BeşiBirYerde (76): Türkiye’de tarihi ve sembolik değere sahip beş anıt

Samsun’daki Onur Anıtı’na yapılan saldırının ardından vatandaşların anıta sahip çıkması Türkiye’deki heykellere ve anıtlara gösterilen önemi yeniden gündeme getirdi. Türkiye’nin dört bir yanında hem turistik hem de tarihi öneme sahip çok sayıda heykel bulunuyor. BeşiBirYerde serimizin bu bölümünde Türkiye’de sembol haline gelen anıtları sizin için derledik.

1- Anıtkabir

Türkiye’de anıt deyince akla ilk gelen yer, cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün naaşının bulunduğu Anıtkabir. Atatürk, 10 Kasım 1938 tarihinde Dolmabahçe Sarayı’nda vefat ettikten sonra naaşı 21 Kasım’da başkent Ankara’daki Etnografya Müzesi’ne getirildi. Atatürk için bir anıtmezar yapılmasına karar verildikten sonra özel bir komisyon ile anıtmezarın Çankaya’ya inşa edilmesine karar verildi.

Anıtkabir’in 9 Ekim 1944 tarihinde başlayan inşaatı 26 Ekim 1953’te tamamlandı. 10 Kasım 1953’te ise Atatürk’ün naaşı Etnografya Müzesi’nden alınarak buraya defnedildi. Anıtkabir’de aynı zamanda İsmet İnönü ve bazı devlet büyüklerinin de naaşları Hürriyet Şehitliği’nde yer alıyordu. Ancak İnönü dışındaki isimlerin naaşları daha sonra Devlet Mezarlığı’na taşındı. Atatürk’ün naaşı ise mozolenin yaklaşık beş metre altındaki mezar odasında bulunuyor. Anıtkabir’i geçen sene yaklaşık yüz bini yabancı, iki milyondan fazla kişi ziyaret etti.

Devlet törenlerinin adresi

Anıtkabir aynı zamanda ulusal bayramlarda devlet erkânının resmi tören düzenlediği yerlerin başında geliyor. Ulusal bayramlarda ya da Atatürk’ün ölüm yıldönümü olan 10 Kasım günlerinde devletin en üst düzey yetkilileri mozolenin önünde saygı duruşunda bulunup İstiklal Marşı okurken Anıtkabir Özel Defteri imzalanıyor. Ayrıca Türkiye’ye diplomatik görüşmeler için gelen devlet başkanları da zaman zaman Anıtkabir’i ziyaret ediyor.

Ancak Anıtkabir’i ziyaret programına almayan devlet başkanları da var. Örneğin 2016 yılında Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda konuk ettiği Suudi Arabistan Kralı Selman Bin Abdülaziz ve dönemin İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Anıtkabir’e gitmemişti. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan da bazı resmi törenlerde Anıtkabir ziyaretini es geçti. 2014 yılında cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan, o günden beri 23 Nisan’da Anıtkabir’deki hiçbir törene katılmadı. 

2 – Taksim Cumhuriyet Anıtı

İstanbul Taksim’de inşa edilen Cumhuriyet Anıtı, 8 Ağustos 1928’de açıldı. Anıtın çevre düzeni İtalyan mimar Giulio Mongeri tarafından yapıldı. Heykel ise Pietro Canonica tarafından tasarlandı. Yeni kurulan rejimin değerlerini yansıtmak için cumhuriyetin ilk yıllarında inşa edilen eserlerden biri olan bu anıtta yer alan heykeller sandıklar içinde ve farklı günlerde İtalya’dan Türkiye’ye getirildi. 

Anıtın Gezi Parkı’na bakan kısmı 30 Ağustos 1922 yılındaki zaferi temsil ediyor. Beyoğlu’na bakan kısmında ise Atatürk halka hitap ediyor. Anıtta Atatürk’ün yanı sıra Türkiye’nin ilk başbakanı İsmet İnönü, dönemin Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras ve Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak da yer alıyor. Anıtta ayrıca Sovyet generaller de bulunuyor. Mustafa Kemal’in solunda Mihail Frunze, arkasında ise Kliment Voroşilov var. Uzunluğu 11 metre olan anıt, 60 metrekarelik alan kaplıyor.

Taksim’deki anıt 1 Mayıs 1977’de yaşanan katliamın ardından başka bir önem de kazandı. 1977’den 2010’a kadar 1 Mayıs’ta halka açılmayan Taksim Meydanı, 2010 yılında izinli olarak açılsa da 2013’te yeniden kutlamalara kapatıldı. 1 Mayıs 1977’de hayatını kaybedenleri anmak isteyenler ise Taksim Cumhuriyet Anıtı’na karanfil bırakmaya devam ediyor.

3 –  Samsun, Ankara ve İzmir’deki Atatürk anıtları

Samsun’un İlkadım ilçesinde bulunan Onur Anıtı geçen hafta iki kişinin saldırısına uğramıştı. Halat bağlayarak anıtı yıkmaya çalışan iki kişi daha sonra tutuklandı. Yaşananların ardından vatandaşlar anıta sahip çıktı ve anıt önünde yaklaşık üç gün süren bir nöbete başladı. 

Mustafa Kemal’in Samsun’a ayak basması, Kurtuluş Savaşı’nın başlangıcı niteliğini taşıyor. Onur Anıtı da tam bu noktaya inşa edildi. Avusturyalı heykeltıraş Heinrich Krippel tarafından inşa edilen anıtın çalışmaları 1927’de başladı. Anıt 29 Ekim 1931 tarihinde dikildi. İzmir ve Ankara’daki anıtlardan ikincisini teşkil eden bu heykelde diğer ikisinden farklı olarak atın ön ayakları havada, bu da Kurtuluş Savaşı’nın başlangıcını temsil ediyor.

İzmir Atatürk Anıtı

İzmir’deki Cumhuriyet Meydanı’nda yer alan İzmir Atatürk Anıtı ise 1932 yılında dikildi. Heykel, Taksim Cumhuriyet Anıtı’nı da yapan İtalyan mimar Pietro Canonica tarafından inşa edildi. Anıtın tepesinde, atın üzerindeki Mustafa Kemal Atatürk emir verirken Samsun’dakinden farklı olarak bu kez atın tek ayağı havada duruyor. Kaidenin ön yüzünde Kurtuluş Savaşı’na katılan kadınlar ve askerler betimlenirken sol tarafta ise Kurtuluş Savaşı’nın ardından İzmir halkının yaşadığı sevinç tasvir ediliyor.  

Zafer Anıtı

Kronolojik olarak üçlü arasındaki ilk anıt ise başkent Ankara’daki Ulus Meydanı’nda bulunan Ankara Zafer Anıtı. Samsun’daki Onur Anıtı’nı inşa eden Avusturyalı heykeltıraş Heinrich Krippel tarafından yapılan heykel 24 Kasım 1927 tarihinde açıldı. 

Kaidenin iki yanındaki kabartmalarda ise bir Türk askeri ve halk arasında “Kara Fatma” olarak adlandırılan ve milli mücadele döneminin sembollerinden biri olarak kabul edilen kadın kahraman bulunuyor. Diğer iki anıttan farklı olarak bu anıtta, Atatürk’ün üzerinde bulunduğu atın bütün ayakları yerde duruyor. Anıtın bulunduğu meydan özellikle son zamanlarda Ankara’daki basın açıklamalarının ve protestoların bir numaralı adresi haline geldi. 

4 – İnsanlık Anıtı

Türkiye’nin yakın döneminde en çok tartışılan anıtlardan biri ise 2006 yılında Kars ile Ermenistan arasındaki sınıra dikilen İnsanlık Anıtı. Anıt, ikiye ayrılan bir insan figürü şeklinde tasarlandı. Ermenistan’dan da görünen heykel iki ülke halkı arasındaki dostluğu sembolize etmek için tasarlandı. Heykeltıraş Mehmet Aksoy tarafından inşa edilen heykel bütün şehri tepeden gören Üçler Tepesi’ne dikilse de ardından başlayan tartışmalar çok geçmeden devletin en üst kademesinde de kendine yer buldu.

“Ucube” tartışması

Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, 2011 yılında heykel için “ucube” ifadesini kullandı. Bunun üzerine 26 Nisan 2011 tarihinde heykelin yıkımına başlandı. Yıkım kararına itiraz eden Aksoy, 2014 yılında Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuru hakkını kullandı. Başvuruyu beş sene sonra gündemine alan AYM, heykelin yıkılması nedeniyle Aksoy’un ifade ve sanat özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi.  

Aksoy’un “ucube” ifadesi nedeniyle açtığı tazminat davasında mahkeme, Erdoğan’ın 10 bin TL manevi tazminat ödemesine hükmetmişti. Ancak 2015 yılında verilen bu karar da yerel mahkeme tarafından kaldırılmıştı. 

5- Güvenlik Anıtı

Başkent Ankara’nın en sembolik alanlardan biri Kızılay Meydanı’ndaki Güvenpark’ta bulunan Güvenlik Anıtı, en geniş alana yayılan anıtlardan biri. Anıtta Atatürk’ün yanı sıra polis, jandarma ve çiftçi heykelleri ve kabartmaları bulunuyor. Bronzdan yapılan heykeller Avusturya’nın başkenti Viyana’da inşa edildi. Yapımı Avusturyalı heykeltıraş Anton Hanak tarafından başlayan anıt, Hanak’ın ölümünün ardından Joseph Thorak tarafından 1935 yılında tamamlandı.

Heykellerin altında 1935 yılı Romen rakamlarıyla yazılı. Anıtta ayrıca Atatürk’ün “Türk, öğün, çalış, güven” sözleri tunç harfler ile yazılı. Güvenlik Anıtı önünde de zaman zaman sendikaların, STK’ların açıklama yapmak istemesi, açıklama yapmak isteyenlerle güvenlik güçlerini karşı karşıya getirdi. 2 Kasım 1996’da Refahyol koalisyonu döneminde meydana gelen Susurluk kazasından sonra, ortaya saçılan devlet-mafya ilişkilerinin aydınlatılması için başlatılan, “Sürekli aydınlık için bir dakika karanlık” eylemleri de bu anıt önünde yapıldı.

Bonus: Tartışmalı heykeller

Türkiye’de tarihi ve sembolik anıtlar kadar bazı heykeller de mimarileri ve temsil ettikleri ile tartışılıyor. Bazı yörelerin ünlendikleri ürünler için inşa edilen heykeller sosyal medyanın gündemine oturuyor. Manisa’nın kuzeyinde bulunan ve kavunu ile ünlü Kırkağaç’taki kavun heykeli, Balıkesir-Susurluk’taki ayran heykeli, Kırşehir-Kaman’daki ceviz heykeli ve Bursa-İnegöl’deki köfte heykeli ilk akla gelenlerden. 

Benzer heykellerden bir diğeri ise Rize’deki dev çay bardağı heykeli. Yapımına 2020 yılının Ocak ayında başlayan heykelin büyük kısmı tamamlandı. Heykel yaklaşık 30 metre uzunluğunda. 

2017 yılında Konya’nın Akşehir ilçesinde yapılan Nasreddin Hoca heykeli de sosyal medyada sıkça tartışılmıştı. Akşehir Belediye Başkanı Salih Akkaya da heykele tepki göstererek, “Bu bizim için aslında üzücü bir durumdur. Bu figür Nasreddin Hoca’yı hokkabaz, hayatını şaka ve fıkralardan ibaret bir insan olarak görenlerin yaptığı saygısızlıklardan biridir. Nasreddin Hoca aslında hayatı fıkra ve mizahla yoğurup insanlara düşündürücü hikâyelerle anlatan değerli bir ilim, irfan insanıdır” diye konuşmuştu. 

Tartışmalara yol açan son heykellerden biri ise Diyarbakır havalimanı kavşağına yaptırılan karpuz heykeliydi. Alanda bulunan heykeller pek çok kesimin tepkisini çekti. Gelen tepkiler üzerine içinde çocuk bulunan karpuz heykeli kaldırıldı. 

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus