Pandora Belgeleri ifşalarıyla dünya liderlerini zora sokmaya devam ediyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Dünyanın önde gelen liderlerinin off-shore şirketler aracılığıyla mal ve mülklerini nasıl gizlediğini ortaya koyan Pandora Belgeleri, liderlerin elini zora sokmaya devam ediyor. Belgeler, İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın partisine bağış yapan önemli isimlerin vergi cennetlerinin olduğunu ortaya çıkardı. Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) de başta Güney Dakota eyaletinde olmak üzere ülke genelinde 200 tröstün bulunduğu tespit edildi.

İngiltere’de Muhafazakâr Parti Konferansı dün (4 Ekim), partinin bağışçılarının yolsuzlukla bağlantılı olduğu iddiaları konusunda büyüyen bir skandalla karıştı. Başbakan Boris Johnson, bağışı iade etme ve parti içinde soruşturma açma çağrılarıyla karşı karşıya kaldı.

İşçi Partisi Başkanı Anneliese Dodds ve gölge Dışişleri Bakanı Lisa Nandy, Muhafazakâr Parti’ye fon kaynakları konusunda meydan okuyanlar arasındaydı. Dodds, “Kıdemli muhafazakârlar ve onların arkadaşları için belli bir kural ve diğer herkes için başka bir kural olamaz. Boris Johnson’ın muhafazakârlarının, bağış toplama faaliyetleri hakkında yanıtlaması gereken ciddi soruları var” dedi.

Dünyanın en büyük kara para aklama başkenti: Londra

Liberal Demokratlar’dan politikacılar da hükümeti eleştirenler arasındaydı. Bir milletvekili Londra’nın “dünyanın kara para aklama başkenti” olduğunu söyledi.

Muhafazakâr Parti’nin fonları üzerindeki tartışmalar, Hindistan, Pakistan, Meksika, İspanya, Brezilya, Sri Lanka, Avustralya, Panama ve Çekya’da duyurulan soruşturmalarla birlikte Pandora Belgeleri’nin dünya çapında yankı uyandırmasıyla başladı.

Muhafazakâr Parti’nin yıllık konferansı için toplandığı Manchester’da bakanlar, sızıntıdaki ifşaların yol açtığı bir dizi soruyu cevaplamaktan kaçındı. Bu sorular aşağıdaki olaylara ilişkindi:

  • Johnson’ın başbakanlık kampanyasını finanse eden büyük bağışçı Mohamed Amersi, daha sonra Özbekistan cumhurbaşkanının kızı için 220 milyon dolarlık (162 milyon euro) rüşvet olduğu anlaşılan bir telekom anlaşmasının yapılmasına katkıda bulundu. Avukatları, Amersi’nin görevini kötüye kullandığı iddialarını reddetti ve yolsuzluk ödemelerini “bilerek” kolaylaştırdığı iddialarının doğru olmadığını söyledi. Amersi’nin avukatları, tüm bağışlarının meşru olarak elde edildiğini belirtti.
  • Lubov Chernukhin, 2012’den beri Muhafazakârlar’a 2,1 milyon sterlin bağışta bulundu. Ev kadını Lubov Chernukhin’in serveti, eski bir Rus devlet bankacısı ve Vladimir Putin’in maliye bakanlığını yapan kocası oligark Vladimir Chernukhin’e ait gibi görünüyor. Fakat bugüne kadar Vladimir Chernukhin’in servetinin nereden geldiği bilinmiyordu. Pandora Belgeleri’nde yer alan dokümanlar, Chernukhin’in 32 off-shore şirketi ve üç tröstten oluşan bir ağ üzerinden 100 milyon sterlinden fazla varlığa sahip olduğunu ortaya koydu. Muhafazakâr Parti bağışların yasalara uygun olduğunu iddia ederken Chernukhin’in avukatları, müvekkillerinin bir İngiliz vatandaşı olduğunu ve parasını istediği gibi harcama hakkına sahip olduğunu söyledi. Bu bağışlar, 48 yaşındaki Lubov Chernukhin’e İngiliz hükümetinde pek çok bağlantı imkânı sağladı. Örneğin Chernukhin, Başbakan Johnson ile tenis oynayıp Theresa May ile de başbakanlığı döneminde akşam yemeği yedi.
Vladimir ve Lubov Chernukhin
  • Şirketi Muhafazakâr Parti’ye büyük mikarda bağış yapan Rusya doğumlu petrol zengini Viktor Fedotov, bir zamanlar büyük bir yolsuzluk planına katılmakla suçlanan bir şirketin gizli ortak sahibiydi. Fedotov’un çoğunluk hissesine sahip olduğu İngiltere şirketi Aquind, Muhafazakârlar’a 1.1 milyon sterlinden fazla bağışta bulundu. Fedotov ve Aquind’in avukatları, tüm dolandırıcılık suçlamalarını reddetti ve Rus firmasına yönelik yolsuzluk suçlamalarının “tamamen yanlış” olduğunu söyledi. Aquind’in avukatları, Fedotov’un Muhafazakâr Parti’ye kişisel olarak bağış yapmadığını, şirketin yönetiminde yer almadığını ve bağışlar üzerinde “etkisi olmadığını” belirtti. Avukatları, Fedotov’un “İngiliz siyasetiyle hiçbir zaman ilgilenmediğini ve kariyeri boyunca açık ve şeffaf bir şekilde faaliyet gösterdiğini” öne sürdü.

Johnson tüm bağışların düzgün bir şekilde denetlendiği konusunda ısrar etse de İşçi Partisi, Johnson’ın Amersi ve ortağı tarafından 2018’den bu yana bağışlanan toplam 750 bin euroyu geri vermesi konusunda ısrarcı.

Liberal Demokratlar, seçim komisyonu tarafından soruşturma açılması çağrısında bulunurken, İskoç Ulusal Partisi (SNP) Muhafazakârlar’ın “leş gibi bir denizde battığını” söyledi.

Başbakan Johnson ise Manchester’daki bir Network Rail sitesinde gazetecilere şunları söyledi: “Bu hikayeyi bugün görüyorum. Ancak bu konuda söyleyebileceğim tek şey, tüm bu bağışların bir İşçi Partisi hükümeti altında oluşturulan kurallara uygun olarak normal bir şekilde incelendiğidir.”

Güney Dakota: 367 milyar dolarlık vergi cenneti

ABD’nin Güney Dakota eyaleti, Pandora Belgeleri’ne göre, bazıları mali suçlarla veya ciddi suiistimallerle suçlanan kişi ve şirketlerle bağlantılı milyarlarca dolarlık servete ev sahipliği yapıyor.

Dosyalar, ABD’nin ortabatı eyaletinin, varlıklarını yerel vergilerden veya yetkililerden korumak isteyen uluslararası zenginler için önde gelen bir yer olarak İsviçre, Panama, Cayman Adaları ve diğer ünlü vergi cennetleriyle rekabet ettiğini gösteriyor.

ABD daha önce, vergi kaçakçılığı ve mali suçlar işlemek için kullanılabilecek paravan şirketlerin Delaware eyaletinde ne kadar kolay bir şekilde kurulabileceği konusunda uluslararası eleştirilerle karşı karşıya kalmıştı. Ancak dünyanın dört bir yanındaki 14 farklı denizaşırı hizmet sağlayıcısından 11,9 milyon dosyanın sızdırıldığı Pandora Belgeleri, ABD’nin aynı zamanda süper zengin bireylerin kişisel servetini korumak için kullanılan tröstler için kilit bir yer olduğunu ortaya koydu.

Açıklamalar, göreve başladıktan sonra “küresel finansal sisteme şeffaflık getirmek için uluslararası çabalara öncülük etme” sözü veren ABD Başkanı Joe Biden için büyük bir utanç olacak.

2020 eyalet raporuna göre, Güney Dakota’nın gelişen tröst endüstrisi, tahmini olarak 367 milyar dolar varlığa sahip. Bu miktar İrlanda Cumhuriyeti’nin yıllık ekonomik üretimine yaklaşıyor. 

Pandora Belgeleri’nde 200’den fazla ABD tröstü görünüyor ve en az 1 milyar doları barındırıyor. Güney Dakota, 81 tröst ile en popüler yer olarak sızıntıdan çıkarken, Florida, Delaware, Texas ve Nevada daha onlarca vergi cennetine ev sahipliği yapıyor.

Tröstler çoğunlukla ABD vatandaşı olmayanlara hizmet veriyor gibi görünüyor. ICIJ tarafından yapılan analiz, tröstleri ABD dışındaki 40 farklı ülkedeki bireylerle ilişkilendirdi. ICIJ ve Washington Post’a göre, tröstlerin 28’i denizaşırı ülkelerde görevi kötüye kullanmakla suçlanan kişi veya şirketlerle bağlantılı.

Pandora Belgeleri’nde ismi geçen dünya liderleri suçlamaları reddetti

  • Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Ürdün Kralı II. Abdullah, Pandora Belgeleri’nde isimleri geçen diğer 35 lider arasında. İki lider de herhangi bir suç işlemediklerini iddia ediyor. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Putin ve yakın çevresinin gizli servetini detaylandırdıktan sonra “asılsız” bilgilerin güvenilirliğini sorguladığı bir açıklamada bulundu. Peskov, “Şimdilik bu bilginin ne olduğu ve ne hakkında olduğu net değil. Putin’in yakın çevresinin gizli bir zenginliğini görmedik” diye konuştu.  
  • Çekya Başbakanı Andrej Babis, belgelere göre Fransa’nın güneyinde 12 milyon sterline iki villa satın aldı. Babis sosyal medya hesabından paylaştığı mesajlarda, iddiaların bu hafta yapılması planlanan seçimleri etkileme girişimi olduğunu söyledi ve “asla yanlış veya yasadışı bir şey yapmadığı” konusunda ısrar etti.
  • Ailesinin altı üyesiyle birlikte 13 off-shore şirketle bağlantılı Kenya Devlet Başkanı Uhuru Kenyatta, soruşturmanın “Kenya’da ve dünya genelinde ihtiyaç duyduğumuz finansal şeffaflığı ve açıklığı artırmada uzun bir yol katedeceğini” söyledi ve yurtdışındaki bir devlet ziyaretinden döndükten sonra sızıntıya “kapsamlı bir şekilde yanıt vereceğine” söz verdi. Pandora Belgeleri, Kenyatta ailesinin devlet varlıklarını denizaşırı şirketlerinde çaldığına veya sakladığına dair hiçbir kanıt göstermiyor.
  • İspanya’nın El Pais gazetesinde detaylandırıldığı gibi, çevreye duyarlı bir bölgede bir bakır ve demir madenini bir çocukluk arkadaşına satmakla suçlanan Şili Devlet Başkanı Sebastián Piñera’nın ofisi, Dominga madencilik projesinin satışına katıldığı veya bu projeyle ilgili herhangi bir bilgiye sahip olduğu yönündeki iddiaları reddetti.
  • Ailesi ve yakın arkadaşlarının İngiltere’de 400 milyon sterlin değerindeki emlak anlaşmalarına gizlice karıştığı iddia edilen Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve ailesi The Guardian’ın sorularını yanıtsız bıraktı.
  • Pakistan Başbakanı İmran Han, Pandora Belgeleri’nde ismi geçen tüm vatandaşları, kabinesindeki isimler de dahil olmak üzere yüzlerce vatandaşı soruşturma sözü verdi. 
  • Katar kraliyet ailesi, İngiltere’nin en pahalı evlerinden ikisini 18,. milyon sterlinlik (yaklaşık 223 milyon TL) damga vergisinden kaçınmalarına izin veren bir anlaşmayla satın aldı. Aile, Londra’nın merkezindeki mülkleri, vergi cennetlerindeki şirketleraracılığıyla 120 milyon sterlinden fazla paraya satın aldı ve mülkleri 17 yatak odalı tek bir malikaneye dönüştürmek için başvuruda bulundu. Katar kraliyet ailesinin veya iki mülkün satıcılarının yasadışı hareket ettiğine dair herhangi bir kanıt yok. Katar hükümeti, BBC’nin konuyla ilgili sorularına yanıt vermedi.

Kaynaklar: The Guardian, BBC

Derleyen: Sema Kahriman & Emine Bıçakcı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus