Financial Times’tan seçim analizi: “Türkiye’de muhalefet şampiyonunu arıyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Dünya çapında prestij sahibi İngiltere merkezli ekonomi gazetesi Financial Times, Türkiye’de muhalefet ittifakının cumhurbaşkanı adayı arayışlarını haberleştirdi. “Erdoğan’ı yenmek: Türkiye’de muhalefet bir şampiyon arıyor” başlığı ile yayımlanan makaleyi Medyascope sizin için Türkçe’ye çevirdi.

Erdoğan’ı yenmek: Türkiye’de muhalefet bir şampiyon arıyor” başlıklı makalede, Türkiye’de Haziran 2023’te düzenlenecek olan seçimlerde AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısına muhalefet partilerinin kimiaday olarak gösterileceği konusunda öngörüler paylaşıldı.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçen hafta TBMM’de yaptığı “Ya bana katılın ya da yolumdan çekilin!” sözlerini hatırlatan gazete, “Eğer Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı koltuğundan indirecek kişi olduğu konusunda şüphe duyan varsa, bu şüpheler geçen hafta Meclis kürsüsünde dağıtıldı” ifadelerini kullandı.

“Muhalefet partilerini birleştiren kişi”

Kılıçdaroğlu’nun 2010’dan itibaren Türkiye’nin en büyük ana muhalefet partisi CHP’yi yönettiği hatırlatılan analizde, kendisinin birkaç yıl içinde büyük bir dönüşümden geçtiği vurgulandı. Buna örnek olarak da 2019 yerel seçimlerinde Türkiye’nin en büyük şehri İstanbul ve başkent Ankara’daki zaferi gösterildi ve şu ifadelere yer verildi:

“En önemlisi ise Kılıçdaroğlu, ülkeyi önce başbakan ardından cumhurbaşkanı olarak neredeyse 20 yıldır yöneten Erdoğan’a karşı dağınık muhalefet partilerini birleştirip bir arada tutmanın mimarı olarak görülüyor.”

Siyasi analistlere göre muhalefetin birlikte çalışma kararı, Türkiye ekonomisinin durumu ve ülkedeki 3,6 milyon mülteci üzerindeki tartışma ile bir araya geldiğinde, Erdoğan’ın rakiplerine bugüne kadarki en yüksek zafer şansını sunuyor.

Alman Uluslararası İlişkiler ve Güvenlik İşleri Enstitüsü’nde konuk akademisyen Berk Esen, mevcut koşulların tarihi bir değişim için olgunlaştığını şu sözlerle belirtiyor:

“İktidar partisi bölünmüş durumda, muhalefet ise bir araya geliyor. Ekonomik durum ciddi manada kötüleşiyor ve Erdoğan’ın bu döngüyü nasıl tersine çevirebileceğini göremiyorum.”

Haberde hayati seçimin Haziran 2023’ten daha önce yapılması beklenirken, ittifakın sahip olduğu bu fırsatı riske atacağına dair giderek artan kaygılardan da söz ediliyor. Rusya’nın Ukrayna’ya açtığı savaşın da bu kaygıları körüklediği, dünya genelinde artan petrol ve doğalgaz fiyatlarının da Türkiye ekonomisine darbe vurduğu vurgulanan analizde, Türkiye’nin Batı ülkeleri ile yıllardır gerilim dolu ilişkilerinin düzelmeye başladığı ve NATO içinde daha güçlü bir ortak haline geldiği belirtiliyor.

Makalede şu ifadeler yer alıyor:

Erdoğan, Kiev ve Moskova arasında arabuluculuk rolü oynama fırsatını değerlendirdi ve bir yandan Putin’i öfkelendirmemeye dikkat ederken bir yandan da Türk karasularını ve hava sahasını Rus ordusuna kapattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadının ortak olduğu bir savunma şirketi Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’ne silahlı insansız hava araçları (SİHA) sağladı. Etkisi kaybolmaya başlamış gibi gözükse de Cumhurbaşkanı, krizin kendisinin önemli uluslararası aktör imajına katkı sağlamasıyla mart ayındaki anketlerde küçük bir yükseliş gördü.

Makalede, geçen ay Macaristan’da düzenlenen seçimlerde altı muhalefet partisinin bir araya geldiği ve ortak bir aday çıkardığı fakat bu adayın Viktor Orban’ı mağlup etmekte başarısız olduğu da hatırlatıldı. Muhalefetten bir isim, Financial Times’a verdiği demeçte şunları söyledi: “Bana geçen yıl sorsaydınız, ‘Bu iş çantada keklik, Erdoğan kaybedecek’ derdim. Şimdi ise çok daha az eminim.”

Devlet adamı, deli fişek, oyun kurucu: “Adaylıkta yanıp tutuşuyor”

Makalade, muhalefetten bazılarının en büyük korkusunun ise Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan’a karşı kendisini aday göstermekte ısrar edeceği ve Erdoğan’a karşı kaybedeceği olduğu vurgulandı. CHP ile çalışan beş diğer muhalefet partisinin birinden üst düzey bir yetkili Kılıçdaroğlu’nun adaylık için “yanıp tutuştuğunu” belirtti ve ekledi: “Tüm muhtemel adaylar arasında en iyi cumhurbaşkanının o olacağına dair şüphem yok ancak kazanma şansı en düşük kişi o.

Esen’e göre ise Kılıçdaroğlu “harika bir oyun kurucu” ancak “bir forvet değil.”

Öte yandan analizde, “Muhalefet partileri kimi aday olarak gösterirse göstersin, o kişinin karşısında mart ayında enflasyonunun yüzde 61’e çıkmasına rağmen halen ülkenin en popüler siyasetçisi olan kurnaz ve deneyimli bir siyasetçi çıkacak” ifadeleri de yer aldı.

Mansur Yavaş mı, Ekrem İmamoğlu mu?

2014 yılında Erdoğan’ın 13 puanlık bir fark ile seçimleri kazandığı hatırlatılan makalede, Türkiye’de yapılan son kamuoyu anketlerinin sonuçlarına da yer verildi. Erdoğan’ın karşısında kendisi ile başabaş bir yarışta iki potansiyel adayın seçimleri kazanabileceği ve bu kişilerin de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş olduğu belirtildi. Makalede, Yavaş’ın muhafazakâr ve milliyetçi olduğuna dikkat çekildi ve kendisinin “devlet adamı” imajına sahip olduğu belirtildi.

Eski AKP Milletvekili ve Yavaş’ın önceki seçim kampanyalarından birini yöneten araştırmacı Suat Kınıklıoğlu’nun da görüşlerine yer verilen analizde, Yavaş hakkında şu sözler sarf edildi:

“Türkiye’yi normal rejime geri döndüren adam olarak tarihe harika bir baba figürü şeklinde geçebilir. Bu rolü oynamak da ister.”

Yavaş’ın yanı sıra birçok siyasi analistin İmamoğlu’nu daha güçlü bir aday olarak gördüğü vurgulanan analizde, “51 yaşındaki lider, Yavaş’a kıyasla siyasetin çok daha içinde ve geniş bir kitleden seçmen desteği alabilir” değerlendirmesinde bulunuldu.

İkinci bir Erdoğan mı?

İstanbul Koç Üniversitesi’nde siyasetbilimci Ali Çarkoğlu ise İmamoğlu’nun adaylığını şöyle yorumladı: “İmamoğlu popüler, genç ve enerjik. Erdoğan’la başa çıkabilir ve Erdoğan onun karşısında yaşlı kalır. Zaman zaman öfkesini kaybettiği oluyor ancak Türk siyasetinde bu, iyi bir özellik bile sayılır.”

İmamoğlu’nun Erdoğan’ın yarattığı başkanlık sistemini lağvetmek için çok hırslı olduğu belirtilen haberde, küçük muhalefet partilerinden bir siyasetçinin “Kendisi ikinci bir Tayyip Erdoğan olabilir. Bunu kimse istemez. Göreve bir kere geldiğinizde tüm o güçle istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz” yorumuna yer verildi. 

İmamoğlu’na yakın bir isim ise konuya ilişkin gazeteye verdiği demeçte, “Erdoğan ve İmamoğlu’nun tek ortak noktaları ikisinin de Karadenizli olması ve gençliklerinde futbol oynamaları. Bu iki şey dışında hiçbir ortak yönleri yok” diye konuştu.

Öne çıkan bu iki kişinin yanı sıra bir de Kılıçdaroğlu’nun adının geçtiği hatırlatılan haberde, CHP liderinin son zamanlarda yükselen fiyatları protesto etmek için elektrik faturasını ödememek gibi eylemlerine de yer verildi. Fakat bu eylemlere rağmen Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan’ı yenmek için gerekli karizmaya sahip olmadığı vurgulandı.

Gizli pazarlıklar

Analizde muhalefetin adayının “altılı masa” olarak bilinen muhalefet liderlerinin kapalı kapılar ardındaki toplantılarda belirleneceği ve masadaki en güçlü ikinci lider olarak İYİ Parti lideri Meral Akşener’in kritik bir rol oynayacağı vurgulandı. İYİ Parti’den üst düzey bir yetkili FT’ye verdiği demeçte, Akşener’in Erdoğan’ı ilk turda kolayca yenebilecek ve bir ikinci tura kalmadan zafer elde edebilecek bir aday aradığını aktardı.

Makalede HDP’ye de geniş bir yer ayrıldı. Analizde, “Türkiye’nin en büyük Kürt azınlık partisinden onay almak gerekiyor. Seçimlerde yüzde 12 oy alması beklenen parti şu an bir ittifakın içinde değil” ifadeleri yer aldı. Diyarbakır merkezli Rawest Kürt Çalışmaları Merkezi’nin yöneticisi Reha Ruhavioğlu’na göre bu üç isim arasından Kılıçdaroğlu veya İmamoğlu’nun HDP tabanını çekme şansı daha yüksek.

Son anketlerin ardından Kılıçdaroğlu’nun muhalifleri kendisinin zamanla anketlerde rakipleriyle farkı kapatacağına inandığını ve bu sebeple süreci bilerek uzattığından şüphelendiğinin vurgulandığı analizde, “Bu isimlere göre Kılıçdaroğlu ve müttefikleri adaylık ısrarları ile tarihi bir hesaplama hatasında bulunuyor” ifadeleri yer aldı.

CHP İstanbul Milletvekili Fethi Açıkel ise gazeteye verdiği demeçte, bu görüşe katılmadı ve parti yönetiminin nelerin risk altında olduğunu bildiğini belirtti:

“Elbette hepimiz için doğal aday o ve aday gösterilirse bundan kaçmayacaktır. Ancak şunu unutmayın, geçen seçimlerde kendisi yerine başka adayların yarışmasına izin verdi. Hem çok stratejik hem de çok alçakgönüllü birisi, kazanmamız gerektiğini biliyor.”

Pek çok Kılıçdaroğlu destekçisi gibi Açıkel de parti liderinin son yıllarda Türk demokrasisi için yaptıklarından sonra adaylığı “hak ettiğini” düşünüyor. Ancak eleştirmenler bunun Erdoğan’ı Türk siyaseti üzerindeki tahakkümünü kırmak için yeterli olmadığını savunuyor.

Kaynak: Financial Times

Derleyen: Alp Selim

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus