Gezi ve Çarşı davaları birleştirildi – Av. Evren İşler: “Hangi dosya ile birleştirirlerse birleştirsinler Gezi beraat ile sonuçlanacaktır”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Gezi Parkı eylemleri ile ilgili aralarında Osman Kavala, Can Dündar, Mücella Yapıcı’nın da olduğu 16 kişinin İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı dava ile Gezi Parkı eylemlerine katılan Çarşı taraftar grubundan 35 kişiye yönelik İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde süren dava birleştirildi. Birleşen davanın ilk duruşması 8 Ekim’de İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılacak.

Gezi davası avukatlarından Evren İşler ile birleştirme kararına dek yaşananları ve bu kararı konuştuk. İşler, “Hangi dosyayla birleştirirlerse birleştirsinler Gezi bu toprakların yüz akıdır ve ne olursa olsun beraat kararıyla sonuçlanacaktır. Sürecin hukuka uygun şekilde işletilmesini sağlamak devletin yükümlülüğüdür” dedi.

“Yargıtay dosyada olmayan bilgi ile birleştirme istedi”

Avukat İşler, beraat kararlarının ardından Gezi davasının istinaf, Çarşı davasının ise Yargıtay sürecinde iken birleştirme kararının gündeme geldiğini belirtti:

“İstinaf Mahkemesi, İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Gezi davasında ‘delil yok’ diyerek beraat kararını vermesini değerlendirirken, Çarşı dosyasını işaret etti ve delil için o dosyaya bakmasını söyledi. Aynı tarihlerde Çarşı dosyasına bakan Yargıtay, dosya kendisine geldikten sonra açılan ve dolayısıyla elindeki dosyada olmayan Gezi dosyasıyla birleştirme yapılarak değerlendirme yapılması gerektiğini söyledi. Gezi dosyasında, Çarşı dosyasının varlığı bulunuyordu ancak Çarşı dosyasında Gezi dosyası yoktu. Yargıtay üyeleri dosyada olmayan bilgiler ile hareket edip birleştirme kararı verilmesini söyledi. Gezi davası avukatları olarak, birleştirme kararına bu açıdan itiraz ettik. Gezi baştan sona hukuka uygun şekilde ilerlemiş bir direniş. İstinafın ‘Delil yoksa Çarşı dosyasına bak’ demesinin süreci uzatmaktan başka amacı olmadığını düşünüyoruz. Nereye bakarlarsa baksınlar isnat ettikleri suçları bulmaları mümkün değil.”

“Aynı hâkim kendi talebini kendi karara bağladı”

Avukat İşler, Gezi davasının görüldüğü İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, birleştirme konusunda İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne muvafakat sormaya karar vermesinin ardından yaşanan süreci ise şöyle anlattı:

“13. Ağır Ceza Mahkemesi birleştirme konusuna celse arasında karar vereceğini söyledi. Geçen hafta ise 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin birleştirmeye muvaffak ettiğini öğrendik. Usuldeki gariplik ise şuydu: 30. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı adli tatil boyunca 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başkan olarak görevlendirilmişti. 30. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı olarak istediği talebe yanıtı 13. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı sıfatıyla onayladı. Bu iki kişinin aynı insan olması süreci sakatlar niteliktedir. Acil bir durum yokken kararı verdi. 30 Ağır Ceza Mahkemesi’nde 6 Ağustos’ta yapması beklenen duruşma öncesi de resen duruşma açtı ve birleştirme kararı verip dosyayı 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. Aynı insan 30. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı olarak talepte bulundu, 13. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı olarak talebi onayladı, 30. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı olarak dosyayı kapatıp 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi.”

Birleştirme kararının acele şekilde alınmasını gerektiren bir durum olmadığını, yargı pratiğinin bu şekilde işlemesinin kararın içeriğinden daha önemli bir soruna işaret ettiğini düşündüklerini belirten İşler, Gezi davasının ne olursa olsun beraat le sonuçlanacağını vurgularken, tüm mahkemelerden yasa ve anayasa uyarınca yapmakla yükümlü oldukları adil yargılamayı beklediklerini söyledi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus