2007’den sonra ilk temas: İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog Türkiye’de

Türkiye, 2021 yılında dış politikasında atmaya başladığı normalleşme adımlarını devam ettirmekte kararlı. Mısır, Yunanistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suudi Arabistan ve şimdi de İsrail. Dünyanın gözü kulağı Ukrayna’daki savaşa çevrilmişken, 15 yıl sonra ilk kez bir İsrailli yetkili Türkiye’ye gelecek. Peki, iki ülke ilişkilerinde neler yaşanmıştı? Bu ziyaretin anlamı ne? Gökalp Badak’ın haberi.

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Türkiye’de. Herzog bugün Beştepe’de devlet töreniyle karşılanacak ve AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelecek. İki liderin İsrail-Türkiye ilişkileri, iki devlet ve halkları arasında çeşitli alanlarda işbirliğini genişletme potansiyeli de dahil olmak üzere çeşitli ikili konuları görüşmesi bekleniyor.

Görüşmelerde ayrıca ikili dış ticaret, Türkiye ile İsrail arasındaki işbirliğinin geliştirilmesi için atılabilecek adımların ele alınmasının yanında güncel, bölgesel ve uluslararası gündem ile ilgili görüş alışverişinde bulunulması öngörülüyor.

Yıllar sonra ilk temas

Herzog’un bugün başlayacak iki günlük Türkiye ziyareti ile birlikte 15 yıl sonra bir ilk yaşanacak. Çünkü Herzog’dan önce Türkiye’yi ziyaret eden son İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres idi. Peres, Kasım 2007’de üç günlük bir Türkiye ziyaretinde bulunmuş ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) hitap etmişti. 

Şimon Peres

Peres’in ziyaretinin ardından Türkiye’yi ziyaret eden son İsrailli lider ise 22 Aralık 2008’deki ziyareti ile dönemin İsrail Başbakanı Ehud Olmert olmuştu. Bu ziyaretin ardından ikili ilişkilerin seyri bozulmaya başladı. İki ülke arasında yaşanan problemler krizlere neden oldu. Herzog’un ziyaretinin ne anlama geldiğine değinmeden önce gelin kısaca Peres’in 2007’deki ziyaretinin ardından iki ülke arasında yaşanan krizlere göz atalım.

  • Dökme Kurşun Operasyonu (2008)

Olmert’in Türkiye ziyaretinin hemen ardından 27 Aralık 2008’de başlayan ve 18 Ocak 2009’da sona eren Dökme Kurşun Operasyonu’na Türkiye’nin tepkisi sert olmuştu. Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan söz konusu operasyonu “barışa indirilmiş bir darbe” olarak nitelendirirken, İsrail’in bir insanlık suçu işlediğini belirtmişti. 

İsrail tarafı ise giriştiği bu harekâtın Hamas’ın İsrailli sivillere yönelik roket saldırılarına bir yanıt olduğunu öne sürmüştü.  

Dökme Kurşun Operasyonu sonucunda Gazze’de bin 133 kişi hayatını kaybederken, dört binden fazla kişi yaralanmıştı. 

  • “One Minute” Olayı (2009)

Dökme Kurşun Operasyonu’nun hemen ardından düzenlenen Davos Dünya Ekonomik Forumu’nda İsrail Cumhurbaşkanı Peres ile dönemin Türkiye Başbakanı Erdoğan arasında tarihe “one minute olayı” olarak geçen bir tartışma yaşanmıştı.

Bu tartışmanın ardından Türkiye bir daha Davos’a katılmama kararı almıştı. Erdoğan’ın, “Benim için de bundan böyle Davos bitmiştir. Daha Davos’a gelmem! Bunu da böyle bilesin!” sözleri de uzun süre akıllarda kalmıştı. Dünya basınının da ilgisini çeken bu tartışmanın ardından Başbakan Erdoğan tepkisinin İsrail halkı ve Peres’e değil, kendisine söz hakkı vermeyen moderatöre olduğunu açıklamıştı. Peres ise Erdoğan’ın sözlerini esefle karşıladıklarını belirtmişti.

  • Mavi Marmara saldırısı (2010)

31 Mayıs 2010’da yaşanan Mavi Marmara saldırısı iki ülke arasında çok ciddi bir krize neden olmuştu. Dokuz kişinin hayatını kaybetmesi ve birçok kişinin de yaralanmasıyla sonuçlanan olayın ardından ikili ilişkiler uzunca bir süre düzelmemişti. Altı gemi ve 37 milletten toplam 633 aktivisti taşıyan filoya İsrail tarafından Akdeniz’deki uluslararası sularda gerçekleştirilen saldırıya Türkiye büyük tepki göstermişti.  

Başbakan Erdoğan İsrail’in müdahalesini bir “devlet terörizmi” olarak yorumlarken, dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu bu olayın iki ülke arasındaki ilişkileri geri dönülmez bir biçimde zedeleyebileceğini belirtmişti. Nitekim 2 Eylül 2011’de Türkiye İsrail ile diplomatik ilişkilerinin derecesini düşürdü ve bir süre sonra da askeri işbirliğini askıya aldı.

Türkiye ve İsrail, Mavi Marmara krizinin ardından dönemin Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Barack Obama’nın inisiyatifi ile uzlaşmaya çalışmıştı. 22 Mart 2013’te Başbakan Erdoğan ile dönemin İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu arasında bir telefon görüşmesi gerçekleşmiş ve Netanyahu yaşanan olaylar için özür dilemişti. Netanyahu ayrıca, saldırıda hayatını kaybeden kişilerin ailelerine tazminat ödeneceği sözünü vermişti.

  • ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması (2017)

Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın 6 Aralık 2017’te Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması ve 14 Mayıs 2018’de ABD’nin Tel Aviv’deki büyükelçiliğini Kudüs’e taşıması büyük bir kriz yaratmıştı.

İsrail ordusunun, Trump’ın kararını protesto eden Filistinliler’e yönelik müdahalesi ise birçok sivilin hayatını kaybetmesine yol açmıştı. Yaşananların ardından Ankara, İsrail’i protesto etmek amacıyla İsrail’in Ankara Büyükelçisi Eitan Naeh’i Dışişleri Bakanlığı’na çağırarak bir süre ülkesine dönmesini istemişti. 

Tel Aviv de benzer bir şekilde Türkiye’nin Filistin nezdindeki Kudüs Başkonsolosu Büyükelçi Gürcan Türkoğlu’nu Dışişleri Bakanlığı’na çağırarak Türkiye’ye dönmesini talep etmişti.

  • İsrailli çiftin tutuklanması (2021)

Kasım 2021’de İsrail vatandaşı Natali ve Mordy Oknin çifti, İstanbul’daki Çamlıca Kulesi’nden Erdoğan’ın Üsküdar’daki evinin fotoğraflarını çektikleri gerekçesiyle tutuklanmıştı.

İsrailli yetkililer ise otobüs şoförlüğü yapan çiftin casus olmadıklarını söyleyerek suçlamaları reddetmiş ve serbest bırakılmalarını beklediklerini söylemişti. Çiftin kısa süre sonra serbest bırakılmasıyla yaşanan bu olay büyük bir krize dönüşmeden çözülmüştü.

İlişkilerde “beyaz bir sayfa” açılır mı?

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile 7 Temmuz 2021’de göreve gelen İsrail Cumhurbaşkanı Herzog arasında şimdiye kadar olumlu bir ilişki kurulmuş durumda. 

Erdoğan, 12 Temmuz 2021’de Herzog ile telefon görüşmesi yaparak, göreve başlaması dolayısıyla kendisini tebrik etmişti. Öte yandan son olarak, Herzog şubat ayında koronavirüs testi pozitif çıkan Erdoğan’ı telefonla arayarak geçmiş olsun dileklerini iletmişti. Erdoğan da buna karşılık olarak Twitter hesabından paylaştığı mesajında geçmiş olsun dileğinde bulunan Herzog’a teşekkür etmişti.

İki liderin bu pozitif yaklaşımı Türkiye ve İsrail arasında normalleşme adımlarının her geçen gün hızlandığı yönünde yorumlanmıştı. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Selin Nasi de “Türkiye ile İsrail arasında ‘beyaz sayfa’ mı açılıyor?” sorusunu Medyascope özel yayınında değerlendirmişti.

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus