İran’da son 3 yılın en büyük kitlesel protestosu: “Mollaların gitmesini istiyoruz”

İran protestolar

İran’da ulusal para birimi İran riyalinin tarihi değer kaybının ardından başlayan protestolar beşinci gününe girdi. Hayat pahalılığına tepki olarak başlayan protestolar, giderek rejim karşıtı bir hale geldi. Ülke genelinde esnaf kepenk kapattı, üniversitelerde dersler ve akademik faaliyetler durma noktasına geldi.

İran’da derinleşen ekonomik kriz, son yılların en geniş çaplı protesto dalgasını tetikledi. Ulusal para birimi riyalin serbest piyasada dolar karşısında tarihi seviyelerde değer kaybetmesinin ardından başlayan protestolar, başkent Tahran’dan ülkenin birçok kentine yayıldı.

Dördüncü gününe giren protestolarda esnaf kepenk kapattı, protestocular sokakları trafiğe kapattı.

İsfahan’da tekstil ticareti ile uğraşan ve güvenlik gerekçesiyle takma isim kullanan Alborz, geçim koşullarının dayanılmaz hale geldiğini söyledi. Dört çocuk babası Alborz, riyalin rekor düzeyde değer kaybetmesinin kendisi için “son kırılma noktası” olduğunu belirtti.

Çocuklarım ne yiyecek? Ekmek almak için bavulla para mı taşımamız gerekiyor? Bu size normal mi geliyor?” diye soran Alborz, yaşananların yalnızca ekonomik değil, siyasi bir çöküş olduğunu söyledi.

Tahran’da bir döviz bürosu.

28 Aralık Pazar günü İran riyali dolar karşısında 1 milyon 420 bin seviyesine kadar gerileyerek altı ayda yüzde 56’dan fazla değer kaybetti. Bu düşüş, zaten yüksek seyreden enflasyonu daha da tırmandırdı. Gıda fiyatlarının geçen yılın aynı dönemine kıyasla ortalama yüzde 72 arttı. Ağır uluslararası yaptırımlar, İran’ın dövize ve yurt dışındaki dondurulmuş fonlara erişimini zorlaştırırken, ithalata bağımlılık krizi daha da derinleştirdi.

Protestolar nasıl başladı?

Protestolar Tahran’daki Kapalı Çarşı esnafının greve gitmesiyle başladı, kısa sürede başkentin dışına yayıldı. BBC Farsça Servisi tarafından teyit edilen görüntülerde Kerec, Hamedan, Keşm, Malard, İsfahan, Kirmanşah, Şiraz ve Yezd’de gösteriler düzenlendiği, polisin kalabalığı dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullandığı görüldü.

AFP, yetkililerin 31 Aralık Çarşamba gününü “enerji tasarrufu” gerekçesiyle tatil ilan etmesinin ardından Tahran sokaklarının büyük ölçüde sakin olduğunu bildirdi.

Okullar, bankalar ve kamu kurumları kapatılırken, resmi haber ajansı IRNA, başkentteki iki üniversitenin gelecek hafta derslerini çevrim içi yapacağını duyurdu.

AFP, 30 Aralık’ta başkent ve diğer kentlerde en az 10 üniversitenin öğrencilerinin protestolara katıldığını aktardı.

Gösteriler sırasında “Diktatöre ölüm”, “Kadın, yaşam, özgürlük” ve “Mollalar gitsin” sloganları atıldı.

Bazı gruplar 1979 İslam Devrimi’nde devrilen Şah Muhammed Rıza Pehlevi’nin oğlu Rıza Pehlevi lehine sloganlar attı. ABD’de yaşayan Rıza Pehlevi, X hesabından yaptığı paylaşımda protestolara destek verdi.

Hükümetten diyalog çağrısı

İran yönetimi, protestolar sürerken temkinli mesajlar vermeye çalışıyor.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, protestocuların “meşru taleplerinin” dinlenmesi gerektiğini söyledi ve İçişleri Bakanı’na, eylemcilerin temsilcileriyle görüşülmesi talimatı verdi.

Pezeşkiyan ayrıca Merkez Bankası Başkanı Muhammedreza Farzin’in istifasını kabul ederek yerine eski Ekonomi ve Maliye Bakanı Abdolnasser Hemmati’yi atadı.

Ancak sokaktaki hava bu çağrılara mesafeli. Protestocular, güvenlik güçlerinin sert müdahalesine dikkat çekerek hükümete güvenmediklerini söyledi.

Tahran’da bir protestocu, güvenlik güçleri tarafından metal saçmayla vurulduğunu iddia etti. 19 yaşındaki üniversite öğrencisi Farhad, “Eğer konuşmak isteselerdi gaz sıkmaz, insanlara ateş etmez, 2023’te protestocuları idam etmezlerdi. Biz konuşmak istemiyoruz, mollaların gitmesini ve demokrasi istiyoruz” dedi.

Protestolar sürerken, İran Devrim Muhafızları Ordusu yaptığı açıklamada her türlü “fitne ve güvenlik tehdidine” karşı sert şekilde müdahale edileceğini duyurdu.

Aynı gün ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın nükleer faaliyetlerine yeniden başlayabileceğini öne sürerek, “Eğer öyleyse, onları bir kez daha vururuz” ifadelerini kullandı. Tahran ise nükleer programının barışçıl olduğunu savundu.

Buna rağmen protestocular geri adım atmıyor. Alborz, önümüzdeki günlerde sendikaların da greve katılmasını beklediklerini belirterek, “Yolları kapattık, güvenlik güçlerinin ilerlemesine izin vermedik. Bizi öldürebileceklerini söylediler ama geri çekilmedik. Rejim daha da zayıflayana kadar dükkânlarımızı açmayacağız” dedi.

Kaynak: Guardian

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.