Birinci yılında Kongre baskını: Trump’ın etrafındaki çember daralıyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) 6 Ocak 2021’de dönemin ABD Başkanı Donald Trump destekçilerinin Kongre’yi basmalarının üzerinden bir yıl geçti. Beş kişinin hayatını kaybettiği ve çok sayıda kişinin yaralandığı baskınla ilgili hem Kongre’de hem de federal mahkemelerde yargılamalar devam ediyor. Başkan Joe Biden’ın ise yıldönümü konuşmasında Trump’ı hedef alması bekleniyor. Kongre baskının birinci yılında baskına giden yolda yaşananlar, baskının bıraktığı izler ve yasal süreçler hakkında bilmeniz gereken her şeyi sizin için derledik.

Toplumsal kutuplaşmanın üst düzeyde olduğu bir dönemlik Donald Trump yönetiminin ardından Amerika Birleşik Devletleri (ABD) halkı, 3 Kasım 2020’de Cumhuriyetçi Parti’den Donald Trump veya Demokrat Parti’den Joe Biden’ı başkan seçmek için tercihte bulunacaktı.

Trump seçim sürecinde Biden’a defalarca hakaret etmiş ve “Biden kazanırsa Amerikalılar Çince öğrenmek zorunda kalacak”, “Biden kazanırsa borsa çökecek”, “Ülkemizi sosyalist bir devlete çevirmek istiyorlar” gibi sözlerle tabanını konsolide etmeye çalışmıştı.

Trump, kampanya döneminde rakibi Biden için “Biden’ın Amerika’sında petrol yok, silahlar yok, Tanrı yok” demişti.

Seçimlere koronavirüs salgını gölgesinde gidilen ABD’de birçok eyalet, salgının yayılmasını engellemek amacıyla posta yolu ile oy kullanmaya izin verdi. Ancak her şeyin siyasileştiği ve kutuplaştığı ülkede, posta yoluyla oy kullanımı da parti tabanlarına göre değişiklik gösterdi.

Trump’ın seçimlerden aylar önce posta yoluyla oy kullanımına yönelik olumsuz ifadelerde bulunması, Amerikan kamuoyunun Trump’a “Seçimi kaybederseniz barışçıl iktidar değişikliği olacak mı?” veya “Seçim sonuçlarını kabul edecek misiniz?” gibi sorular yöneltmesine sebep oldu. Trump ise bu sorulara hiçbir zaman net yanıtlar vermedi.

Salgın kısıtlamalarına ve önlemlerine genellikle karşı çıkan Cumhuriyetçiler’in büyük kısmı, Trump’ın aynı doğrultudaki çağrısıyla seçim günü sandık başında oy kullanmaya gitti. Demokratlar’ın önemli bölümü ise tercihlerini seçim gününden çok önce, posta yoluyla belirtti.

Seçim gecesi neler yaşandı?

Yüzde 66 ile 1900 yılından bu yana seçime katılım oranın en yüksek oranda gerçekleştiği seçimler, 2016’daki başkanlık seçimleri kadar çabuk ve olaysız bitmedi.

Genellikle önce sandık başında kullanılan oyların, ardından posta ile gelen oyların sayılması sebebiyle birçok eyalette Cumhuriyetçiler’in önde başlayıp Demokratlar’a kaybettiğine şahit olundu.

Cumhuriyetçi bir eyalet olarak bilinen Arizona’yı Biden’ın kazanmasının ardından Trump, herhangi bir delil sunmadan seçimlerde hile olduğunu ve ABD Yüksek Mahkemesi’ne başvuracağını söyledi.

Trump, sayılmayan milyonlarca oy olmasına rağmen “büyük farkla” kazandığını iddia etmişti.

Biden ve ekibi seçimi kazanacaklarına inandıklarını söylerken Trump, “seçimlerde hile” iddialarını, özellikle Twitter paylaşımları ile birçok kez tekrarladı.

Cumhuriyetçiler’in önde olduğu eyaletlerin “sihirli bir şekilde” Demokratlar’a geçtiğinden yakınan Trump, tüm eyaletlerde yasal mücadele vereceklerini belirtti. Cumhuriyetçiler’in itirazlarının ardından bazı seçim bölgelerinde oy sayma işlemi durduruldu.

Seçimlerin ardından

Birçok eyalette üst dereceli mahkemeler Trump’ı haksız bulurken ve bazı eyaletlerde de yasal süreçler devam ederken, Pensilvanya eyalet yargısı oyların sayımına devam edilebileceğine hükmetti. Sayımın devam etmesiyle beraber Biden, Pensilvanya’da öne geçti.

7 Kasım’da The Associated Press ve Fox News gibi büyük yayın kuruluşları Pensilvanya’yı Biden’ın kazandığını ve Biden’ın “seçilmiş başkan” olduğunu ilan etti.

İki gün süren bekleyiş, Demokratlar’ın Pensilvanya’yı mavi renge boyaması ile sona erdi.

9 Kasım’da ABD Yüksek Mahkemesi, Pensilvanya’nın en büyük şehirlerinden Philadelphia’da sandık müşahitlerinin sayımı izlemesine izin verilmediği iddialarına dair dosyayı incelemeyi kabul etti. 15 Kasım’da ise Trump, bir dizi Twitter paylaşımında Biden hakkında “Kazandı çünkü seçimler hileliydi” ifadelerini kullandı ve ilk kez rakibinin kazandığını söyledi.

Trump’ın aday gösterdiği ve Cumhuriyetçi çoğunluklu Senato’nun onayladığı Yüksek Mahkeme yargıçları, Trump’ı haksız bularak Pensilvanya seçimlerinde usulsüzlük olmadığına karar verdi. Trump, başka eyaletlerde de usulsüzlük olduğunu iddia edip seçim sonuçlarını tersine çevirmek için Anayasa Mahkemesi’ne başvurularda bulundu. Bu sırada Trump’ın hukuk ekibi kamuoyu ile seçimde hileye dair kanıt paylaşmayı reddetti.

Hukuki başvurularının hepsi kendi aleyhine sonuçlanan Trump, yine de seçimi kaybettiğini kabul etmedi. 29 Aralık tarihinde Georgia’da beş bin ölünün oy kullandığını iddia etti, oysa gerçek rakam dörttü.

Trump’ın aynı zamanda Georgia’da bir eyalet yetkilisinden kendisi için 11 bin 780 oy bulmasını istediği telefon konuşmaları The Washington Post tarafından kamuoyuna sızdırıldı.

Kongre baskını: Amerikan demokrasisinde iz bırakan olay

Üzerinden neredeyse iki ay geçmesine rağmen seçim sonuçlarını kabul etmeyen Trump, eyalet temsilcilerin teamül gereği seçilmiş başkan Joe Biden’ın seçim sonuçlarını tescil edeceği gün Kongre’ye çok yakın bir yerde “Amerika’yı Kurtarın” mitingi düzenledi.

Trump, Kongre binası önünde “Amerika’yı Kurtarın” mitinginde destekçilerine sesleniyor. (Fotoğraf: Pete Marovich / The New York Times)

Trump mitingde seçim sonuçlarına itiraz etti ve şunları söyledi:

“Demokrasimize karşı bu korkunç saldırıyla yüzleşmek Kongremize kaldı ve bundan sonra oraya yürüyeceğiz. Ben sizinle olacağım. Kongre binasına yürüyeceğiz ve oradaki cesur senatörlerimizi ve temsilcilerimizi tebrik edeceğiz.”

Trump ayrıca, Kongre’deki oturumda seçim sonuçlarını tescil edecek Başkan Yardımcısı Mike Pence’ten seçim sonuçlarını tescil etmemesi yönünde talepte bulundu.

Trump, seçim sonuçlarının tescil edileceği günün sabahı sosyal medya hesabından şu mesajı paylaştı:

“Mike Pence’in yapması gereken tek şey onları eyaletlere geri göndermek. ARDINDAN BİZ KAZANIYORUZ. Hallet bunu Mike, olağanüstü bir cesaret zamanı!”


Dönemin Başkan Yardımcısı Mike Pence ve Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, seçim sonuçlarını tescil etmek için kongre oturumuna başkanlık ederken.

Trump konuşmasını bitirirken Kongre’deki oturumda Teksas Senatörü Ted Cruz öncülüğündeki bir grup Cumhuriyetçi, ABD tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir şekilde, Arizona seçim sonuçlarının tescil edilmesine itiraz etti. İtirazdan sonra prosedür gereği oturuma ara verildi. Trump destekçileri ise bu sırada Kongre binasına girmiş ve polisi Kongre ana binasının merdivenlerine kadar püskürtmeyi başarmıştı.

Trump destekçileri, Kongre’de güvenlik güçlerinin barikatlarını yıkmaya çalışırken.

Kongre, Arizona seçim sonuçlarını tartışmak üzere tekrar toplandı fakat kısa süre sonra Trump destekçileri Kongre binasının merdivenlerindeki son engeli de aşarak binaya girdi. Başkan Yardımcısı Pence, senato salonundan çıkarılarak binadaki bir ofise alındı. Cumhuriyetçi Parti’den Arizona Temsilcisi Ryan Gosar, seçim sonuçları hakkında konuşurken Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi de salondan çıkarıldı.

Trump destekçilerine müdahale için kullanılan flaş bombasının patlaması sırasında çekilen bu fotoğraf, 6 Ocak’ın sembollerinden biri haline geldi. (Fotoğraf: Leah Millis/Reuters)

Kongrede çatışmalar sürerken Trump sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, ““Mike Pence, eyaletlere onaylamaları istenilen hileli ve doğru olmayan seçim sonuçlarını değil düzeltilmiş bir doğrular dizisini tescil etme şansı vererek ülkemiz ve anayasamız için doğru şeyi yapma cesaretini bulamadı. ABD doğruları istiyor!” dedi.

Bu paylaşımdan 14 dakika sonra Trump, sağduyu çağrısı sayılabilecek ilk paylaşımında bulundu:

“Lütfen Kongre’deki polisimize destek olun. Onlar kesinlikle ülkemizin tarafındalar. Barışçıl kalın!”

Seçilmiş başkan Biden ise bir basın toplantısı düzenleyerek Trump’tan “kuşatmayı bitirme” çağrısında bulunmasını istedi. Aynı yönde birçok tepkinin gelmesi üzerine kısa süre sonra Trump, şu sözleri içeren bir video yayınladı:

“Acınızı biliyorum, incindiğinizi biliyorum. Bizden çalınan bir seçim oldu. Bu açık ara farkla kazanılan bir seçimde ve bunu özellikle de karşı taraf biliyor. Ancak şimdi eve gitmelisiniz. Barışta olmalıyız. Yasaya ve düzene sahip olmalıyız. Yasayı ve düzeni sağlayan büyük insanlarımıza saygı duymak zorundayız. Kimsenin incinmesini istemiyoruz. Bu çok zorlu bir süreç. Tarihte hiçbir zaman bunun gibi tüm bunları hepimizden, benden, sizden, ülkemizden alabildikleri bir şey yaşanmadı. Bu hileli bir seçimdi, fakat bu insanların eline koz veremeyiz. Barışta olmalıyız. Bu yüzden eve gidin. Sizi seviyoruz. Çok özelsiniz. Neler olduğunu gördünüz. Diğerlerinin maruz kaldığı kötü ve şeytani muameleyi gördünüz. Nasıl hissettiğinizi biliyorum, ancak eve gidin, barışçıl bir şekilde gidin.”

Trump’ın bu sözlerinden yaklaşık bir saat sonra Ulusal Muhafızlar, Kongre binasına ulaştı ve Kongre polisleriyle yemin ederek operasyonlara başladı. Yaklaşık 20 dakika içinde Kongre binasının içinde güvenlik sağlandı ve Kongre, seçim sonuçlarını tescil etmek için tekrar toplanacağını açıkladı.

Trump’a sosyal medyadan ret

Trump’ın seçimde hile olduğunu iddiasını sosyal medya üzerinden sürdürmesinin ardından Facebook, Trump’ın paylaşımlarını “şiddete teşvik” ettiği gerekçesiyle kaldırırken, Twitter da Trump’ın hesabını askıya aldı.

Birkaç saat sonra Kongre’de oturum tekrar başladı. Cumhuriyetçiler’in de desteğiyle Ted Cruz öncülüğündeki itiraz Senato’da altıya karşı 93 oy ile reddedildi. Ardından seçim sonuçları tescil edildi ve Biden’ın “seçilmiş başkan” statüsü resmileşti.

Beş kişinin hayatını kaybettiği, 138 güvenlik görevlisinin ve sayısı bilinmeyen isyancının yaralandığı, Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin ofisi başta olmak üzere Kongre’de birçok yerin yağmalandığı gece, hem Amerikan hem de dünya siyasetinde hâlâ süren etkilere yol açtı.

Pelosi’nin ofisinde bu pozları veren isyancı, üç ayrı suçtan yargılanıyor.

Soruşturma ve yasal süreç nasıl işliyor?

Biden’ın 20 Ocak 2021’de Trump’ın katılmadığı bir yemin töreniyle göreve başlamasının ardından Nancy Pelosi, 6 Ocak’ta yaşananlar sebebiyle Trump’ın Kongre’de azledilebileceğini söyledi. Trump görevi devretmiş olsa dahi, Kongre’de suçlu bulunup azledildiği takdirde 2024 seçimlerinde aday olması engellenmiş olacaktı.

Yaklaşık bir ay süren azil sürecinde Temsilciler Meclisi, Trump’ın azledilmesi yönünde oy kullanarak dosyayı Senato’ya iletti. Senatodaki oylamada 100 senatörden 57’si azli onaylasa da 67 senatörlük nitelikli çoğunluk sağlanamadığı için Trump suçlu bulunmadı.

Temmuz 2021’de Temsilciler Meclisi’nde “6 Ocak Saldırısıyla İlgili ABD Temsilciler Meclisi Seçilmiş Komitesi” ismi ile bir komite kuruldu. Amacı Kongre baskınını soruşturmak olan komiteyi Cumhuriyetçiler, iki kişi hariç, boykot etti. George W. Bush döneminin başkan yardımcısı Dick Cheney’in kızı Temsilci Liz Cheney ve Adam Kinzinger, komitede yer alan Cumhuriyetçiler oldu.

Liz Cheney, Trump’ın seçim sonuçlarının tescilini engelleyerek suç işlediğini ve 20 yıla kadar hapis yatabileceğini söyledi.

ABD’de Kongre’nin yargı yetkisi bulunmuyor. Kongre, soruşturmalarla Adalet Bakanlığı’na tavsiyede bulunabiliyor.

Yakın zamanda kamuoyuna açık duruşmaların başlamasının beklendiği soruşturmada baskının arka planına dair önemli bilgiler elde edildi. Bunların başında eski Beyaz Saray Personel Şefi Mark Meadows’un Kongre’ye sunduğu binlerce e-posta ve kısa mesaj geliyor.

Bunlar arasında Fox News sunucusu Sean Hannity’nin Trump’ın 6 Ocak’la ilgili planlarını önceden bildiğini, Donald Trump’ın oğlu Donald Trump Jr.’ın “Durum çok ileri gitti ve kontrolden çıktı” sözleriyle babasını ikna etmeye çalıştığını gösteren mesajlar da bulunuyordu.

Meadows’un Kongre’ye sunduğu en çarpıcı belgelerden biri ise Trump kampanyasında çalışan ve psikolojik operasyonlarda uzmanlaşmış emekli albay Phil Waldron tarafından hazırlanmış bir PowerPoint sunusuydu. Sunuda seçim sonuçlarını tersine çevirmek için izlenilmesi gereken bir strateji anlatılıyordu.

Trump, seçim sürecinde olduğu gibi Kongre soruşturması sırasında da yasal yollara başvurarak soruşturmaya engel çıkarmaya çalıştı. Trump’ın yasal başvuruları sayesinde ağustos ayından beri talep edilen Beyaz Saray iletişim kayıtları kasım ayına kadar Kongre’ye teslim edilmedi.

Trump’ın çıkardığı başka bir zorluk ise Cumhuriyetçiler’e komite ile işbirliğine gitmemeleri yönünde telkinde bulunmasıydı. Yüzlerce kişi komiteye gönüllü olarak ifade verse de işbirliğine gitmeyen kişiler için düzinelerce celp kağıdı gönderilmesi gerekti.

Komitenin soruşturması devam ederken ABD Adalet Bakanlığı da baskına katılan isyancılara yönelik çok sayıda operasyon düzenledi. 6 Ocak’ın yıldönümü vesilesiyle Adalet Bakanlığı’nın internet sitesinde yer alan bilgilere göre, Kongre baskınıyla alakalı olarak 775 kişi tutuklandı. Bu kişilerden 165 tanesi halihazırda suçunu kabul etti.

Baskının izleri

Olayın üzerinden bir yıl geçmiş olsa da Kongre baskını, Cumhuriyetçi Parti tabanındaki kırılmayı göstermesi açısından önemli rol oynuyor.

UMass isimli bir araştırma şirketinin anketine göre Cumhuriyetçiler’in yüzde 80’i Kongre baskınını “protesto” ve yüzde 62’si isyancıları “protestocu” olarak tanımlıyor. Yaşananlar için yüzde 30’u Demokrat Parti’yi, yüzde 23’ü Kongre polisini ve yüzde 20’si de Trump’ın sık sık suçladığı Antifa örgütünü sorumlu tutuyor.

Ayrıca Cumhuriyetçiler’in üçte biri, baskını kınamayan bir adayı kınayan adaya tercih edeceklerini söylüyor.

ABC/Ipsos tarafından yürütülen başka bir araştırmaya göre ise Cumhuriyetçiler’in yüzde 52’si isyancıların Amerikan demokrasisini koruduğunu, yüzde 46’sı ise Biden’ın 2020 seçimlerindeki zaferinin “kesinlikle meşru olmadığını” düşünüyor.

Cumhuriyetçi Parti’deki aşırılık yanlısı tabanın gücünü bu denli koruması 2024 yılında Trump’ın tekrar aday olma ihtimalini güçlendirirken ABD Başkanı Joe Biden’ın, baskının yıldönümündeki konuşmasında Trump’ı hedef alması bekleniyor.

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Jen Psaki, Biden’ın konuşmasında “Kongre’de ne olduğunun önemine ve Başkan Trump’ın bireysel sorumluluğunun altını çizeceğini” belirtti.

Kaynaklar: BBC, CNN, C-SPAN, Forbes, Guardian, Irish Examiner, Newsweek

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
 

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus