Siyasetin gündemi mülteciler: Suriyeliler hakkında hangi siyasetçi ne demişti?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Mülteciler Derneği’nin verilerine göre, 24 Mart 2022 itibarıyla Türkiye’de kayıt altına alınan geçici koruma statüsünde üç milyon 754 bin 591 Suriyeli mülteci yaşıyor. Suriye iç savaşının başladığı günden beri Türkiye’ye gelen Suriyelilerin durumu hem toplumda hem de siyasetçiler arasında en çok tartışılan konulardan biri. Bu haberimizde Türkiye’ye göç dalgası başladığından bu yana siyasetçilerin mülteci sorunu hakkındaki açıklamalarını derledik.

Erdoğan: “Kapıları kapama gibi bir durumumuz söz konusu değil

Savaşın ilk günlerinde, 6 Ağustos 2011’de Suriye’deki savaşı “iç mesele” olarak değerlendiren dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, “Biz Suriye konusunu bir dış mesele olarak, bir dış sorun olarak görmüyoruz. Suriye meselesi bizim bir iç meselemizdir” derken mülteci akınının başladığı dönemde Suriyelilere kapılarının açık olduğunu söyledi: “Bizim kapıları kapama gibi bir durumumuz söz konusu değil.”  

“Sizi daha iyi şartlarda misafir etmeyi isterdik”

Erdoğan 2014’te cumhurbaşkanı seçildikten sonra ilk yurtiçi gezisini, mültecilerin yoğun yaşadığı Gaziantep’e yaptı. Burada yaşayan mültecilerle görüşen Erdoğan, “Yaklaşık dört yıldır sizi misafir etmenin memnuniyeti içindeyiz. Sizler muhacir oldunuz. Mecburiyet içinde yurtlarınızı terk ettiniz. Kim ne derse desin bize yük değilsiniz. Sizi daha iyi şartlarda misafir etmeyi isterdik” diye konuştu.

“Biz ev sahipliğine devam edeceğiz”

Erdoğan benzer bir tutumu geçen ay da devam ettirirken son konuşmasında ise başka bir söylem geliştirdi. Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde 15 Mart’ta düzenlenen “Uluslararası İyilik Ödülleri” töreninde Suriyeli mültecilere ilişkin şunları söyledi: “Bu güzel ülkemizde ana muhalefetin başındaki ve yanındakiler ‘Seçimi kazandığımızda mültecileri ülkelerine göndereceğiz’ diyorlar. Biz göndermeyeceğiz çünkü biz ensarın ne olduğunu, muhacirin ne olduğunu çok iyi biliriz. Biz ev sahipliğine devam edeceğiz.”

“Suriyeli kardeşlerimizin gönüllü  geri dönüşleri için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz”

Erdoğan dün (18 Nisan) ise büyükelçilerle iftar programında aynı konuya ilişkin konuştu. Suriyeli mültecilerin “onurlu ve gönüllü geri dönüşü” için ellerinden gelen gayretleri gösterdiklerini belirten Erdoğan, Türkiye’nin 3,5 milyonu Suriyeli olmak üzere yaklaşık beş milyon mülteciye ev sahipliği yaptığına değinerek “Suriyeli kardeşlerimizin gönüllü ve onurlu geri dönüşleri için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz” dedi.

Suriye savaşı ile ilgili Türkiye’de ismi en çok geçen siyasi aktörlerden biri ise dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu. 2014 yılına kadar bakanlık görevini yürüttükten sonra Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olmasıyla başbakanlık koltuğuna oturan Davutoğlu’nun başbakanlık görevine 22 Mayıs 2016’da son verildi. 

Davutoğlu: “Herhangi şekilde kapı kapatmamız söz konusu değil”

Ahmet Davutoğlu, 15 Haziran 2011’de, Suriye ordusunun Cizr el Şuhur bölgesindeki operasyonları nedeniyle Türkiye’ye sığınan Suriyelilerin sayısının dokuz bine ulaşmasının ardından “Suriyeli kardeşlerimize herhangi bir şekilde kapı kapatmamız, (sığınmacı sayısının) 10 binden sonra durması gibi bir şey söz konusu değil” derken Türkiye’ye gelen mülteci dalgasını engelleyecek süreci başlatmayı hedeflediklerini duyurdu.

Davutoğlu, 20 Ağustos 2012’de ise 100 bin sınırını telaffuz etti: “Eğer bize gelen mülteci sayısı 100 bini geçerse, bunları barındıracak yerimiz yok, Suriye sınırları içinde oluşturulacak bir güvenli bölgede Birleşmiş Milletler kampları kurulabilir.”

“1 milyon mülteci 2016 içinde Avrupa’ya gidecekti”

Gelecek Partisi’ni kurduktan sonra ise Davutoğlu, 31 Temmuz 2021’de, başbakanlığı döneminde Avrupa Birliği ile yapılan göçmen anlaşmasını hatırlatarak, “1 milyon mülteci 2016 içinde Avrupa’ya gidecekti” dedi.

Bahçeli: “Sebep oldukları sıkıntılar sınırlar içinde değil”

MHP lideri Devlet Bahçeli ise partisinin 19 Şubat 2013’teki grup toplantısında Suriyeli sığınmacılar için “Evini barkını geride bırakmaya mecbur kalan Suriyeli kardeşlerimizin varlığı tam anlamıyla trajediye dönüşmüştür” dedikten sonra şunları söyledi: “Ne var ki ülkemizde bazı sığınmacıların çıkardığı olaylar, karıştıkları kavga ve sebep oldukları sıkıntılar vatandaşlarımız açısından makul ve üstesinden gelinebilir sınırlar içinde kalmamıştır.”

“Düzensiz göç, adı konmamış bir istiladır”

Bahçeli, 31 Temmuz 2021’de ise “Düzensiz göç, adı konmamış bir istiladır, demografik yapımıza kumpastır. Küresel ve bölgesel güçlerin bu düzensiz göçteki parmak izlerini iyi araştırmak gerekmektedir” dedi, bayram ve tatillerde Suriye’ye giden mültecilerin geri dönmelerine izin verilmemesini istedi.  

“Demografik istikbalimizi düşünmek zorundayız”

MHP lideri, partisinin bugünkü (19 Nisan) grup toplantısında da mülteci sorununu şu sözlerle değerlendirdi: “Demografik istikbalimizi düşünmek zorundayız. Türkiye’de geçici koruma statüsüyle bulunurken asayiş ve toplumsal huzuru kim bozuyorsa, derhal, gözünün yaşına bakılmadan, sınır dışı edilmelidir. Suriyeli sığınmacıların ülkelerinden ayrılışlarına neden olan ağır şartlar ortadan kalkar kalkmaz güvenli ve gönüllü şekilde geldikleri gibi uğurlamak bizim asıl hedefimizdir. Suriye’de ateş söner sönmez, herkes evine Türkiye’nin güvencesi altında kavuşmalıdır. Ülkemizin ekonomik büyümesine katkı sunanlar da başımızın üstündedir. Onlara diyecek bir şeyimiz yok.”

Kılıçdaroğlu: “1 milyon 720 bin Suriyeliyi kendi ülkelerine göndereceğim”

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu 2013’teki açıklamasında, “Çadırlarda kalan Suriyelilerle bir sorunumuz yok” derken “elini kolunu sallayarak kente gelenler” için önlem alınmasını istedi. Kılıçdaroğlu 2014’te ise Suriyelileri “ülkelerine geri göndereceğini” belirterek şöyle konuştu: “Benim insanım iş bulamıyor, Suriyeliler ucuza çalıştığı için iş buluyor. 1 milyon 720 bin Suriyeliyi kendi ülkelerine göndereceğim ve benim insanıma iş vereceğim ben. İşi bu ülkenin insanına vereceğim.”

“İki yılda memleketlerine uğurlayacağız”

CHP lideri geçen sene ise iktidara geldiklerindeki en önemli beş önceliklerinden birinin “Suriyeli misafirlerle helalleşip iki yılda memleketlerine uğurlamak” olduğunu söyledi.  Kılıçdaroğlu son günlerde ise mülteci meselesi hakkında iktidara daha fazla soru yöneltmeye başladı.  

Hem geçen haftaki hem de bugünkü (19 Nisan) grup toplantılarında konuyu değerlendiren Kılıçdaroğlu, “Biz Suriyeli kardeşlerimizi onların can ve mal güveliklerini sağlayarak kendi ülkelerine kendi iradeleriyle göndereceğiz” dedi. Kılıçdaroğlu geçen hafta Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Göç İdaresi’ne sorular yönelterek yapacağı bir sonraki kurum ziyaretinin de buraya olacağının sinyalini verdi. 

Dün ise Kılıçdaroğlu’nun mülteciler konusunda iktidara yönelttiği dört sorunun yer aldığı pankart, CHP Genel Merkezi’ne asıldı. Pankartta, “Ya cevap ver, ya hesap ver!”, “Neden vatandaşlık dağıtıyorsunuz, neye hazırlanıyorsunuz?” ifadeleri yer aldı.

Meral Akşener: “Suriyeli kardeşlerimizi ülkelerine geri göndereceğiz

Suriyeli mülteciler hakkında İYİ Parti lideri Meral Akşener de farklı vesilelerle açıkamalarda bulundu. Partisini kurmasının ardından, 2018’deki seçimlere üç hafta kala konuya ilişkin görüşlerini paylaşan Akşener, “Biz Suriye ile sorunlarımızı düzelteceğiz. Suriyeli kardeşlerimizi ülkelerine geri göndereceğiz. Arkadaşımız Emevi Camii’nde namaz kılamadı ama ben söz veriyorum 2019’un ramazan ayında mültecilerimizin gittiği Suriye’de onlarla birlikte iftar yapacağız inşallah” dedi.

Suriyelilere sağlık hizmeti, ilaç, doğum, bedava”

Meral Akşener aynı yılın kasım ayında partisinin grup toplantısında ise oldukça sert ifadeler kullanarak mültecilere bedava sağlık hizmeti verildiğini öne sürdü:  

“İş Suriyeli mültecilere gelince Türkiye’nin kaynağı çok. Bu bonkörlük sonucu Suriyeli mülteciler Kilis, Hatay, Urfa ve Gaziantep’te nüfus çoğunluğuna ulaşmak üzere. Bu illerde Suriyelilere ev sahibi, Türk vatandaşlarına el muamelesi yapılıyor. Suriyelilere sağlık hizmeti ilaç doğum bedava, Türk vatandaşları ise sigortasını ödeyebilirse sağlık hizmeti alıyor. Suriyelilere istediği yere dükkan açma hakkı veriliyor. Bir kuruş vergi vermiyor. Türkler iflas edince dükkanlarını Suriyeliler alıyor. Suriyeli öğrencilere bin 200 lira burs veriliyor.”

“Biz gelen insanlara düşmanlık edemeyiz”

Akşener 16 Ağustos 2021’de ise aynı konuya ilişkin şunları söyledi: “4-5 milyon Suriyeli insan olduğu söyleniyor bu ülkede. Biz o gelen insanlara düşmanlık edemeyiz. İktidarının göçmen politikası diye bir politikası yok. Var olan göçmenlerle dövüşmek yerine iktidarın bu konudaki yanlışlığı üzerinde durmak gerekiyor.”

Ümit Özdağ: “Türkiye’de Suriye mafyası oluşmaktadır”

Mülteciler hakkındaki söylemlerini düzenli olarak kamuoyuyla paylaşan ve bu konunun siyasetin gündemine en üst noktadan oturmasına yol açan isim ise Zafer Partisi Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ. İYİ Parti milletvekili iken Suriyeli sığınmacılar için toplam 58.2 milyar dolar harcandığını, bu paranın 51.1 milyar dolarının devlet kaynaklarından sağlandığını, 7.1 milyar doların da Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Birliği (AB) fonlarından harcandığını söyleyen Özdağ, “Türkiye’de Suriye mafyası oluşmaktadır” diye konuştu.

“Tehlikenin farkında değil misin?”

Özdağ kendi partisini kurduktan sonra mülteciler meselesini aynı boyutta ele almayı sürdürdü. Özdağ’ın 1 Nisan 2022’de Şanlıurfa’daki bir kuyumcuyu ziyaret ettikten sonra yaptığı paylaşım da çok tartışıldı. Özdağ kuyumcuyu hedef alan bir Twitter paylaşımı yaptıktan sonra “Bunlardan 900 bin tane daha var. Türkiye, tehlikenin farkında değil misin?” diye sordu.  

“Turist olarak gelirsiniz inşallah”

Özdağ aynı tarihlerde görüştüğü bir başka Suriyeli gence ise şöyle seslendi: “Sizin babanızın, dedenizin topraklarına dönmenizi sağlayacağız. Ben Şam’a savaştan önce geldim, Şam çok güzel. Dünyanın en güzel humusunu siz yapıyorsunuz. Dönmeniz için gereken şartların oluşması lazım, başınıza bir şey gelmemesi lazım. Ondan sonra turist olarak gelirsiniz inşallah.”

Özdağ, 16 Mart’ta kendi YouTube kanalında Türkiye’de iki ana görüş olduğunu savundu: “Türkiye’de iki parti var. Bir tarafta ‘Suriyelileri yollamayacağız’ veya ‘gönüllü yollayacağız’ diyerek yollama taraftarı olmayanlar, ikinci parti de ‘365 gün içinde bütün sığınmacı ve kaçakları kendi ülkelerine yollayacağız’ diyerek Türk milletine namus sözü veren Zafer Partisi. Önümüzdeki seçim bu iki parti arasında referandum olacak.”

Özdağ, bugün (19 Nisan) ise Zafer Partisi Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Partisine katılan eski devlet ve dışişleri bakanlarından Şükrü Sina Gürel’e rozet takan Özdağ, Türkiye’deki sığınmacıların geri dönüşüne ilişkin politikaları konusunda CHP ve AKP’yi eleştirdi, sığınmacıların geri dönüşü için Esad yönetimiyle görüşme sürecini başlatacaklarını söyledi:  

“Adana Mutabakatı’nı imzalayan hükümetin, devlet ve dışişleri bakanı olan Sayın Şükrü Sina Güler Zafer Partisi’ne katılmıştır. Yarın, Dışişleri Bakanlığı’yla Suriye İşleri Genel Müdürlüğü’yle partimizin yetkilileri bilgi vermek için ilk görüşmeyi yapacaklardır. Bunu takip eden süreçte sayın bakanımızın başkanlığında bir heyet, Şam’da ilgililerle görüşmek üzere diplomatik temas sürecini başlatacaktır.”

Hatay Belediye Başkanı Lütfü Savaş: “Reyhanlı’da 12 ilçemizin nüfusundan daha fazla Suriyeli yaşıyor”

Hatay Belediye Başkanı Lütfü Savaş da mülteci akınının şehrin demografik yapısını bozduğunu savundu. Konuya ilişkin bugün açıklamalarda bulunan Savaş, şehirdeki Suriyeli nüfusuna ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Hatay, 1 milyon 671 bin nüfusa sahip. Suriyeli nüfusun 450-550 bin civarında olduğunu açıklayan resmi rakamlar var. Resmi olmayan rakamlarda ise 100 binden 300 bine kadar insanın olduğu konuşuluyor. Sadece Reyhanlı’da en son açıklanan Türk nüfusu 98 bin 500. Suriyeli nüfus ise 131 bin civarında. Reyhanlı’da 12 ilçemizin nüfusundan daha fazla Suriyeli yaşıyor. Suriyelilerin doğum oranı da oldukça fazla.”

“Bu bir millî meseledir”

Meselenin “milli“ olduğunu ve herkesin sorunun çözümünü konuşması gerektiğini vurgulayan Savaş, “Bu sorun sadece toplumun veya partinin sorunu değil hepimizin sorunu. Herkes bu sorundan dolayı rahatsız ve gelecek ile ilgili kaygılı durumda. Bu bir milli meseledir ve hepimizin bu sorunu konuşması lazım. Gelecekte çocuklarımıza kâbus dolu ortam bırakmamak ve çocuklarımızın geleceğini karartmamak için hepimizin yapması gereken bu sorunu konuşmak ve birlikte çözmektir” diye konuştu.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus