Doğu ve Güneydoğu’da aşılama yavaş ilerliyor: “Bölgede aşı karşıtlığı yok, verilen hizmete dair güvensizlik ve endişe var”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Koronavirüs salgını etkisini artırırken Türkiye’de aşılama sürüyor. Sağlık Bakanlığı’nın paylaştığı verilere göre Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde aşılama oranı diğer bölgelere kıyasla daha düşük seviyede ilerliyor. İçişleri Bakanlığı verilerine göre iki bölgede 14 milyona yakın kişi yaşıyor fakat bu bölgelerde 30 Temmuz Cuma günü itibarıyla ilk ve ikinci doz dahil toplam 5 milyona yakın koronavirüs aşısı uygulandı.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın dün (29 Temmuz) paylaştığı günlük koronavirüs tablosunda, bölgede aşılamanın düşük olması ve vaka sayılarındaki artış dikkat çekiyor. 

“Aşı karşıtlığı değil verilen hizmete dair güven ve endişe sorunu var”

Bölgede aşılama hızının yavaşlığının güvensizlikten kaynaklandığını söyleyen Halkların Demokratik Partisi (HDP) Batman Milletvekili Dr. Necdet İpekyüz, salgını yönetimi sürecinin şeffaf yürütülmemesinin insanların aşıya mesafeli yaklaşmasına yol açtığını belirtti. Aynı zamanda hekim olan ve 1994–1996 yıllarında Diyarbakır, Mardin, Siirt, Batman, Şırnak Tabip Odası Genel Sekreterliği ve Tabip Odası Başkanlığı görevlerinde bulunan İpekyüz aşılama sürecine dair şöyle konuştu:

“Araştırmalarımızda ortaya çıkan tablo bir güven sorunu. İnsanlar otoriteye güven duymuyor. Bölgede bir aşı karşıtlığı yok. Her zaman ötelenen, hor görülen bir halkın kendilerine verilen hizmetten endişe ve şüphe duyması var. Salgın süreci ilk baştan beri şeffaf yönetilmediği için insanlarda bir kafa karışıklığına yol açıyor. İnsanlar kendi yakınlarını kaybettiler ancak akşam turkuaz tablodaki rakamları farklı gördüler. Vaka ve ölüm sayıları düşük gösterildiği için insanlar bir güvensizlik yaşadı. Geçen yıl bu dönemde hastanelerde yoğunluk değil hastanelerde yok yoktu. Yine ‘Şu aşı iyidir, şu kötüdür’ gibi tartışmalar da insanların aşıya şüphe duymasına neden oldu.”

HDP Batman Milletvekili Necdet İpekyüz

“Anadilde bilgilendirme lazım”

Bölgedeki ileri yaşlardaki çok sayıda kişinin Türkçe bilmediğine dikkat çeken İpekyüz, Kürtçe sağlık hizmeti ve bilgilendirme olmaması nedeniyle de insanların aşı sürecinde sorunlar yaşadığını belirtti. Sadece Kürtçe “Aşı ol” demenin yeterli olmayacağını söyleyen İpekyüz şöyle konuştu:

“İnsanları ikna etmek için mutlaka yerel kurumlarla işbirliği yapmak gerekiyor. Ancak yerel yönetimlerin çoğu kentin atanmış vali ve kaymakamlarından oluşuyor. Bu da halkta güvensizliğe yol açan sorunlardan biri. Yine insanlara anadilinde bilgilendirme yapılması gerekiyor. İnsanların kafasındaki sorunları giderecek yanıtlar verilmesi gerekiyor. Hizmet alımı ve sunumunda anadil çok önemlidir. Koronavirüs salgını ilk ortaya çıktığında birçok ülke salgına dair bilgilendirme yaptı ve bu bilgilendirme mesajı Kürtçe de yapıldı ancak Türkiye bu süreçte çok geride kaldı. İnsanlara Kürtçe ‘Aşı ol’ demek yetmez. Parti olarak Kürtçe, Türkçe, Arapça ve Zazaca mesajlar yayınladık ve bunlar etkili oldu.”

Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Elif Turan

Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Elif Turan da bölgede aşı karşıtlığı değil bir güven sorunu olduğunu belirtti. Turan, bölgede insanları bilgilendirdiklerinde aşıya ikna olduklarını söyledi:

“’Aşı karşıtlığı var’ diyemeyiz. Yaptığımız kampanya kapsamında insanları bilgilendirdiğimiz zaman aşılandıklarını gördük. İnsanlarda bir güven ve tereddüt olduğunu gördük. Bunun nedeni yeterli bilgilendirme olmaması. Kafa karışıklığı ve sorular var.”

“Bölgede belli bir yaşın üstündekiler sadece Kürtçe biliyor”

Turan da bölgede belli bir yaşın üstündekilerin sadece anadili olan Kürtçe’yi bildiğini ve bu insanlara aşı ile ilgili Kürtçe bilgilendirmede bulunulması gerektiğini belirtti:

“İnsanlara bilgilendirmenin yapılması gerekiyor ancak yaşadığım ili düşününce, belli bir yaşın üstünde olan kişilerin birçoğu Kürtçe dışında bir dil bilmiyor. Onlara aşının önemini anlamadıkları bir dilde nasıl anlatabiliriz? Anadilde aşı hizmeti sunmak çok önemli.”

“Yerel yönetimlerle çalışamıyoruz”

Oda olarak yerel yönetimlerle ilişki kuramadıklarını söyleyen Turan, “Yerel yönetimlerle çalışamıyoruz maalesef ancak İl Sağlık Müdürlüğü ile iletişim halindeyiz. Kendilerine mobil aşı ekipleri önerisi yapmıştık. Bu önerimiz kabul edildi, bu yapılmaya başlandı” dedi.

“Diyarbakır’da hastanelerde yatanların yüzde 80’i aşı olmamış kişiler”

Tüm ülkede olduğu gibi, Diyarbakır’da da koronavirüs vakaları artmaya devam ediyor. Kentteki son duruma dair de bilgi veren Turan, “Diyarbakır’da hastanelerde yatanların yüzde 80’i tek doz olmamış kişilerden oluşuyor. Yine sadece tek doz olanlar da hastanelerde yatıyor. Bu hastalıktan korunmanın tek yolu aşı, herkesi aşı olmaya davet ediyoruz. Aşı olanlar virüse yakalansa dahi hastalığı daha hafif atlatıyor” diye konuştu.

Van-Hakkari Tabip Odası Başkanı Hüseyin Yaviç

“Salgın sürecindeki tutarsız politikalar halkta güven sorunu yarattı”

Medyascope’a konuşan Van-Hakkari Tabip Odası Başkanı Hüseyin Yaviç de salgın sürecinde yaşananlara işaret etti:

“Mevcut aşı oranlarının düşük olmasının nedeni halkın otoriteye olan güvensizliği. Salgın sürecinde politikaların tutarsızlığının halkta yarattığı ciddi oranda güvensizlik var. Maalesef salgında çok çelişkili bilgiler verildi. Yine aşı ile ilgili aydınlatıcı bilgiler yeterince verilmiyor. Aşı reddi çok düşük, temel sorun güven sorunu.”

Bölgede iki doz aşı olanların oranı yüzde 20’lerde. Diyarbakır Tabip Odası da geçen pazar günü kentte artan vaka sayıları ve aşı oranıyla ilgili mahalle muhtarları ile bir araya geldi. Doç. Dr. Halis Yerlikaya, “Yeni pandemi, aşısızların pandemisi olacak” diyerek halkı aşı olmaya davet etti.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus