensup Abiy Ahmed kazandı. Ahmed, devlet içinde TPLF’ye bağlı hareket edenleri tasfiye etmeye çalıştı. Başbakan Ahmed pek çok farklı etnisitenin bir araya gelmesiyle Refah Partisi adında yeni bir parti kurdu. Abiy Ahmed partiye TPLF’yi de davet etti fakat teklif geri çevrildi.

Ağustos 2020’de yapılması planlanan bölgesel seçimler ertelenince, TPLF ve Etiyopya hükümeti arasında zaten gergin olan ilişkiler giderek kötüleşti. TPLF’nin Etiyopya hükümetinin meşruiyetini sorgulaması da bu döneme rastladı.

Kasım 2020 ise iki taraf arasında sıcak çatışmaların başladığı tarih oldu. Etiyopya hükümetine göre çatışmalar TPLF’nin hükümet güçlerine ait noktalara ateş açması üzerine meydana geldi. Çatışmalarda şu ana kadar binlerce kişi öldürüldü, 2 milyonu aşkın kişi de evlerini terk etmek zorunda kaldı. Bölge, büyük bir insanlık trajedisine sahne olmaya devam ediyor.

Derleyen: Zeynel Yıldırım

Kaynak: NY Times

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus