Mehmet Altan ile Türkiye’nin Gidişatı (18): Savaş uzarsa neler olur? | İBB davası ve hukuk

Türkiye’nin Gidişatı’nın “Savaş uzarsa ne olur? İBB davası ve hukuk” başlıklı bölümünde Ruşen Çakır ile Prof. Mehmet Altan İran savaşının uzaması durumunda Türkiye’ye etkilerini ve İBB davasında yaşananları değerlendirdi.

Türkiye’nin Gidişatı programının bu bölümünde Ruşen Çakır, Prof. Mehmet Altan ile İBB davasında yaşananları ele aldı. Altan, İBB davasında ortaya çıkan tablonun, Türkiye’de hukukun artık öngörülebilir ve kurallı bir alan olmaktan çıktığını bir kez daha gösterdiğini vurguladı. Son duruşmada yaşanan bir tartışma nedeniyle mahkemenin ertelenmesine dair Altan, bu durumun yalnızca teknik bir aksama değil, daha derin bir hukuk sorununun parçasını olduğunu söyledi.

Savaş uzarsa neler olur?
Savaş uzarsa neler olur?

Mehmet Altan, Türkiye’de mahkemelerin keyfi davranamayacağını, hukukta her adımın kural ve usule bağlı olduğunu belirtti:

“Hukukta hiçbir şey afaki değildir. Yargıda, mahkemede afaki değildir. Ya iddianame nasıl yazılacağından, mahkemenin nasıl açılacağından, nasıl yoklama yapılacağından bunların hiçbirisi oradaki mahkeme heyeti ve başkanının keyfine kalmış meseleler değildir. Vicdani kanaat denen şey de net biçimde tanımlanmıştır. Burada kural, ilke, uygulama dışında hiçbir şey yapılamaz. Zaten hukuk dediğimiz bir bilimdir ve kişiye, şahsa, mahsa göre de değişmez.”

Bugünkü sorunun yalnızca siyasi değil, aynı zamanda kurumsal bir çürüme sorunu olduğunu nitelendiren Altan, “Bu mahkeme heyeti değil, bu başka bir şey. Şimdi bunların hepsini yaşıyoruz, biliyoruz ama yapılacak tek şey hukuk varmış gibi meşru kalmak, yapı mevzuatta, yargılama hukukunda, ceza hukukunda, anayasada mevcut meseleleri savunmaktır. Ama sen vekâlet sahibi olmadığın halde gidip avukatların yanına oturacağım dediğin vakit, orada yargılananların, içeride bekleyen ailelerin, avukatların, herkesin bir gününü daha kaybettirirsin. Bu fazla bir sorumsuzluk” dedi.

Savaş uzarsa ne olur?

İran savaşınınTürkiye’ye olası etkilerini ele alan Altan, Türkiye’nin İran merkezli çatışmadan uzak durmak istemesinin anlaşılır olduğunu, ancak savaşın uzamasının Türkiye’yi fiilen etkisiz bırakmayacağını söyledi. 

Mehmet Altan, savaşın yalnızca askeri değil, enerji ve ekonomi boyutuyla da okunması gerektiğini vurguladı:

“Bütün bu meseleler aynı zamanda enerji kaynakları üzerinden dönüyor. Petrolün egemenliği sürüyor. Hürmüz meselesi bunun için var ama bu savaş uzadıkça sadece İran ya da İsrail değil, bütün bölge kaybeder. Türkiye de kaybeder. Çünkü petrol ve doğalgazda bu kadar dışarı bağımlı hale gelmiş bir ülkenin böyle bir krizi hafif atlatması mümkün değil.”

Savaşın uzamasının yalnızca dış politik bir mesele olmadığını, Türkiye’nin iç meselelerini de daha görünür hale getirdiğini söyleyen Altan, “Bu savaşlardan hırpalanmayacak bir Türkiye istiyorsan, içeride de hukuk olacak, demokrasi olacak, adalet olacak. İç cepheyi tahkim etmenin yolu hukuk ve demokrasiden geçer. Kürt meselesi hallolmazsa Ortadoğu da huzur bulmaz. Bu yalnızca bir güvenlik meselesi değil. Bu bölgenin geleceğini belirleyen temel bir mesele” diye konuştu.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.