Anlatılan bizim hikayemiz: Kara mizah ile polisiyenin harmanlandığı “Sen Ben Lenin” filmini, yönetmeni Tufan Taştan anlatıyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Tufan Taştan’ın ilk uzun metraj çalışması, senaryosunu ünlü yazar Barış Bıçakçı ile beraber yazdıkları “Sen Ben Lenin” 26 Kasım’da vizyona giriyor. SSCB’nin dağılması ardından yıkılan ve Karadeniz’e atılan Vladimir İlyiç Lenin heykellerinden bir tanesi, 1993 yılında Akçakoca sahiline vurmuş, heykelin kasabada yol açtığı heyecan, uyandırdığı ilgi “Hoşgeldin Lenin” adlı belgesele konu olmuştu. “Sen Ben Lenin” ise hikayeyi belgeselin bıraktığı yerden alıyor ve kara mizah ve polisiye tarzı bir kurmacayla anlatıyor. Ankara Film Festivali’nde “En İyi Senaryo”, Adana Film Festivali’nde halk jürisinin verdiği “En İyi Film” ve İstanbul Film Festivali’nde de “Jüri Özel Ödülü”ne layık görülen filmin öyküsünü yönetmenine sorduk.

Sen Ben Lenin filmine konu olan lenin heykelinin Akçakoca’da kıyıya vurmasıyla ilgili yapılan belgelesel, Dünyanın Gidişi programının aşağıdaki bölümünde yer almıştı:

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus