İSTANBUL (Medyascope / Yağmur Karacimşit) – Sanat takviminin beklenen etkinliklerinden biri olan Artweeks Istanbul, yıl boyu devam edecek “Project” serisinin ilk edisyonunda Türkiye’nin önde gelen galerilerinden Martch Art Project, Pi Artworks ve MERKUR’ü sanatseverlerle buluşturuyor.

Haberin özeti
- Artweeks Istanbul, Türkiye’nin önde gelen galerileriyle sanatseverleri buluşturuyor.
- Etkinlikte Martch Art Project, Pi Artworks ve MERKUR’ün sanatçıları yer alıyor.
- Sanatçılar yapay zeka hakkında farklı görüşler paylaşıyor; bazıları tehdit olarak algılarken, bazıları teknolojinin yaratıcılığa zarar verebileceğini düşünüyor.
- Zeynep Beler’in ve Serdar Acar’ın sergideki eserleri, sanatın güncel pratiklerini yansıtıyor.
- Sergi, hafta içi her gün 11:00-19:00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.
Etkinlikte Martch Art Project bünyesinde Serdar Acar, Burak Ata, Zeynep Beler ve Mustafa Boğa gibi isimler yer alırken; Pi Artworks sanatçıları arasında Kemal Seyhan ve Nancy Atakan bulunuyor.
MERKUR ise Suat Akdemir, Fatma Tülin ve Kezban Arca Batıbeki gibi sanatçıların işlerini izleyiciyle buluşturuyor.
Etkinlik kapsamında Martch Art Project sanatçıları Serdar Acar ve Zeynep Beler ile hem sergi hem de güncel sanat pratikleri üzerine konuştuk.

Şehir ve sanat
Bulunduğu lokasyon sebebiyle ilgi çeken sergi hakkında Serdar Acar, bu etkinliğin diğer etkinliklere kıyasla ücretsiz gezilebiliyor oluşunun halkla gerçek bir temas sağladığını düşünüyor:
“Belki o ana kadar hiç orijinal bir eserle karşılaşmamış bir insanın yoldan geçerken tesadüfen sergiye girip gezmesi ve zihninde bir yolculuğa çıkması bence Artweeks’i diğer etkinliklerden ayıran en önemli unsur.”
Zeynep Beler’in bu konudaki düşünceleri ise şöyle:
“Sanatın şehrin dokusuna organik biçimde karışabileceği bir yerde konumlanması hoşuma gidiyor.”
“Bu sergide yapay zeka kullanılmamıştır”
Sergide Kezban Arca Batıbeki’nin kısmında özel olarak “Bu sergide yapay zekâ kullanılmamıştır” şeklinde not düşüldüğü göze çarpıyor.
Beler, yapay zekanın tehdit olarak algılanmasının gayet doğal olduğunu ama sanatçıların üretimlerini bu hegemonyadan korumanın yollarını aradığını belirterek kendi deneyimlerini şöyle anlattı:
“İlk zamanlarında denemeler yaptım ancak tüm yönleriyle hem sanata hem de genel anlamda irademize, yaratıcılığımıza verdiği zarar kendini belli etmeye başladığı zaman yapay zekadan uzaklaştım.”
Acar ise yapay zekayı bir tehdit olarak algılamadığını söylüyor:
“Sanat eylemini ve eserini anlamlı ve değerli kılan şey sanatçının çalışmaya yüklediği ruh ve bunu teknoloji yapamaz. Teknolojiye çok ilgi duymuyorum bu yüzden dışında kalmayı tercih ediyorum.”
“Kimi zaman direniş, kimi zaman da alışmışlık”
Türkiye’de güncel sanat ortamı hakkında konuşan Beler, olanakların genişlediğini ama birçok şeyin de zorlaştığını ifade edidyor:
“Altyapıların yetersizliği şöyle dursun, sosyopolitik baskı ve onun içselleşmesi durumları var, eleştiri geleneği az ve mevcut koşullarda üretimin sürmesini kimi zaman direniş, kimi zaman da alışmışlık olarak görüyorum, ikisi arasındaki sınır her zaman net değil. Fakat bu ortamda süregelen dayanışma ve dirayeti değerli buluyorum.”
Eserlere yakından bakış
Bu sergide Zeynep Beler’in “Intraface” isimli kişisel sergisinden de işler bulunuyor, Beler bu eserleri şöyle anlatıyor:
“Bu eşik görselleri özellikle seçtim. O dönem vapurla çok sık yolculuk ediyordum ve telefonum çekmiyordu. Telefonumun yükleyemediği LQIP diye adlandırılan yer tutucu görselleri biriktirmeye başlamıştım. Bunlar benim için beklemenin ve sabırsızlığın metaforu gibiydi, aynı zamanda her zaman ilgimi çeken düşük çözünürlüklü imgenin o renk kirliliği, piksel gürültüsünü içeriyor ve bunun üzerine materyal deneyler yapmama olanak sağlıyorlardı.”

Serdar Acar ise genel olarak pastel renkler ve soft tonlarda işlenmiş resimlerle sürdürdüğü çizgisini bu sergide alışılmışın dışında ilerletmeye çalıştığını söylüyor:
“İzleyiciyi alışılmışın dışında bir paletle karşılayıp, siyah beyaz tonlarda bir içsel seyahate çıkarmayı amaçladım. Çalışmalar belli bir düşünceyle inşa edilse de düşünce evreninden çok duygu evreni sunmayı amaçladığımı söyleyebilirim.”
Acar sergideki çoğu çalışmasının “isimsiz” olmasını ise şöyle açıklıyor:
“Çalışmalarda genel olarak çok kişisel bazen de neredeyse mahrem konulardan bahsediyorum ancak iş bittikten ve bir duvara asıldıktan sonra benim için ne anlama geldiğinden çok izleyicinin benim yorumum üzerine ne gibi yorumlar ekleyerek işi anlamlandırdığını daha çok önemsiyorum. Bu yüzden neredeyse tüm işler ‘isimsiz’, tanımlanmamış, sabitlenmemiş ve tarif edilmemiş, keşfe açık.”

Pazartesi günleri kapalı olan sergi haftanın diğer günlerinde 11:00 – 19:00 saatleri arasında, Akaretler Sıraevler A25 – A27 numaralı binalarda ziyaretçilere açık olacak.







