Bulgaristan’da yakalanan Levent Göktaş kim, Sedat Peker ve Hablemitoğlu suikastıyla ilişkisi ne?

Türkiye’nin talebiyle hakkında kırmızı bülten çıkarılan emekli Albay Mustafa Levent Göktaş bu sabah saatlerinde Bulgaristan’da yakalandı. Necip Hablemitoğlu suikastının şüphelilerinden Göktaş’ın Türkiye’ye iade sürecinin başlaması bekleniyor. Ancak Göktaş hakkındaki iddialar yalnızca Hablemitoğlu suikasıtyla sınırlı değil. İşte Türkiye’nin önde gelen iş insanlarından İnan Kıraç’ın avukatlığını yapan, Ergenekon soruşturmaları sırasında beş sene cezaevinde yatan ve organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in de hakkında bazı iddialar öne sürdüğü Levent Göktaş hakkında bilinenler.

Türkiye’nin talebiyle iki gün önce hakkında kırmızı bülten çıkarılan firari emekli Albay Levent Göktaş, Bulgaristan’ın Svilengrad şehrinde yakalandı. Necip Hablemitoğlu suikastının şüphelileri arasında yer alan Göktaş’ın iade sürecinin başlaması bekleniyor. Adı siyasî davalarda da anılan Göktaş hakkındaki iddialar ise oldukça karmaşık.

1980’de Kara Harp Okulu’undan mezun olan Levent Göktaş 25 sene TSK’nın farklı kademelerinde görev yaptı. Necip Hablemitoğlu’nun öldürüldüğü 2002’de Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda Muharebe Arama Kurtarma (MAK) alay komutanı olarak görev yapan Levent Göktaş’ın, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın Suriye’den çıkarılmasında ve 1999’da Kenya’dan Türkiye’ye getirilmesinde görev aldığı da yazılmıştı.

Levent Göktaş, TSK’da çalıştığı dönemde üç üstün cesaret ve bir de feragat altın madalyası aldı. 2005’te emekli olduktan sonra 2006’da avukatlık yapmaya başlayan Göktaş, 2009 yılında Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklandı. 23 yıl 7 ay hapse mahkûm edilen Göktaş, özel yetkili mahkemelerin kaldırılması ve tutuklulukta azami sürenin beş yıla indirilmesinin ardından Anayasa Mahkemesi’nin verdiği hak ihlali kararı sonrasında Mart 2014’te tahliye edildi.

SBK ve İnan Kıraç arasındaki ihtilafı çözdüğünü savunmuştu

Tahliye edildikten sonra avukatlık yapmaya devam eden Göktaş’ın belki de en fazla tanınan müvekkili, Türkiye’nin önde gelen iş insanlarından İnan Kıraç. Levent Göktaş, uzun süre Koç Holding’de üst düzey yöneticilik yapan Kıraça Holding’in kurucusu İnan Kıraç ile Avusturya’da tutuklandıktan sonra ABD’ye iade edilen ve kara para aklamakla suçlanan Sezgin Baran Korkmaz arasındaki ihtilafı çözen kişi olduğunu iddia etmişti.

Sezgin Baran Korkmaz, 29 Eylül 2020’de Kıraça Holding’in ana hissedarlarından Lüksemburg merkezli Silcolux Investment’a ait tüm hisseleri 82 milyon dolar karşılığında satın alarak Kıraça Holding’in yüzde 45 payına sahip olmuştu. Korkmaz, Kıraça Holding vasıtasıyla Karsan A.Ş.’de yüzde 28,5’lik pay elde etmişti. 

30 Eylül 2020’de ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği’nden aralarında Korkmaz’ın da bulunduğu 14 kişi ve 21 şirketin malvarlıklarına el konulmasını talep etti. Ancak 17 Ekim 2020’de şüphelilerin ve şirketlerinin banka hesapları üzerindeki tedbirler kaldırıldı.

Geçen sene yayınladığı videolarla Türkiye gündemi sarsan organize suç örgütü lideri Sedat Peker, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Sezgin Baran Korkmaz ile İçişleri Bakanlığı’nda görüştüğünü ve İnan Kıraç’tan alacağı 45 milyon doları bırakarak yurtdışına çıkmasını istediğini iddia etmişti. 6 Aralık 2020’de yurtdışına kaçan Sezgin Baran Korkmaz, 2021 başında Türkiye’ye geleceğini açıklamasına rağmen geri dönmedi. 

Hisseler Levent Göktaş’a devroldu

Korkmaz’ın Karsan A.Ş. ve Kıraça Holding’deki hisseleri yaklaşık iki ay sonra İnan Kıraç adına Levent Göktaş’a devredildi. Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamada ise Karsan’ın şirket sermayesinde dolaylı olarak payların yüzde 28,56’sına Silcolux’un sahip olduğu ve Silcolux paylarının tamamının 28 Ocak 2021’de İnan Kıraç hesabına Levent Göktaş tarafından imzalanan pay devir sözleşmesi uyarınca Levent Göktaş’a devrolduğu belirtildi.  

Kıraç: “Hisseleri 6 milyon dolara geri aldık”

Sezgin Baran Korkmaz’ın ABD’nin talebiyle 19 Haziran’da Avusturya’da tutuklanmasından üç gün sonra basına demeç veren İnan Kıraç, “Ben şirketlerimi ayakta tutmak zorundayım ve o hisseleri kaybedemezdim. Haliyle geri almak için hukuki yollara başvurduk. Onlar bize alacak davası açarken biz de Silcolux’un satışı konusunda dava açtık. Hukuki sürecin sonunda 6 milyon dolar karşılığında hisselerimizi geri aldık” demişti.

Göktaş: “Hisseleri emanetçi olarak aldım”

Levent Göktaş ise yaşanan süreci şöyle anlatmıştı: “Sezgin Baran Korkmaz, FaceTime ile bağlandı ve karşılıklı anlaşma yapıldı. 15 Ocak 2021’de icra olayından feragat etti. Ben de emanetçi olarak hisseleri aldım. Yani hisseler İnan Kıraç Bey’in.”

Levent Göktaş ile benzer zamanlarda cezaevine girip aynı tarihte tahliye olan bir başka kişi ise Sedat Peker. 10 yıl hapis cezası alan Sedat Peker de tıpkı Göktaş gibi uzun tutukluluk süresinin beş yıla indirilmesinin ardından İstanbul 21’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tahliye edilmişti. Göktaş’a yurtdışına çıkış yasağı getirilirken Peker hakkında herhangi bir adli kontrol şartı getirilmemişti. 

Bir yıldan uzun süredir paylaşımlarıyla gündemi belirleyen Sedat Peker, yaklaşık bir buçuk ay önce Göktaş’ı da hedef almıştı. 24 Temmuz’da Levent Göktaş adına açılan Twitter hesabından bazı paylaşımlar yapılmasının ardından avukat Hüseyin Ersöz, hesabı kullanan kişinin Levent Göktaş olmadığını açıklamıştı. Göktaş’ın avukatı Ersöz, Göktaş’ın ailesiyle birlikte hesabın kapatılması için başvuruda bulunduklarını duyurmuştu. Bunun üzerine söz konusu Twitter hesabı kapatılmıştı.

Twitter üzerinden paylaşımlarda bulunan Sedat Peker ise hesabın Göktaş’a ait olduğunu ve bir telefon trafiği sonrasında hesabı kendisinin kapattırdığını belirtmişti. O tarihten sonra da Levent Göktaş hakkındaki iddialarına devam eden Peker, Göktaş’ın kaçış görüntülerinin kendisinde bulunduğunu iddia etmişti. Hakkında gözaltı kararı verilen Göktaş’ın evine polislerin 8 Haziran günü saat 07:30’da gittiğini ve Göktaş’a “adeta kaçması için zaman tanıdıklarını” belirten Peker, “Bu görüntülerin kopyasına sitedeki arkadaşlardan ulaştım, bir kopyası bende var. Şu an yayınlamamamın sebebi devam eden tahkikata zarar vermemek. Eğer ki polis arkadaşlar bu görüntüleri dosyaya eklemezlerse vakti geldiğinde ben yayınlayıp herkese göstereceğim” demişti.

Hablemitoğlu suikastı ve Levent Göktaş

Levent Göktaş, araştırmacı yazar Necip Hablemitoğlu’nun 18 Aralık 2002’de Ankara’da uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürülmesine ilişkin başlatılan soruşturmanın şüphelileri arasında.

Necip Hablemitoğlu

Soruşturmaya göre hiyerarşik olarak şüpheli şemasının en üstünde Enver Altaylı ve Mustafa Özcan yer alıyor. FETÖ’nün üst düzey yöneticilerinden biri olarak bilinen Mustafa Özcan firari durumda. Özcan, FETÖ çatı iddianamesinde örgütün Fethullah Gülen’den sonraki en etkili ismi olarak tanımlanmıştı. 

Enver Altaylı’nın yargılandığı ve 49 celse süren davada ise karar 8 Kasım’da belli oldu. Altaylı’ya “askeri ve siyasi casusluk” suçundan 13 yıl dört ay, “FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği” suçundan 10 yıl olmak üzere toplam 23 yıl dört ay hapis cezası verilmişti. Altaylı ve Özcan’ın suikast emrini veren kişiler olduğu üzerinde duruluyor.

Şemanın bir alt kısmında ise emekli Binbaşı Fikret Emek ile Levent Göktaş bulunuyor. Bu iki ismin ise suikastın koordinasyonunu sağlayan kişiler olduğu düşünülüyor. Ahmet Tarkan Mumcuoğlu ve Nuri Gökhan Bozkır’ın ise tetiği çeken kişiler olabileceği düşünülüyor.

Soruşturma kapsamında Nuri Gökhan Bozkır ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle 3 Şubat’ta altı kişi gözaltına alınmıştı. Üç kişi ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılırken ikisi 15 Şubat’ta tutuklanmış, biri ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. 8 Haziran’da ise dokuz kişi hakkında gözaltı karar verilmişti. Emekli Binbaşı Fikret Emek, emekli Yüzbaşı Ahmet Tarkan Mumcuoğlu, emekli Astsubay Kamil Metin, Bülent Kutsal, Altan Bora, Memiş Aytekin ve Osman Tuncer Ankara Emniyet Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınırken Levent Göktaş ve Tan Dervişoğlu yakalanamamıştı.

8 Haziran’da hakkında gözaltı kararı çıkarılan Levent Göktaş’ın evi aranmış ancak kendisi bulunamamıştı. Yurtdışına çıkan Göktaş’tan avukatı Hüseyin Ersöz de o tarihten beri müvekkiliyle temas kuramadığını söylemişti. O günden beri aranan Levent Göktaş hakkında Türkiye’nin talebiyle 31 Ağustos’ta kırmızı bülten çıkarıldı. Göktaş bu sabah saatlerinde Bulgaristan’ın Svilengrad şehrinde yakalandı.

Göktaş’ın iade sürecinin kısa zaman içinde başlaması bekleniyor. Konuyla ilgili açıklama yapan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “İade konusunda iki yöntem var, deport edebilirler ya da mahkeme süreci işler. İki süreci de takip ediyoruz” dedi. Levent Göktaş’ın Türkiye’ye iade edilmeyi istemesi halinde iade işleminin kısa sürede tamamlanması bekleniyor. Ancak Göktaş iadeyi talep etmezse Bulgaristan iç hukuku da devreye girecek ve Göktaş için bir iade yargılaması yapılacak. Göktaş’ın Türkiye’deki avukatı Hüseyin Ersöz, Levent Göktaş’ın Türkiye’ye iade edilmesine dair bir talebi olup olmadığını bilmediğini belirtirken Bulgaristan’da da bir avukatı olduğunu ve Bulgaristan’daki işlemlerinin bu avukatı aracılığıyla sürdürüleceğini ifade etti.

Göktaş’ın iadesi suikast soruşturmasını nasıl etkiler?

Hablemitoğlu ailesinin avukatı Ersan Barkın, Göktaş’ın yakalanmasının suikast soruşturmasını nasıl etkileyeceğini Medyascope’a değerlendirdi. Normal şartlarda iki hafta içinde iddianamenin hazırlanmasını beklediğini ancak bu sabah yaşanan gelişmenin tarihi değiştirebileceğini belirten Av. Ersin Barkın şöyle konuştu:

“Levent Göktaş’ın yakalanması oldukça önemli. Savcıların da Göktaş hakkındaki iddialar yerine onun da ifadesini alarak iddianame hazırlamak istediklerini düşünüyorum. Ancak bu biraz da iade sürecinin gidişatına bağlı olarak netleşir. Eğer iadesinin fazla vakit alacağı öngörülürse o zaman iddianame yazılır, aksi halde Göktaş’ın Türkiye’ye getirilmesi beklenir.”

Göktaş’ın iadesi için net bir süre öngörmenin mümkün olmadığına da değinen Barkın, Türkiye ve Bulgaristan arasında 26 Mayıs 1930’da imzalanan Suçluların İadesi Anlaşması’nı da hatırlatarak bu anlaşmanın varlığının ve soruşturmanın siyasî değil adli suça yönelik olmasının Göktaş’ın iadesini kolaylaştırabileceğini söyledi:

“İade edilmesinde sorun yaşanacağını düşünmüyorum. Zaten iki ülke arasında suçluları iade anlaşması var. Her ne kadar siyasi sonuçları olsa da bu bir adli suç ve cinayet söz konusu, o yüzden iade işlemlerinin daha hızlı olabileceğini düşünüyorum. Süresini öngörmek için ise bir hafta beklemek lazım.”

Göktaş’tan gazetecilere mektup

Levent Göktaş üç gün önce kendi el yazısıyla yedi sayfalık bir mektup yazarak birkaç yayın organına ulaştırdı. Gazeteci İsmail Saymaz, mektubun doğrudan muhatabı olmadığını aktararak mektubu yayımladı. Göktaş, Necip Hablemitoğlu ismini ilk kez hakkındaki soruşturma vasıtasıyla duyduğunu ve suikast ile hiçbir ilgisi olmadığını savundu.

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus