İzmir-Seferihisar’da jeotermal tesisinden dereye zehirli deşarj suyu salınıyor iddiası: “Dere yatağından yoğun bir buhar yükseldiği görülüyor, bu görüntülerin açıklamasının yapılmasını istiyoruz”

İzmir’in Seferihisar ilçesinde Orhanlı ve Kavakdere köylerinin arasında bulunan RSC elektrik üretim şirketine ait bir jeotermal tesisinde, yeraltından çıkarılan zehirli deşarj suyunun bölgedeki dere yatağına salındığı iddia ediliyor. Orhanlı Köyü Derneği’nin bölgedeki dereden çıkan dumanı gösteren video paylaşımıyla gündeme gelen konu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Çevre Komisyonu üyesi Murat Bakan tarafından verilen soru önergesi ile TBMM gündemine taşındı.

Orhanlı Köyü sakinleri tarafından Facebook üzerinde oluşturulan “Orhanlı Köyü Kültür Doğa Gençlik ve Spor Kulübü Derneği” adlı hesaptan 8 Mayıs 2022’de yapılan paylaşımda, jeotermal tesisin ve bitişiğindeki dereden yükselen dumanın görüldüğü videonun yanı sıra şu açıklama bulunuyor:

İzmir Valisi’ni göreve çağırıyoruz! Seferihisar Kavakdere Mahallesi’nde RSC Elektrik Üretim İnşaat A.Ş’ye bağlı jeotermal enerji santrali zehirli deşarj suyunu yer altına geri basmak yerine dere yatağına salarak  çalışmalarına devam ediyor. Bu hafta sonu olduğu gibi kamu kurumlarının çalışmadığı zamanda gökyüzüne buharını, dere yatağına deşarj sularını salmayı fırsat bilen şirket, kuralsız şekilde çalışmalarını sürdürüyor. Tüm canlıların yaşamını tehdit eden şirketin çalışmalarının ivedilikle durdurulması gerekiyor. Kamu kurumlarını bu yasa dışı çalışmaya karşı göreve davet ediyoruz.”

Meclis gündemine taşındı

Konuyu verdiği soru önergesiyle Meclis gündemine getiren CHP İzmir Milletvekili ve TBMM Çevre Komisyonu üyesi Murat Bakan, Medyascope‘a şu açıklamalarda bulundu:

“Orhanlı Köyü Derneği, sosyal medya hesabından bir video yayınladı. Videoda net olarak dere yatağından yoğun bir buhar yükseldiği görülüyor. Bu görüntülerin açıklamasının yapılmasını istiyoruz. Yükselen bu yoğun buhar nedir? Havaya zehirli gaz salınıyor mu? Su kaynaklarına zehir karıştı mı?”

“Mesai saatleri dışında yapılıyor”

Bakan, bölge halkının ilgili kurumlara şikayetlerde bulunduğunu ancak sonuç alamadığını da belirtti:

“Orada yaşayan halk durumu ilgili kurumlara ve jandarmaya bildiriyor ancak sonuç alamadıklarını ifade ediyor. Jandarmaya bildirdiklerinde ‘Bu bizim görevimiz değil, bununla ilgili bir tutanak tutma yetkimiz yok’ cevabını aldıklarını söylüyorlar. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne de bildirmişler, orası da ‘Hafta sonu mesaimiz yok, hafta içi saldıklarında bizi çağırın’ diye yanıt vermiş. Fakat bölge halkı şirketin dere yatağına zehirli suyu mesai saatleri dışında saldığını söylüyor.”

Murat Bakan

 

“Önergemize yanıt bekliyoruz”

Soru önergesinde “Konuyla ilgili bir denetim/inceleme yapıldıysa elde edilen sonuç ne olmuştur? Yapılmadıysa gerekçesi nedir?” diye soran Murat Bakan, önergeye yanıt beklediğini söyledi:

Konuyu Meclis’e taşıdım ve ilgili bakandan bu iddialarla ilgili olarak bir açıklama yapmasını istedim. Ayrıca burada yapılan denetimlerin detaylarını da açıklamasını istedim. Önergemize yanıt bekliyoruz. Ayrıca bölgedeki halktan bilgi almaya da devam ediyoruz. Gücünü halktan, yetkisini anayasa ve Meclis İçtüzüğü’nden alan milletvekilinin denetim yetkisi vardır. Denetim görevimizi yerine getirmekle yükümlüyüz. Bize güvenip oy veren ya da hiç oy vermeyen herkesin derdine derman olmak, hak ve adalet mücadelesine omuz vermek zorundayız. Biz dağın, taşın, derenin, gölün, ağacın yani tüm doğanın da hakkını, hukukunu korumakla da görevliyiz. Yapılan ve yapılmayan tüm denetimlerin takibini yapıyoruz.

“Bu düzen yakında sona erecek”

Bakan, sözlerine şöyle devam etti:

Geçenlerde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum bir önergeme verdiği yanıtta, geçen yıl yapılan denetimlerin cumhuriyet tarihinin en yüksek denetim sayısı olduğunu iddia etti. Şaşırdım. Bu kadar yüksek sayıda denetim yapılması, bu kadar yüksek miktarda cezai işlem uygulanması, bakanlığın denetim görevindeki başarısından çok ciddi bir denetimsizliğe işaret ediyor. Zira bir yandan bu kadar çok denetim yapılırken, diğer yandan bu kadar çok çevre kirliliğinin ve çevre felaketinin yaşanması nasıl izah edilir? AKP’nin bu ülkeye verdiği en büyük zararlardan biri denetim mekanizmalarının bizzat kendileri tarafından felce uğratılması oldu. Denetim yapılmıyor, yaptırımlar uygulanmıyor, uygulanan yaptırımların akıbeti takip edilmiyor. Bu da herkesin bir şekilde kendi gemisini kendi bildiği gibi yüzdürmesine sebep oluyor. Hukuk tanımaz, hesap vermez, sorumluluk almaz iktidar sahipleri, bu ülkeye, bu ülkenin insanına, bu ülkenin suyuna, toprağına, havasına, doğasına geri dönüşü mümkün olmayan zararlar veriyor, iyileşmesi mümkün olmayan yaralar açıyor. Bu düzen çok yakında sona erecek. Hiç kolay olmayacak ancak hep birlikte bu yıkımın enkazını kaldıracağız.

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus