Türkiye-İran sınırından izlenimler: Güvenlik önlemleri yeterli değil, geniş bir kaçakçılık ağı var

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Kamera-kurgu: Sedat Elbasan

Yüzlerce Afgan mültecinin Türkiye-İran sınırını geçtiğine ilişkin görüntüler, ülke gündeminin ana maddesi haline gelmiş ve siyasetçiler başta olmak üzere birçok kişi Türkiye’ye gelen mültecileri ve göç olgusunu tartışmaya başlamıştı.

Medyascope olarak durumu yerinde gözlemlemek için Van’a, Türkiye-İran sınırına giderek hem mültecilerin yaşadıklarını kendilerinden dinledik ve yetkililerle konuştuk hem de bölge halkının ne düşündüğünü anlamaya çalıştık.

Afgan mültecilerin Türkiye’ye gelişi üç ana eksende anlaşılabilir. Birincisi devletin aldığı ya da almadığı önlemler, ikincisi kaçakçılık faaliyeti ve yol açtığı sonuçlar, üçüncüsü de mültecilerin neler yaşadığı, neden Türkiye’yi tercih ettikleri ve bu durumun ne kadar süreceği. 

Türkiye’ye gelen ve yakalanan mülteci sayısı 2020 yılında 120 binin üzerindeydi. Bu sayının 50 binini Afgan mülteciler oluşturdu. Yıllara göre baktığımızda 2019’da Türkiye’ye gelen Afgan sayısı 200 bini bulurken bu sayı 2014’te 12 bin 248 idi.

Yani Afgan mültecilerin Türkiye’ye göçü yeni değil, sadece son zamanlarda sayıları ve görünürlüğü artmış durumda. Bunun ana sebebi ise Afganistan’daki savaşın derinleşmesi ve Taliban’ın gün geçtikçe daha fazla yeri kontrol altına alması. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, ABD’nin Afganistan’daki askerlerini 11 Eylül 2021 tarihine kadar tamamen çekeceğini açıklamıştı, Birleşmiş Milletler verilerine göre ise ocak ayından bu yana Afganistan’dan en az 270 bin kişi yaşadıkları bölgeleri terk etti. 

Devletin aldığı veya almadığı önlemler

Üç ana ekseni açıklamaya başlarsak birinci tartışılması gereken başlık, devletin aldığı veya almadığı önlemler.

Bir hafta önce Van Valiliği ve güvenlik güçlerinin açıkladığına göre bin 456 Afgan mülteci ve 11 kaçakçı gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan altısı tutuklandı.  

Devletin aldığı bir diğer önlem ise modüler duvar çalışmaları. Bu modüler duvar çalışması 63 kilometrelik hatta düzenlenecek. Sınır hattının güvenli hale gelmesi için ayrıca 110 kilometre hendek kazıldı, 76 monoblok ve kule inşa edildi. Afgan mültecilerin sınırı geçişi azalsa da tüm bu önlemlere rağmen devam ediyor. Alınan güvenlik önlemleri daha çok rota ve yöntemi değiştiriyor. Örneğin, kaçakçılar tüm geçişleri araçlarla gerçekleştirirken şu anda bazıları mültecileri sınırdan geçirdikten sonra taşımamayı tercih ediyor. Bu sebeple Van il sınırları ile Van, Bitlis, Diyarbakır gibi iller arasında dört-beş kişilik gruplar halinde mülteciler görülebiliyor. 

Geçişler kuzeye kayıyor

Geçişler ağırlıklı olarak Van’ın Saray ve Özalp ilçelerinden ve sınır köylerinden gerçekleşiyor. Yakın zamana kadar Başkale taraflarında da geçişler yoğundu ancak bölgedekilerin aktardığına göre geçiş rotaları gittikçe kuzeye doğru kaydı. Geçişin merkezi konumundaki köyler ise Yukarı Tulgalı ve Bakışık

Kaçakçılar, bir mülteciden ortalama 400-500 TL alıyor

Afgan mülteci geçişini anlamamız için bakılacak ikinci başlık ise kaçakçılık faaliyeti. Öncelikle bölgede yoğun ve global bir kaçakçılık ağı oluşturulmuş durumda. İran tarafındaki kaçakçılarla da irtibatları bulunanlar, bir mülteciden ortalama 400-500 TL gelir elde ediyor. Mülteciler sınırdan alındıktan sonra ya Van’ın taşra ilçelerine ya da Van, Tatvan, Diyarbakır gibi merkezi ve otogarın olduğu yerlere bırakılıyor. Mülteciler, buralarda birkaç gün konakladıktan sonra gelirlerine ve isteklerine göre Türkiye’nin farklı illerine gidebiliyor. Bu sebeple otogarlar da mültecilerin biriktiği diğer noktalar. 

Bir kaçakçının günlük geliri 15-20 bin TL

Güvenlik önlemlerinin ve gözaltların ardından kaçakçılar mültecileri, kapalı ve izole yerlerde tutuyor. Örnek olarak barınaklar, ahırlar, inşaat halindeki binalar, köprü altları gösterilebilir. Bir kaçakçının günlük geliri ise 15-20 bin TL’yi bulabiliyor. Böyle bir ağın ve gelirin olması da sınır köylerinde tartışmaya yol açmış durumda. 

Ayrıca bölgedeki kaçakçıların çoğunluğu silahlı ve güvenlik güçlerinin baskınlarına karşı atlarla hareket ediyor. Köylülerin aktardığına göre, sınır köylerinde iki-üç ay önce toplam 10-20 at varken, bu sayı şu an 130-140’a çıkmış durumda. Bu da birçok sınır köyünde kaçakçılık faaliyetinin en az 10 kat arttığına işaret ediyor.

Aileler de göç ediyor

Üçüncü başlık ise mülteciler. Öncelikle yukarıda da belirttiğimiz gibi Afgan mültecilerin tamamı geliş sebebi olarak Afganistan’daki savaşı ve Taliban’ın güçlenerek daha fazla alanı ele geçirmesini gösteriyor. İlk başlarda genç-orta yaşlı erkekler gelirken şu an ailelerin de göç ettiği görülebiliyor.

Türkiye’nin tercih edilmesinin üç sebebi

Hem sivil toplum kuruluşlarında çalışanların hem de bölge halkının aktardıklarına göre mültecilerin Türkiye’yi tercih etmelerinin ise üç temel sebebi var. Birincisi Türkiye’nin diğer ülkelerden ayrı olarak Batı’ya açılan kapı olarak görülmesi. İkincisi, Türkmenler veya Özbekler için yabancılık çekmeyecekleri bir ülke olması. Üçüncüsü ise Türkiye’de, daha önce gelen akrabalarının veya tanıdıklarının bulunması. 

Sınırdan geçenlerin sayısı geriledi

Konuştuğumuz mültecilerin neredeyse tamamı Afganistan’daki tüm malvarlıklarını satarak Türkiye’ye doğru yola çıkıyor. Yine birçoğu Afganistan’dan yürüyerek Türkiye’ye geliyor ve Türkiye’nin batısındaki illere gitmeyi amaçlıyor.

Sonuç olarak Afganistan’dan Türkiye’ye doğru göç yakın zamanda biteceğe benzemiyor. İki-üç hafta önce günde 1,000-1,500 mülteci sınırı geçerken şu anda bu sayı 400-500’e gerilemiş durumda ancak önlenebilmiş değil. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus