Refah için Hukuk (67):  İBB soruşturması, kara para, kayyumlar ve uyuşturucu operasyonları

Daha İyi Yargı Derneği Başkanı Mehmet Gün, 2025 yılında Türkiye’de öne çıkan yargı gelişmelerini, Medyascope’ta Gamze Elvan’ın sorularıyla değerlendirdi. Gün, İstanbul Büyükşehir Belediyesi soruşturmasından kara para operasyonlarına, kayyum uygulamalarından uyuşturucu soruşturmalarına kadar uzanan süreçte, yargının hem işleyişinin hem de algısının ciddi şekilde tartışıldığını söyledi.

Daha İyi Yargı Derneği Başkanı Mehmet Gün, İBB operasyonlarını, atanan kayyumları ve uyuşturucu operasyonlarını anlattı. Gün, Türkiye’de yolsuzluğun yaygın olduğuna dair güçlü bir kanaat olduğunu belirterek, bununla mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı. Ancak mevcut soruşturmaların yarattığı tabloya da dikkat çeken Gün, “Türkiye’de çok geniş bir yolsuzluk olduğu yönünde bir kamuoyu kanaati var ve bence bu kanaat haksız değil. Yolsuzlukla etkin şekilde mücadele edilmesi gerekiyor. Ama bugün baktığımızda yürütülen soruşturmalar sanki sadece belirli bir kesimi hedef alıyormuş gibi bir görüntü veriyor. Bu soruşturmalar bir yandan yeni bir içtihat kapısı açıyor. Ama diğer yandan sadece muhalefetin bu kapıdan geçirildiği gibi bir durum ortaya çıkıyor. İktidarın kontrolündeki belediyelerde benzer bir sürecin yürütüldüğünü duymadık” diye konuştu.

Ünlülere uyuşturucu soruşturmasında dört
İBB soruşturması, kara para, kayyumlar ve uyuşturucu operasyonları

Yargı bağımsız mı? Kara para operasyonları neden şimdi?

Asıl sorunun sadece tekil davalar değil, sistemin kendisiyle ilgili olduğunun altını çizen Gün, “Bugün Türkiye’de yargının bağımsızlığına dair ciddi bir algı sorunu var. Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun verdiği kararlara karşı bir yargı yolunun olmaması, bu algıyı daha da güçlendiriyor. Ortaya çıkan tablo şu: Cumhuriyet savcılıkları ve yargı mekanizması, yürütmeye bağlıymış gibi algılanıyor. Bu da insanların, iktidarın onay vermediği hiçbir siyasi hareketin alan bulamayacağı yönünde bir düşünceye kapılmasına neden oluyor” dedi.

Son dönemde artan kara para ve bahis operasyonlarına dair de oldukça net sorular soran Gün şunları söyledi: 

“Eğer bugün bu kadar büyük kara para operasyonları yapılıyorsa, o zaman şu soruyu sormamız gerekiyor: Bu paralar daha önce nasıl birikti? Neden o süreçte engellenmedi? Konuştuğumuz rakamlar milyonlar değil, milyarlar. Bir insanın ya da grubun bu kadar parayı nasıl biriktirdiği ve bunun devlet tarafından nasıl fark edilmediği ciddi bir soru işareti. Şimdi bu operasyonlar yapılıyor ama neden şimdi yapılıyor? Bunun arkasında ne var? Bu soruların kamuoyuna açık şekilde anlatılması gerekiyor.”

Kayyum uygulamalarında ne fark var?

Kayyum uygulamalarındaki farklılıkların da hukuk açısından sorunlu olduğunu söyleyen Gün, “Belediyelere kayyum İçişleri Bakanlığı tarafından atanıyor, şirketlerde ise mahkeme kararı gerekiyor. Bu iki uygulama arasında ciddi bir fark var ve bu farkın olması hukuk güvenliği açısından sorunlu. Kayyum atanacaksa, hangi durumda olursa olsun bu kararın mahkeme tarafından verilmesi gerekir. Aksi halde idarenin doğrudan müdahalesi tartışma yaratır” dedi.

Uyuşturucu soruşturmalarında ne oluyor?

Uyuşturucu operasyonlarında ise bambaşka bir sorun alanına işaret ettiğini diyen Gün, “Bir insanın uyuşturucu kullanıp kullanmadığına dair bilgilerin kamuoyuna bu şekilde yayılması kabul edilemez. Bu insanların özel hayatı ve hukuki hakları ihlal ediliyor. Ortaya çıkan şey şu oluyor: İnsanların itibarı yerle bir ediliyor. Daha ortada net bir suçlama yokken, toplum önünde mahkum edilmiş gibi bir tablo oluşuyor. Eğer soruşturma gizliyse, gerçekten gizli tutulmalı. Değilse de o zaman savcılıklar çıkıp açık şekilde neyin soruşturulduğunu anlatmalı. Şu anki durum ikisinin arasında ve bu da ciddi bir sorun” diye konuştu.

Yargı ve siyaset ilişkisi nereye gidiyor?

Gün, tüm bu başlıkların sonunda daha geniş bir çerçeveye işaret ettiğini vurguladı, “Bugün Türkiye’de oluşan algı şu: Yargı, siyasi mücadelelerin bir parçası haline gelmiş gibi görülüyor. Bu algı doğru olsun ya da olmasın, varlığı bile başlı başına bir problem. Bir ülkede alternatif siyasi aktörlerin ortaya çıkamaması, insanların aday olmaktan çekinmesi gibi bir ortam oluşuyorsa, bu sağlıklı bir durum değildir. Yargının bu tartışmaların dışında kalması gerekir” dedi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.