Ruşen Çakır ile Kemal Can Haftaya Bakış’ın bu bölümünde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e hakkında iddialarını değerlendirdi.
Akın Gürlek’in malvarlığı tartışmaları
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Özgür Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e ait olduğunu iddia ettiği malvarlığını açıkladı.
Özel, tapu fotoğraflarını göstererek Gürlek’in toplam değeri 325,5 milyon TL olan şu mülklere sahip olduğunu öne sürdü.
Akın Gürlek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in iddialarını yalanladı; “Kamuoyuna yönelik açık bir algı operasyonu” dedi.
Sosyal medya hesabı X’ten konuya dair açıklama paylaşan Gürlek, 20 yılı aşkın süredir çeşitli kademelerde devlete hizmet ettiğini vurguladı; “Hâkim olan eşim ile birlikte mal varlığı beyanlarımızı ilgili mevzuat çerçevesinde düzenli şekilde yetkili makamlara sunmaktayız” dedi.

Birinci yılında 19 Mart
CHP’nin Ekrem İmamoğlu’nun serbest bırakılması ve erken seçim talebiyle başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 99’uncusu, İmamoğlu’nun tutukluluğunun birinci yılı nedeniyle İBB binasının bulunduğu Saraçhane’de yapıldı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, mitinge eşi Didem Özel ve kızı İpek Özel ile geldi. Özel ailesi otobüse geçerken Ekrem İmamoğlu’nun kızı Beren İmamoğlu ile sarıldı. Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu kürsüden hem duygulu hem coşkulu bir konuşma yaptı; zaman zaman gözyaşlarını tutamadı. Dilek İmamoğlu konuştuğu sırada oğlu Selim İmamoğlu da otobüsün üzerindeydi.
Ekrem İmamoğlu da Silivri Marmara Cezaevi’nden mitinge mektup gönderdi. Mektubu CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik paylaştı.
İmamoğlu mesajında iktidarın serbest ve adil şartlarda seçimi kazanamayacağını söyledi; “Çeyrek asırdır kendilerine verilen bütün kredileri tüketenler tükettiler. Bir daha asla milletin gönlüne giremeyeceklerini biliyorlar. O yüzden siyasi rakiplerini yargı eliyle saf dışı etmek, millî iradeyi baskı altına almak için zalimleştikçe zalimleşiyorlar” dedi.
İBB davasını eleştiren İmamoğlu, “Bu davanın amacı; gerçeği aramak, adaleti sağlamak değil, seçim yenilgisinden kaçma telaşıdır. Ancak böyle davalarda hükmü millet verir. Böyle davalarda son sözü millet sandıkta söyler. 19 Mart 2025 günü bir zafer kazandıklarını, koltuklarını nihayet sağlama aldıklarını zannedenler bugün daha da büyük bir korku ve çaresizlik içindeler. Çünkü hesapları milletten döndü” diye devam etti.
Ruşen Çakır ile Kemal Can, Haftaya Bakış’ta değerlendirdi.








