Dünya caydı, onlar ısrarcı: Çin, tartışmalı “sıfır vaka” stratejisinden taviz vermiyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Singapur, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi Asya-Pasifik ülkelerinin yürütmekten vazgeçtiği “koronavirüs sıfır” politikasını dünyada ısrarla sürdüren tek ülke Çin. Peki Çin, Delta varyantının görülme sıklığının artması ve aşıların çoğalması ile birlikte bu politikayı daha ne kadar sürdürebilecek?

Koronavirüs salgınının dünyayı etkisi altına almasından itibaren Asya-Pasifik’te yer alan bazı ülkeler “koronavirüs sıfır” politikası uygulayarak virüsün yayılmasını tamamen engellemek için harekete geçti. Ancak bu ülkelerden birçoğu Delta varyantı gibi koronavirüsün diğer varyantlarının sıklıkla görülmesi ve aşılama kampanyasının küresel ölçekte hız kazanmasından dolayı koronavirüs sıfır politikasının artık verimsiz olduğuna kanaat getirerek bu politikayı izlemekten vazgeçti. Şimdi geride sadece bir ülke kaldı: Çin.

Yeni Zelanda, Singapur ve Avustralya gibi Asya-Pasifik ülkeleri, söz konusu politikanın sürdürülemez olduğuna karar vererek, insanları ciddi hastalıklardan ve ölümden korumak için aşılamaya öncelik tanımaya başladı. Böylece sokağa çıkma kısıtlamaları gibi kimi yasaklar eskiye oranla hafifledi.

Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern pazartesi günkü (4 Ekim) açıklamasında, uzun süreli ağır kısıtlamaların ülkesini sıfır vakaya götürmediğini kabul etti. Ardern, “Ama sorun değil. Aşımız olmadığı için sıfır vaka önemliydi. Şimdi aşı yapıyoruz, böylece işleri yapma şeklimizi değiştirmeye başlayabiliriz” diye konuştu.

Singapur ve Avustralya’da ise yeni gelenlere haftalarca zorunlu karantina uygulanması ve seyahat kısıtlamalarının dur-kalk döngülerine neden olması halkın yorgunluğunu artırdı.

Ancak Çin, nüfusunun yüzde 75’i aşılanmış olmasına rağmen koronavirüs sıfır politikasından vazgeçmiyor. Ülke son iki ay içinde dördüncü kez Delta varyantı kaynaklı vaka sayısı artışı ile boğuşuyor. Bu hafta turizmin en yoğun olduğu dönemde Batı Sincan eyaletindeki bir vilayet, iki asemptomatik enfeksiyon görülmesi nedeniyle karantinaya alındı.

Çin bu politikada neden ısrarcı?

Çin’in bu politikayı ısrarla sürdürmesinin nedenleri arasında, başkent Pekin’de 4-20 Şubat 2022 günlerinde düzenlenecek kış olimpiyatlarının rolü büyük. Zira Çin, dünyanın dört bir yanından binlerce sporcuyu koronavirüsün en hızlı yayıldığı soğuk hava şartlarında başkentinde ağırlayacak.

Ancak Çin bu politikayı sürdürme noktasında ne kadar ısrarcı olursa olsun, orta ve uzun vadede işler değişebilir. Enfeksiyon hastalıkları uzmanı ve Avustralya Ulusal Üniversitesi Tıp Fakültesi Profesörü Peter Collignon, “Orta ve uzun vadede koronavirüs sıfır sürdürülemez. Delta bunun neredeyse imkansızlığını gösteriyor. Çin’in bu kış sıfır koronavirüse nasıl ulaşacağını görmek zor” dedi.

Çin’in bu ısrarının ardında yatan bir başka neden ise uluslararası ortamda koronavirüs sıfır politikasının Çin için bir gurur kaynağı haline gelmesi. Çinli yetkililer, koronavirüsün yayılmasını engellemedeki başarılarını Amerika Birleşik Devletleri (ABD) karşısında ideolojik ve ahlaki bir zafer olarak görüyor.

Bu şekilde nereye kadar?

Çinli yetkililer, koronavirüs sıfır politikasına sonsuza kadar bağlı kalmayacaklarını ancak yalnızca bu yaklaşım artık işe yaramadığında veya maliyetler çok yüksek olduğunda bir değişikliğe gidilebileceğini söyledi. Öte yandan Pekin yönetimi, şehir hükümetlerinden ekim ayı sonuna kadar binlerce denizaşırı ülkeye ev sahipliği yapabilecek özel karantina tesisleri oluşturmaları talebinde bulundu. Bu durum da yakın vadede katı seyahat kısıtlamalarının hafifletilmesinin pek mümkün olmadığının işareti.  

Çin’in uyguladığı koronavirüs sıfır politikası ülkedeki yaşamın 2020 ve 2021 yılının çoğunda büyük ölçüde normal geçmesine izin verdi ve diğer ülkeler birçok zorluk ile karşılaşırken Çin ekonomisi güçlenmeye devam etti. Ancak bu yıl boyunca uygulanan sokağa çıkma yasakları, seyahat kısıtlamalarının devam etmesi ve Batı ekonomilerinin aşılamadan sonra tam faaliyete geçiş yapması, Çin ekonomisinin seyrini olumsuz yönde etkiledi.

Ülkenin perakende satış büyümesi, bir önceki yıla göre ağustos ayında yüzde 2,5’e düşerek, uzmanlar tarafından tahmin edilen yüzde 7’lik büyümenin çok gerisinde kaldı.

Bu noktada sorulacak soru Çin’in bu politikadan çıkış stratejisinin nasıl görüneceği. Harbin ve Sincar Uygur Özerk Bölgesi’nde Bu noktada sorulacak soru Çin’in bu politikadan çıkış stratejisinin nasıl görüneceği. Harbin ve Sincar Uygur Özerk Bölgesi’nde dün (5 Ekim) iki yeni yerel vaka bildirildi. Sincan’daki son vaka artışlarında on binlerce kişiye test yapılırken, Yining şehri tüm trenleri ve uçuşları durdurdu ve yerel otoyolları kapattı. iki yeni yerel vaka bildirildi. Sincan’daki son vaka artışlarında on binlerce kişiye test yapılırken, Yining şehri tüm trenleri ve uçuşları durdurdu ve yerel otoyolları kapattı.

Yetkililer, eylül ayında tek bir hastanın hastaneye kaldırılmasının ardından kuzeydeki Harbin kentini kapatmıştı. Dünyanın en işlek limanlarından, geçen ağustos kapatılan Ningbo Limanı ise kısıtlamalar nedeniyle ekonomik anlamda büyük darbe almıştı.

Uzmanlar ne diyor?

Halk sağlığı uzmanları, seyrek vaka artışlarının durma ihtimalinin düşük olduğunu söyledi. Ancak Çin’deki otoriter yönetim, bu konuda her zaman diğer birçok ülkenin hayal gücünün ötesinde başarılara imza attı. 

Yeni Zelanda hükümetinin Koronavirüs Teknik Danışma Grubunda yer alan Wellington’daki Otago Üniversitesi Halk Sağlığı Böümü’nden Michael Baker, “Uygulayabilecekleri kapasite ve kontrol derecesi dikkate değer. Çin’in uygulayabileceği türden bir kontrolü, bir salgını yönetirken iyi bir sonuca ulaşmak uğruna da olsa uygulayamayız” diye konuştu.

Kaynak: TIME

Derleyen: Gökalp Badak

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus