Nilüfer Kent Tiyatrosu “Aşkın En Kısa Gecesi”nin prömiyerini yaptı: “Oyun, dayatılan hayata isyan eden bir kadının aşkını anlatıyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Kamera-kurgu: İbrahim Yayan

Bursa’da Nilüfer Belediyesi Kent Tiyatrosu (NKT) 24 Mart 2022’de, yeni oyunları “Aşkın En Kısa Gecesi”nin prömiyerini yaptı. Yönetmenliğini NKT Genel Sanat Yönetmeni Murat Daltaban’ın üstlendiği oyunda sahnede Özlem Zeynep Dinsel ve Mert Tiryaki’yi izliyoruz. Hayata geç kaldığını düşünen iki kişinin aşkını anlatan oyunu İbrahim Yayan ile birlikte yönetmen ve oyuncularla konuştuk. 

Genel sanat yönetmenliğini Murat Daltaban’ın üstlendiği Nilüfer Kent Tiyatrosu, perşembe günü yeni oyunları “Aşkın En Kısa Gecesi”nin prömiyerini yaptı. 35 yaşındaki Dümdüz Bob, çok parası olmayan, yasadışı işler yapan ancak bunu da tam manasıyla beceremeyen yalnız genç bir erkek. Yine aynı yaşta olan Helena ise iyi bir evi ve mesleği olan, birlikte olduğu kişiden istediği ilgiyi göremeyen, yalnız olmaktan ve yalnız kalmaktan çekinen genç bir kadın. Oyun, bu iki gencin omuzlarında hissettikleri çevre baskısı ve hayat karmaşası içinde birbirlerine aşık olmalarını anlatıyor. 

Oyunun yönetmeni Murat Daltaban, salgın ve Türkiye’nin politik durumunun üst üste ve katlanarak geldiği bir dönemde bahara ve güneşe ihtiyaç duyduğunu, “Aşkın En Kısa Gecesi”nin ise kendisi için “bahar” ve “güneş” olduğunu söyledi. Mutluluğa ihtiyacı olduğu için bu oyunu çalışmak istediğini ve oyunun kendisine iyi geldiğini anlatan Daltaban, “Oyun, iyilik dolu bir oyun. Hiçbir kötü olay ve kötü karakter yok, iyilik fışkıran ve içinden güneş çıkan, aşk anlatan, gülümseten bir oyun. Seyircilerin de çok mutlu ve kalbinin üzerinde, iç cebinde taşıyacağı bir oyun olduğunu düşünüyorum” dedi. 

Hikaye anlatıcılığı üzerine kurulu bir oyun

Oyunun hikaye anlatma üzerine olduğunu, dolayısıyla da oyuncuların hikaye anlatma üzerine ustalaşmasını gerektiren bir oyun olduğunu dile getiren Daltaban, şöyle devam etti: “Bu nedenle epik tarzda bir oyun denebilir. Hem anlatıcılar hem de anlatıcıların anlattıkları hikayedeki karakterler oynanıyor, çok katmanlı bir oyun. Benim de en sevdiğim taraflarından biri bu aslında. Oyunun bütünü hikaye anlatıcılığı üzerine kurulu bir mimariden oluşuyor. Hikaye anlatıcılığını çok önemsiyorum. Sinemadan farklı olarak tiyatro, hikaye anlatıcısının direkt olarak seyirciyle ilişki kurduğu en arkaik ve en gerçek alan.

Oyunda Helena karakterini sahneye taşıyan Özlem Zeynep Dinsel, “Seyirciler bu oyunu hayata dair bir umut barındırdığı ve hayattaki neşeyi bulabilmek için bence izlemeli. Bazen yalnız olabilmeyi beceremiyoruz. Hayatın bize dayattığı da bir şeyler var. Aslında hayat değil, insanlar bize bir şeyler dayatıyor. Belirli yaşlarda belirli şeyleri yapmak durumunda kalıyoruz. Yapmazsak geç kalmış hissediyoruz. Biz hissetmesek bile hayatımızdaki insanlar bunu hissettiriyor” dedi ve Helena’nın hayatında da benzer bir durum olduğunu söyleyip şunları ekledi:

“Kendini işine kaptırmış ve eğlencesini kaybetmiş hayatı çok düz yaşayan biri. Biriyle birlikte olmak durumunda hisseden, bu his nedeniyle de evli bir adamla ilişkiye başlamış bir kadın ve aşkla karşılaşınca işler değişiyor. Biz, bize dayatılan şeylere uymak zorunda hissediyoruz kendimizi. Helena’ya da evlenmesi gerektiği dayatılıyor. Direndiğinin farkında değil ama Helena kendini işine vererek buna direniyor, isyan ediyor.”

Dümdüz Bob karakterini canlandıran Mert Tiryaki, “Oyundaki iki karakter de birbirinden çok farklı. Normalde belki de aşık olamayacak, hatta sohbet edemeyecek karakterler. Biz de öyleyiz. Kalıplarla yaşıyoruz, bakış açılarımız, duvarlarımız var. Bu duvarlar kırıldıktan sonra keyif aldığımız, yapmaktan hoşlandığımız şeyler ortaya çıkıyor. Bu aşk hikayesi de böyle bir hikaye” dedi. 

Oyunu nisan ayında perşembe, cuma ve cumartesi günleri Bursa Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde, mayıs ayında ise aynı günlerde Balat Atatürk Ormanı’nda açık havada izleyebilirsiniz.

Bilet almak için tıklayınız

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus