Duygu Delen davası: Avukat psikolojik otopsi raporu istedi, ATK raporunda Delen’in balkondan düşerken canlı olduğu belirtildi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Gaziantep’te, daha önce birlikte olduğu erkek Mehmet Kaplan’ın (20) evinin penceresinden şüpheli bir şekilde düşerek hayatını kaybeden Duygu Delen’in (17) ölümüne ilişkin açılan davanın altıncı duruşması bugün (2 Aralık) yapıldı.

Gaziantep Adalet Sarayı 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya davanın tek tutuklu sanığı Mehmet Kaplan, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldı. Ağırlaştırılmış müebbet ve 32 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan Kaplan, son duruşmada “ev hapsi şartıyla” tahliye edilmiş, bir hafta sonra üst mahkemenin bozma kararı sonucunda yeniden tutuklanmıştı. Bugün yapılan duruşmada, Delen ailesinin avukatı “psikolojik otopsi” talebinde bulundu.

Duruşmada sanık Kaplan’ın avukatı Enes Akbulut ile Delen ailesinin avukatları Mehmet Balcı ve Ömer Faruk Akan, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü adına avukat Şafak Nur Atmaca hazır bulundu.

Bilirkişi raporu: “Duygu Delen düştüğü esnada canlıydı”

Davanın dördüncü duruşmasında heyet tarafından Adli Tıp Kurum’undan (ATK) talep edilen rapor, mahkemeye gönderildi. Mahkemeye gönderilen raporda Duygu Delen’in düştüğü esnada canlı olduğu belirtilirken, yüksekten düşme eyleminin kendi iradesiyle mi yoksa başkasının etkisiyle mi meydana geldiğinin tıbben bilinemediği aktarıldı.

Sanık Mehmet Kaplan

Avukat Balcı: “Psikolojik otopsi yapılmalı”

Savunma için söz alan Delen ailesinin avukatı Mehmet Balcı, dosyaya şu ana kadar beş raporun geldiğini ve sunulan her raporun çelişkili olduğunu, çelişkilerin giderilmesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

“Her rapor farklı sonuçlara bağlanıyor. Uzman görüşleri arasındaki çelişki giderilmelidir. Dördüncü duruşmada Prof. Dr. Hakan Kar bir insanın intihar eylemini gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceği konusunda rahmetli maktulenin bir psikolojik otopsisinin yapılmasını söylemişti. Bu da bir eksik. Böyle bir rapor da hazırlanabilir. Biz, Mehmet Kaplan’ın Duygu’yu öldürdüğünü düşünüyoruz. Sanığın tutukluluk hali devam etmelidir.” 

Akan: “Görüntüde montaj olabilir”

Sanık Kaplan’ın olay anında aşağıya inmeden önce 31 saniyelik bir telefon görüşmesi yaptığını aktaran avukat Ömer Faruk Akan ise düşme görüntüsünün incelenmesi gerektiğini ve görüntülerde montaj olabileceğini belirtti:

“Sanık sevdiğini iddia ettiği kişinin aşağıya düşmesinin ardından hemen aşağıya inmiş değildir. Sanık apar topar telefon görüşmeleri yapmıştır. Tanık beyanları ise sanığın üç-beş dakika sonra aşağı indiğini söylüyor. Aşağı indiğinde de ciddi derecede hırpalanma girişiminde bulunmuştur. Düşme görüntüsünün incelenmesini talep ediyoruz. O kısımda bir montaj yapılmış olabilir.” 

Kaplan: “Olay sonrası görüntülerin arkasındayım”

Duruşmada savunma için söz alan sanık Kaplan, savunma esnasında sözünün kesilmemesini talep etti. Mahkemede adil bir yargılama olmadığını öne süren Kaplan, “Kamuoyunda yanlış bir algı oluşturulmaya çalışıldı. Kadın hakları savunucularının zayıf yanlarını kullandılar. 15 ayda beş rapor geldi. İsterseniz dosyayı Türkiye’deki bütün doktorlara gönderin. Delil karartabileceğim söyleniyor. Ben neyin delilini karartacağım. Medyada yazılan beş cümleden dolayı tutukluyum. Buna rağmen sabrettim ve sabrediyorum. Olay sonrası görüntülerin arkasındaydım. O görüntüler incelensin. Hiçbir şeyin farkına varmadan tutuklandım” dedi.

Kaplan: “Duygu’nun ailesinden sonra en büyük acıyı ben çektim”

Cezaevinde 15 ayı tek başına bir hücrede geçirdiğini anlatan Kaplan, savunması esnasında ağladı. Her duruşmada karşı tarafın farklı bir rapor talep ettiğini söyleyen Kaplan, “Ben zaten ifademde, yukarıda annemi aradığımı söyledim. Ben aşağıya mı ışınlandım. Duygu’nun ailesinden sonra en büyük acıyı ben çektim. Her uyandığımda bu yaşananların gerçek olmadığını hissederek güne başlıyorum. Benim tutukluluğumun devamını talep etmek çok kolay, üzerinizde bir kamuoyu baskısı var. Biz adaleti medyada değil, mahkemede arıyoruz” diye konuştu.

Sanık avukatı Enes Akbulut ise dosyaya son sunulan ATK raporunda her şeyin ortada olduğunu söyledi. En son gelen raporda, Duygu’nun düşerken canlı olduğunun söylendiğini paylaşan Akbulut, müvekkilinin delilleri karartmadığını şyle savundu:

“Duygu düşerken canlıysa, aşağıya atıldıysa çığlık atıp yardım istemesi gerekiyor. Karşı taraf her rapor geldiğinde farklı bir yöne çekti. ATK’den gelen raporda, vücutta oluşan ekimozların düşmeye bağlı olduğu tescillendi. Şu anda müvekkilimin tutuklu olmasını gerektiren bir durum yok. Sanık yukarı bile çıkmıyor. Olay yerinde bekliyor. Delilleri karartmıyor. Müvekkilimin tahliye edilmesi gerekiyor.” 

Savunma ve avukat beyanlarının ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Adli Tıp Genel Kurulu’ndan istenen raporun beklenmesine ve sanık Kaplan’ın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Bir sonraki duruşma 27 Aralık 2021’de.

Ne olmuştu?

Duygu Delen 13 Ağustos 2020 tarihinde Gaziantep’te, daha önce birlikte olduğu erkek arkadaşı Mehmet Kaplan’ın evinin balkonundan şüpheli bir şekilde düşerek hayatını kaybetti. Kaplan, Delen’in aralarında çıkan bir tartışmanın ardından intihar ettiğini öne sürerken, Delen’in cinayete kurban gittiğinin iddia edilmesi üzerine soruşturma başlatıldı. Gözaltına alınan Kaplan sevk edildiği adliyede “cinsel istismar” ve “kasten öldürme” suçlarından tutuklandı. Duygu Delen’in ailesi, 17 yaşındaki genç kızın ölümü ile ilgili soruşturma kapsamında, savcılıktan Adli Tıp Kurumu raporunun yanı sıra, özel bilirkişi talebinde bulundu. Talebin kabul edilmesi üzerine dosyaya, Şule Çet davasında da bilirkişi olan Mersin Üniversitesi (MEÜ) Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Kar atandı. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus