Levent Köker ile Hukuk ve Demokrasi (40): Toplumsal değişme içinde ideolojiler ve paradigmalar

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İdeoloji, en geniş anlamıyla bir dünya görüşü, bir kültürel harita olarak toplumsal değişmeyle birlikte değişmektedir. Bu değişimin birebir altyapının yansıması olarak anlaşılması problemlidir. Kaba bir determinizm olarak ortaya çıkan bu problemin yanında, ideolojinin bir de yanlış bilinçlilik olarak ortaya koyduğu bir sorun da mevcuttur. Bu sorun, ideolojinin içinde oluştuğu toplumsal-siyasal ilişkileri meşrulaştırıcı, bu anlamda “hegemonik” işlevlerinden kaynaklanır. İnsanların eşit yaratılmadıkları anlayışının feodaliteye destek vermesi gibi, insanların hür ve eşit yaratıldıkları düsturu da bu anlamda ideolojiktir. Çünkü insanların eşitliği hukuk önünde eşitlikle sınırlandırılmakta ve bu sınırlandırma aynı zamanda sosyo-ekonomik eşitsizliklerin görülmemesi veya onaylanması anlamına gelmektedir. Bu anlamda ideoloji ile normal bilim dönemindeki hakim paradigma arasında da önemli bir koşutluk bulunmaktadır. Bu koşutluk, bilimsel araştırmalarla kurulu iktidar ilişkilerinin sürdürülmesi arasında kendisini ortaya koymaktadır. En iyi örneklerini antropoloji, oryantalizm ve 20. yüzyıl siyasal değişme teorilerinde gördüğümüz bu koşutluğu bugün paradigma kavramının bir diğer anlamını da içeren yeni bir anlayışla sorgulamaktayız. Önümüzdeki yayın paradigma kavramının bu ikinci anlamı ve taşıdığı eleştirel potansiyel üzerine olacaktır.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus