Cumartesi Anneleri 872. haftasında 28 yıl önce Şanlıurfa’da gözaltında kaybedilen Hüseyin Taşkaya için adalet istedi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumartesi Anneleri, Galatasaray Meydanı’nın yasaklanmasının 173. haftasında, koronavirüs salgını nedeniyle sosyal medya hesabından açıklamada bulundu. 872. haftanın moderatörlüğünü gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’un kızı Besna Tosun yaptı. Hüseyin Taşkaya’nın (42) yeğeni Özlem Taşkaya’nın okuduğu açıklamada, 6 Aralık 1993’te Şanlıurfa’da gözaltına alınarak kaybedilen Hüseyin Taşkaya (42) için adalet istedi.

“28 senedir Hüseyin’i arıyoruz”

Gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Hüseyin Taşkaya’nın eşi Sultan Taşkaya, “28 senedir Hüseyin’i arıyoruz. Hüseyin’in peşini bırakmayacağız. Hiçbir şey bulamadık, cesedini bulmak istiyoruz, mezarımız olsun istiyoruz” dedi. 

“Babamı yedi yaşında kaybettim”

 Hüseyin Taşkaya’nın kızı Serpil Taşkaya, “Babam eve baskın yapılarak gözaltına alındıktan sonra bütün çabalarımıza ve aramalarımıza rağmen kendisinden bir daha haber alamadık. Babamı yedi yaşında kaybettim ve onu kaybetmemle birlikte arayışım başladı. Cumartesi Anneleri ile birlikte kayıplarımızı arama mücadelesi veriyorum. Bizim çağrımız yıllarca hep aynı şekilde yankılandı: Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” diye konuştu. 

“Bizde yok, Sedat Bucak’a sorun”

872. haftanın açıklamasını okuyan Hüseyin Taşkaya’nın yeğeni Özlem Taşkaya, “Biz kayıp yakınları olarak İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nde yer alan haklarımızdan ve hak arama özgürlüğümüzü kullanma imkânından mahrumuz. Kayıplarımıza ve adalete ulaşamıyoruz. Ulaşamıyoruz çünkü Türkiye’de hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan bir hukuk devleti yok. Türkiye’de vatandaşın adalet ihtiyacına cevap verecek bir yargı sistemi yok” dedi.  

Şanlıurfa’da yaşayan Hüseyin Taşkaya’nın baskılar nedeniyle ailesiyle birlikte İstanbul’a taşındığı, 6 Aralık 1993’te kalan işlerini halletmek için Siverek’e gittiğini anlatan Özlem Taşkaya, şöyle devam etti: “Taşkaya’nın evine 30 araçlık bir konvoyla gelen askerler, polisler ve Bucak aşiretine mensup korucular Hüseyin Taşkaya’yı gözaltına aldı. Onu askeri araca bindirerek götürdü. Ailesi Hüseyin Taşkaya’yı sormak için jandarmaya, emniyete, savcılığa, valiliğe başvurdu. Askeri yetkililer gözaltından kısa bir süre sonra Taşkaya’nın polisler tarafından götürüldüğünü söyledi. Emniyet, ‘Bizde yok, Sedat Bucak’a sorun’ dedi. DYP milletvekili, aşiret reisi- korucubaşı Sedat Bucak, ‘Bizim ekip almış fakat devlete teslim etmiş, bundan sonra haberimiz yoktur, devlet biliyor’ dedi. Ailenin tüm girişimleri sonuçsuz kaldı, Hüseyin Taşkaya’dan bir daha haber alınamadı.

Soruşturmada takipsizlik kararı verildi

Siverek Cumhuriyet Başsavcılığı’nın olayı soruşturma, suçu ve suçluyu açığa çıkarma ve suçluların cezalandırılmasını sağlama görevini yerine getirmediğini dile getiren Özlem Taşkaya, “Savcılık, Hüseyin Taşkaya’nın akrabalarının ve bütün mahallelinin tanıklığında gözaltına alınmasını ailenin soyut iddiası olarak değerlendirdi ve takibata yer olmadığı gerekçesiyle dosyada takipsizlik kararı verdi” dedi.

Hüseyin Taşkaya’nın gözaltına alınmasının hâlâ kayıtlara geçirilmediğini hatırlatan Özlem Taşkaya, yetkililere şöyle seslendi: “Bugüne kadar akıbeti ve nerede olduğu konusunda hiçbir bilgi verilmedi. Taşkaya’yı kaybedenlere suçlarını gizleme, izlerini örtme ve sorumluluktan kaçma imkânı verildi. 872. haftamızda bir kez daha yargı makamlarına sesleniyoruz: Hüseyin Taşkaya’nın gözaltında kaybedilmesi ile ilgili gerçeği ortaya çıkarmak, suçtan sorumlu kişi ve kuruluşları tespit etmek ve cezalandırmak savcıların ve mahkemelerin görevidir. Bu görevinizi yerine getirin.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus