Afganistan’dan kaçış artarak devam ediyor: “Herkes ülkeyi terk etmek istiyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Taliban, Afganistan’da yönetimi 20 yıl sonra yeniden ele geçirdi. 20 yıl önceki Taliban yönetiminin dayattığı katı İslam hukuku altında yaşamaktan korkan binlerce kişi ise ülkeden ayrılmaya karar verdi. Bu durum ülkede kaosun yaşanmasına neden oldu. Dünya, Afganistan’da olanları yakından takip etmeye devam ediyor.

“Herkes ülkeyi terk etmek istiyor”

Almanya’ya gelen bir Afgan, “Herkes ülkeyi terk etmek istiyor. Her gün bir önceki günden daha kötü oluyor. Kendimizi kurtardık ama ailelerimiz geride kaldı” dedi.

https://twitter.com/Medyascopetv/status/1427602241540837393

Görgü tanıkları, Taliban milislerinin seyahat etmek için gerekli belgelere sahip olanlar dahil insanların havalimanına gitmelerini engellediğini belirtiyor.

FlightRadar24 sitesinden alınmış, Afganlar’ın uçaklarla ülkeyi hangi yönde terk ettiklerini gösteren harita

Taliban’ı aşıp havalimanına gitmek isteyen bir kişi, “Tam bir felaket vardı. Taliban havaya ateş edip tehdit ediyor, AK47’lerle insanları darp ediyordu” dedi.

Batılı ülke vatandaşlarının ve yabancı hükümetler için çalışan Afganlar’ın havayolu ile başka ülkelere taşınma süreci hızlanırken Amerika Birleşik Devletleri Başkanı (ABD) Joe Biden, ABD kuvvetlerinin, ABD’lilerin tahliyesi bitene kadar Afganistan’da kalacağını söyledi.

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Wendy Sherman, “ABD’li yetkililer Taliban’a tüm Amerikan vatandaşlarının, tüm üçüncü ülke vatandaşlarının ve ayrılmak isteyen tüm Afganlar’ın güvenli bir şekilde ülkeden ayrılmalarına izin verilmesi gerekiyor” dedi.

Öte yandan ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, tahliyelerde istenilen hedeflere ulaşılamadığını kabul ederek Kabil’deki 4 bin 500 ABD askerinin, insanları tahliye için havalimanına getirmeye yardımcı olamayacağını çünkü havalimanının güvenliğini sağlamaya odaklandıklarını söyledi.

ABD Genelkurmay Başkanı General Mark Milley ise Kabil Havalimanı’ndaki güvenliğin istikrarlı olduğunu ve Taliban’ın ABD’nin askeri operasyonlarına müdahalede bulunmadığını belirtti.

5 bin kişi tahliye edildi

Reuters’e konuşan Batılı bir yetkili, yaklaşık 5 bin diplomat, güvenlik görevlisi, yardım görevlisi ve Afgan’ın son 24 saat içinde Kabil’den tahliye edildiğini belirtti. Askeri uçuşların 24 saat devam ettiğini ve havalimanı dışındaki kaosun biraz daha sürmesini beklediklerini de sözlerine ekledi.

İngiltere günde bin kişiyi tahliye ediyor

İngiltere, günde bin İngiliz vatandaşı ya da İngiltere için çalışan Afgan’ı tahliye ettiklerini duyurdu. İngiltere İçişleri Bakanı Priti Patel, “Şu ana kadar günde yaklaşık bin kişiyi tahliye etmeyi başardık ve tahliye işlemlerine bir süre daha devam edeceğiz” dedi.

Merkel, tahliye işlemleri için 600 asker görevlendirdi

Afganistan’dan tahliye edilenleri taşıyan Alman Lufthansa Havayolları’na ait ilk uçak çarşamba günü (18 Ağustos) erken saatlerde yaklaşık 130 yolcusuyla Frankfurt’a indi.

Afganistan’da ABD’den sonra en büyük ikinci askeri birliğe sahip olan Almanya, binlerce Alman-Afgan çifte vatandaşını, insan hakları savunucularını ve yabancı güçlerle çalışmış kişileri havayolu ile tahliye etmek istiyor.

Bir hükümet yetkilisi, Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Afganistan’daki tahliyelere yardımcı olmak için 600 kadar askerin görevlendirilmesini onayladığını söyledi. Alınan kararın Federal Meclis’in alt kanadı tarafından onaylanması gerekiyor.

İsviçre, büyük mülteci kafilelerini kabul etmeyecek

İsviçre hükümeti çarşamba günü (18 Ağustos) yaptığı açıklamada, İsviçre ordusundan bir müfrezenin Afganistan’a ulaştığını ve ABD güçleriyle yakın bir şekilde çalışıp durumu değerlendireceğini ifade etti. İsviçre’nin doğrudan Afganistan’dan gelen büyük mülteci grupları kabul etmeyeceği de hükümet tarafından açıklandı.

İsviçre hükümeti, Taliban’ın “Batı işbirlikçileri” olarak görebileceği İsviçre Kalkınma Ofisi’nde çalışan kişiler ile ailelerini tahliye etme sözü verdi. Tahliye edilecek toplam 230 kişi olduğu belirtildi.

Ancak hükümet, diğer sığınma başvurularının vaka bazında gözden geçirilebileceğini söyledi. İnsani vizelerin yalnızca “acil, somut ve doğrudan yaşamı tehdit eden” bir durum ile karşı karşıya kalan kişiler için değerlendirileceği ifade edildi.

Adalet Bakanı Karin Keller-Sutter, daha fazla Afgan sığınmacı alınması çağrılarına kulak verdiklerini ancak bunun şu anda mümkün olmadığını dile getirdi.

Hükümet ayrıca Afganistan’da bulunan ve ayrılmak isteyen 30 İsviçre vatandaşı ile temas halinde olduklarını aktardı.

“İnsanları Afganistan’a dönmeye zorlayamayız”

Avrupa Birliği Yürütme Komisyonu’nda göç ve ilticadan sorumlu Ylva Johansson, “Afganistan’daki istikrarsızlığın artan göçmen baskısına yol açmasının muhtemel” olduğunu söyledi. Johansson, “Üye devletleri, uluslararası korumaya ihtiyaç duyanlara yardım etmek için yeniden yerleştirme kotalarını artırmaya ve yeniden yerleştirme konusundaki taahhütlerini artırmaya çağırıyorum” dedi.

Birçok Avrupa Birliği (AB) üyesi ülke, son yaşananların 2015-2016’daki göç krizinin tekrarı olabileceği konusunda gergin. Ortadoğu’dan 1 milyondan fazla insanın kısa sürede gelişinin, güvenlik ve refah sistemlerini sekteye uğratması ve aşırı sağ gruplara-partilere desteği körüklemesi Avrupalı karar alıcıların, Afganistan meselesinde ince eleyip sık dokumasına neden oluyor.

Johansson, çoğu Afgan’ın kaçtığı Afganistan’a sınırı olan ülkeleri AB’nin desteklemesi gerektiğini söyledi. Ayrıca gerekmesi halinde, bu yardımı artırması ve aynı zamanda ihtiyacı olan daha fazla insana Avrupa’ya gelmeleri için izin vermesi gerektiğini belirtti.

Johansson, birkaç AB ülkesinin iki hafta önce savunduğu kaçakları Afganistan’a sınır dışı etme fikrini ise reddetti. Johansson, “Şu anda Afganistan’daki durum açıkça güvenli değil ve bir süre daha güvenli olmayacağa benziyor. Bu nedenle insanları Afganistan’a dönmeye zorlayamayız” dedi.

“Afgan sığınmacılar meselesinde sorumluluğumuz var”

Avrupa Parlamentosu Başkanı David Sassoli dünkü (18 Ağustos) açıklamasında, Avrupa Birliği’nin Afgan mültecileri kabul etme sorumluluğu olduğunu ve Afganistan’da AB için çalışan insanları terk etmemesi gerektiğini söyledi.

Ayrıca Afganistan’dan gelen mültecilerin AB üye ülkeleri arasında belirli bir oran doğrultusunda dağıtılması gerektiğini ifade etti.

Sassoli, “Bizim bir sorumluluğumuz var. Avrupa Komisyonu, gelen sığınmacıları belirli bir oran gözeterek üye ülkeler arasında dağıtabileceğini düşünüyorum. Bu olabildiğince hızlı bir şekilde yapılabilir” dedi.

Derleyen: Zeynel Yıldırım

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus