İSTANBUL (Medyascope) – Dünya Alem’de bu hafta Medyascope programcısı İslam Özkan’ın konuğu, Saadet Partisi Milletvekili Mustafa Kaya oldu. Türkiye’nin gündemini sarsan okul saldırılarını ve yargıdaki tartışmalı kararları değerlendiren Kaya, “Okul güvenliği sadece polis dikmekle çözülmez. Asıl mesele ahlak ve adaletin ihyasıdır” diye vurguladı.
Videonun özeti
- Mustafa Kaya, okul güvenliğinin yalnızca polisle sağlanamayacağını, ahlak ve adaletin yeniden inşasının önemini vurguladı.
- Kaya, Türkiye’deki okul saldırılarını sosyolojik bir mercekle değerlendirerek sorunların derinlerde yattığını belirtti.
- Gençlerin geleceğini neden Batı’da aradığı sorusunu gündeme getirerek, medya politikalarını eleştirdi.
- Kaya, iktidarın siyasi mühendislik uygulamalarını ve yolsuzluk algısını değiştirme çabasını eleştirdi.
- Dış politikada Hakan Fidan’ın açıklamalarını hatalı buldu ve Türkiye’nin arabulucu rolünü başaramadığını ifade etti.
Dünya Alem’de bu hafta İslam Özkan, Saadet Partisi Milletvekili Mustafa Kaya ile Türkiye’nin içinden geçtiği derin sosyolojik ve siyasi krizi masaya yatırdı. Urfa (Siverek) ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarından, muhalefet belediyelerine yönelik yargı operasyonlarına; dış politikadaki İran-ABD geriliminden, Türkiye’nin NATO ile olan ilişkilerine kadar pek çok başlıkta iktidarın politikalarını eleştirdi.
Okullarda şiddet sarmalı: “Güvenlik tedbiri günlük çözümdür”
Siverek ve Maraş’ta çocukların okul arkadaşlarına yönelik gerçekleştirdiği katliamları değerlendiren Kaya, bu acı olayların sadece bir güvenlik zafiyeti olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Kaya, 14-15 yaşındaki çocukların bu ruh haline nasıl geldiğinin sosyolojik olarak sorgulanması gerektiğini belirtti:
“Okulun kapısına iki polis arabası yerine dört tane koysanız da bu meseleyi kökten çözemezsiniz. Sorun çok daha derinlerde; televizyon dizilerinde çocuklara sunulan rol modellerde, gündüz kuşağı programlarında ailenin mahremiyetinin ifşa edilmesinde ve toplumun dayanışma kültürünün yok edilmesinde aranmalıdır.”
Özellikle iktidar medyasındaki yayın politikalarını eleştiren Kaya, bu programların topluma ne fayda sağladığını sordu ve gençlerin geleceklerini neden Türkiye yerine Batı’da aradıklarının temel bir sorun olduğunu vurguladı.
Türkiye’de 8 milyon üniversite öğrencisi bulunmasına karşın benzer nüfuslu Almanya’da bu sayının 3 milyon olduğunu hatırlatan Kaya, “Apartmandan bozma binalarda, üniversite kültürü verilmeden dağıtılan diplomalar işsizliği gizleme çabasından başka bir şey değildir. Ekonomi yönetimi istihdam yaratamadığı için üniversite açmayı bir sektör haline getirdi” dedi.

“AKP kendi yolsuzluklarını normalleştiriyor”
Muhalefet belediyelerine yönelik açılan davalar ve Mansur Yavaş hakkında verilen soruşturma izinlerini “siyasi mühendislik” olarak nitelendiren Mustafa Kaya, iktidarın kendi geçmişini hatırlatarak şu değerlendirmeyi yaptı:
“AKP, 2019 seçimlerinden önce kendi dört belediye başkanını (Melih Gökçek dahil) istifa ettirdi. Eğer bu isimler hakkında basında yer alan yolsuzluk iddiaları doğruysa neden mahkemeye taşınmadı? Eğer yanlışsa bu insanların kul hakkına girilmedi mi? Bugün tüm yolsuzluklar sanki sadece muhalefet belediyelerindeymiş gibi bir algı yaratmak, aslında yolsuzluğun normalleşmesine hizmet ediyor ve en çok iktidarın kendisine zarar veriyor.”
Hakan Fidan’ın açıklamalarına tepki
Dış politikada İran ile ABD-İsrail ekseni arasındaki gerilime de değinen Kaya, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın İran’a yönelik “ev ödevi” ve “Trump’ın elini güçlendirecek adımlar atma” yönündeki açıklamalarını “talihsiz” olarak nitelendirdi.
Kaya, “Uluslararası hukuku tanımayan, NATO müttefiklerini bile dikkate almayan bir ABD-İsrail saldırganlığı varken, İran’ın tepkisini bu şekilde tarif etmek yanlıştır. Türkiye bu süreçte bir arabulucu merkezi olabilirdi ancak bu vasfını doğru kullanamadı. Pakistan’ın bu konudaki başarısını teslim etmek gerekir” diye konuştu.
Mustafa Kaya, Türkiye’nin son dönemde NATO kapsamında Beykoz ve Adana’da yeni askeri birimlere onay vermesini eleştirdi. Bu hamleleri Birinci Dünya Savaşı’na girişe sebep olan Yavuz ve Midilli gemilerine benzeten Kaya, “Kürecik’ten alınan istihbaratın NATO üzerinden üçüncü ülkelere (İsrail gibi) sızdırılmadığının teminatı var mıdır? En büyük senaryo Türkiye ve İran’ı karşı karşıya getirmektir. Bu tuzağa düşülmemelidir” dedi.








