Rusya Devlet Başkanı Putin, Hindistan’da: Ziyaret dünya siyaseti için ne anlama geliyor?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile görüşmek üzere bugün Hindistan’da. Rusya devlet başkanlarının Hindistan’a düzenlediği ziyaretler her zaman bir nostalji duygusu uyandırır. Moskova ile Delhi arasındaki ilişki Soğuk Savaş dönemine kadar uzanan tarihi bağlara sahip. Peki, Rusya Devlet Başkanı Putin’in Hindistan ziyareti dünya siyaseti için ne anlama geliyor? BBC’de yayımlanan analizi sizler için çevirdik.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin bugün (6 Aralık) Delhi’de bir araya geliyor. Moskova ile Delhi arasındaki “her hava koşuluna uygun” ortaklık, küresel diplomasinin başarı öykülerinden biri.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi

Bu görüşmede önemli savunma ve ticaret anlaşmaları imzalanacak olsa da, iki ülkenin ciddi zorlukların üstesinden gelmesi gerekiyor. Ve bu zorluklar, iki ülkenin son zamanlardaki farklı jeopolitik seçimleri ile doğru orantılı. İki liderin attığı adımlar, bölgesel ve küresel siyaseti etkileyecek. Peki iki ülke arasındaki sorunlar neler?

Hindistan-ABD ilişkileri ve Çin faktörü

Büyüyen HindistanAmerika Birleşik Devletleri (ABD) ilişkileri, son on yılda Delhi-Moskova bağları üzerinde beliren rahatsız edici unsurlardan biri. Modi, 2020’de Hindistan’ı ziyaret ettiğinde Donald Trump için büyük bir miting bile düzenlemişti. Bu miting, Vaşington için canlı bir destek gösterisiydi.

Narendra Modi ve Donald Trump

Moskova’nın Vaşington ile ilişkileri son yıllarda istikrarlı bir şekilde kötüye gitmesine rağmen, Hindistan ile ABD yakınlaşmasını büyük ölçüde görmezden geldi. Ancak Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Hindistan’ın, ABD, Japonya ve Avustralya’yı içeren bir ittifak olan Dörtlü’ye (the Quad) katıldığında açıkça konuşmayı seçmişti. Ülkeler, Dörtlü’nün askeri olmayan bir ittifak olduğunu ve belirli bir ülkeyi hedef almadığını söylese de Lavrov aynı fikirde değildi.

Lavrov, Batı’nın “Hint-Pasifik stratejilerini teşvik ederek Hindistan’ı Çin karşıtı oyunlara dahil etmeye çalıştığını” söyledi. Moskova’da görev alan eski Hintli diplomat Anil Trigunayat, Dörtlü’nün Rusya için bir kırmızı çizgi olduğunu ve bunun kesinlikle iki lider arasındaki görüşmelerin bir parçası olacağını söylüyor.

Moskova’nın Dörtlü konusundaki endişeleri, son yıllarda Pekin ile artan ilişkilerinden anlaşılabilir. Çin’in ABD ile bozulan bağları da Pekin ve Moskova’yı daha da yakınlaştırmış görünüyor.

Bu bağlamda, Putin’in ziyareti özel ilişkiyi sürdürmek açısından önem taşıyor. Kugelman, “Bence Rusya için, bu konudaki amaç, jeopolitik işaretlerin aksini öne sürdüğü halde, Moskova’nın Yeni Delhi ile ilişkilerinin önemini pekiştirmektir” ifadelerini kullandı.

Ancak Kugleman ve Trigunayat da dahil olmak üzere analistler, iki ülke arasındaki ilişkinin temellerinin birbirlerinin endişelerini giderecek kadar güçlü olduğunu düşünüyorlar.

Ortak çalışma alanı: Afganistan

Ülkelerin işbirliğine gidebilecekleri birkaç alanı var. Örneğin Afganistan bunlardan biri.

Hindistan’ın komşusu ve ezeli rakibi Pakistan, Rusya, İran ve Çin ile gayri resmi bir ittifak kurduğu için Afganistan’da daha iyi bir stratejik derinliğe sahip.

Moskova, Delhi’nin Afganistan’da kaybedilen zemini geri kazanmasına yardımcı olabilir çünkü iki ülke de Afganistan’ın geleceğiyle ilgili benzer endişeler paylaşıyor.

ABD merkezli RAND Corporation isimli düşünce kuruluşunun kıdemli savunma analisti Derek Grossman, “Hem Rusya hem de Hindistan, Taliban ve Hakkani Ağı’na ve Afganistan’dan çıkan ve ülkelerini etkileyen terör potansiyeline karşı temkinli. Bu yüzden Afganistan, Yeni Delhi ve Moskova arasında güçlü anlaşmaların olduğu bir alan” dedi.

Hindistan ve Rusya halihazırda BRICS (Brezilya, Çin, Güney Afrika da dahil), Şangay İşbirliği Örgütü (Çin, Pakistan ve Orta Asya ülkeleri de dahil) ve RIC (Rusya, Hindistan ve Çin) gibi çok uluslu organizasyonlarda ortak.

Bu organizasyonlar, Moskova ve Delhi’ye hem ikili hem de küresel konularda birlikte yakın çalışma fırsatı veriyor. Ve Çin’in bu forumlara üye olduğu göz önüne alındığında, Moskova, kamuoyuna açıklanmasa bile, Pekin ve Delhi’nin tartışmalı sınırlarında barışı korumak için birbirleriyle ilişki kurmaya devam etmesini sağlamak için etkisini kullanabilir.

Ticaret ve savunma

Rus yapımı S-400 hava savunma sistemlerinin Hindistan’a teslimatı ziyaretin en önemli göstergesi olması bekleniyor. S-400, dünyanın en gelişmiş karadan havaya savunma sistemlerinden biri. 400 km (248 mil) menzile sahip ve her birine iki füze hedefleyerek aynı anda 80 hedefi vurabilir. 

Sistem Hindistan’a, Çin ve Pakistan’a karşı çok önemli bir stratejik caydırıcılık sağlıyor ve Hindistan’ın ABD yaptırımlarının tehditlerine rağmen S-400 siparişindeki ısrarını sürdürmesinin nedeni de bu.

Rus yapımı S-400’ler

Hindistan’ın S-400 anlaşmasının gölgesinde iki süper güçle bağlarını nasıl dengelediğini görmek ilginç olacak. Hintli diplomatlar, S-400 satın alma kararının Hindistan’ın ünlü “stratejik özerklik” teamülünü de desteklediğini ve ABD’nin buna saygı duyması gerektiğini de ifade ediyor. Trigunayat, Hindistan’ın büyük savunma bütçesinin de ona stratejik avantaj sağladığını ekliyor. Trigunayat, “Küresel ilişkilerin çoğu işlemseldir ve bu Moskova ve Delhi için de geçerlidir” diyor.

Savunma alanlarında çalışmalarıyla bilinen düşünce kuruluşu Sipri’nin bir raporuna göre Hindistan, küresel savunma ticaretinin yaklaşık yüzde 10’unu oluşturuyor ve dünyanın en büyük ikinci silah ithalatçısı. Moskova, Hindistan’ın portföyünü çeşitlendirme ve yerli savunma üretimini artırma kararı nedeniyle payı yüzde 70’ten yüzde 49’a düşmesine rağmen Hindistan’ın en büyük silah tedarikçisi olmaya devam ediyor.

ABD, 2011 ve 2015 yılları arasında Rusya’dan sonra Hindistan’ın en büyük ikinci tedarikçisiydi ancak 2016 ve 2021 arasındaki dönemde Fransa ve İsrail’in gerisine düştü.

Yeni anlaşmalar yolda

Rusya ayrıca Hindistan’a yaptığı savunma ihracatını artırmaya çalışacak ve bugün (6 Aralık) bazı önemli anlaşmalar açıklanabilir. Ancak iki ülke arasındaki ticaret potansiyellerinin çok altında kalmış durumda. Hindistan hükümetinden alınan bir rapora göre, 2019’da ikili ticaret 11 milyar dolar değerindeydi ve Rusya’nın 7,24 milyar dolar değerinde mal ve hizmet ihraç etmesiyle Moskova lehineydi. Karşılaştırıldığında, Hindistan-ABD ikili mal ve hizmet ticareti aynı dönemde 146 milyar dolar değerindeydi.

Rusya ve Hindistan, 2025 yılı sonuna kadar ikili ticarette 30 milyar dolara ulaşma hedefi belirledi. İki ülke, portföylerini çeşitlendirmeye ve enerji ve minerallerin ötesine geçmeye çalışacak. Eğitim, siber güvenlik, tarım, demiryolları, ilaç ve temiz enerji, odaklanabilecekleri diğer alanlardan bazıları.

Hindistan’ın Rusya’nın Uzak Doğu bölgesinde yatırım yapacak işletmelere 1 milyar dolarlık kredi verme kararı da ülkeler arasındaki ticareti artırmaya yardımcı olacak. Önerilen Chennai-Vladivostok deniz koridoru üzerinde de görüşmeler yapılması bekleniyor. Bu güzergah daha fazla iş alanı açacak.

Hindistan ile Rusya liderliğindeki Avrasya Ekonomik Birliği arasında serbest ticaret anlaşması müzakerelerinin de ilerleme kaydetmesi bekleniyor. Anlaşma sağlanırsa, işletmelerin malları iki bölge arasında kolayca taşımasına yardımcı olacak. Kugelman, “Ticaret ve savunma anlaşmaları yerinde kaldığı sürece, iki ülke jeopolitik farklılıklarını çözmenin bir yolunu bulacak” diyor.

Kaynak: BBC

Derleyen: Gökalp Badak

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus