Gazeteci Bakışı’nda bu hafta Selahattin Günday, altı yıldır süren Gülistan Doku dosyasındaki son gelişmeleri, soruşturma sürecini ve yakın zamanda yaşanan tutuklanmaları Medyascope programcısı Alişer Delek’e değerlendirdi.
Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi Gülistan Doku’nun Tunceli’de 5 Ocak 2020’de kaybolmasının ardından başlatılan soruşturma, aradan geçen yıllara rağmen net bir sonuca ulaşmadı. Son günlerde soruşturma genişliyor. Peki Gülistan Doku soruşturmasında gizlenen gerçek ne?
Selahattin Günday, Gülistan Doku dosyasını ve detaylarını anlattı. Günday, Gülistan Doku soruşturmasının sürecini şöyle anlattı:
“Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020’de Tunceli’de kayboldu. Herkes Gülistan’ı, bir elleri cebinde, kafası önünde bir durağa doğru yürürkenki görüntüsüyle hatırladı. Ondan sonra hiçbir haber alınamadı. O dönemde baya bir gündem oldu, baraj boşaltıldı. Gülistan o barajda aranınca ana akım medyada haber olmaya başladı. O aramaları da yaptıran kişi o dönem Süleyman Soylu ve şu an tutuklanan vali Tuncay Sonel’di. Soruşturma, Doku’nun Rus kökenli eski erkek arkadaşı Zaynal Abakarov üzerine yoğunlaştı. Abakarov iki kez ifade verip serbest bırakıldı ve kamuoyu nezdinde dosya unutulmaya yüz tuttu. Ceset bulunamadığı için iddianame hazırlanmadı ve dosya faili meçhul kalma riskiyle karşıyaydı.”
- Gülistan Doku soruşturması: Tutuklanan eski başhekim Çağdaş Özdemir ifadesinde ne dedi?
- Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme: “Valinin oğluyla ilişkisi vardı” yazan isimsiz not bırakılmış
- Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan eski Tunceli Valisi’nin oğlunun ifadesi ortaya çıktı
Aygül Doku’nun mücadelesi
Gülistan Doku’nın ablası Aygül Doku’nun, kardeşinin izini bulmak için dedektif gibi çalıştığını belirten Günday; ablanın, avukatlar ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte davanın peşini bırakmadığını söyledi.
Günday, Aygül Doku’nun azmi sayesinde soruşturmanın yeniden canlandığını ifade etti. 2024 yılında avukatın ofisine bırakılan ihbar notu ile birlikte araştırmaya başlandığını söyleyen Günday, “Avukatın ofisine bırakılan ihbar notunda, Gülistan ile valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel arasında ilişki olduğu iddia edildi. Bu notu savcılığa ileten avukat ve abla, valinin oğlunu araştırmaya başladı. O notun sahibi de bilinmiyor” dedi.

Valinin oğlunun yakın arkadaşı Umut Altaş’ın, ablayı telefonla aramaya çalıştığını ve daha sonra başsavcıyla yaptığı iki saatlik görüşmede gizli tanık olmak istediğini hatırlatan Günday, bir gizli tanığın, valinin oğlunun Gülistan Doku’yu öldürüp gömdüğünü ve daha sonra cesedinin yerini değiştirdiğini iddia ettiğini söyledi.
Delil karartma iddiaları
Kamera ve hastane kayıtlarının silinmesini “hukuktan korkmadığın sürece neler yapılabileceğini göstermesi açısından ibretlik bir olay” olarak yorumlayan Günday, “Gülistan’ın kaybolmadan beş gün önce gittiği hastanedeki kayıtları silinmiş, bilirkişi incelemesinde o günkü tüm kayıtların ortadan kaldırıldığı tespit edildi. Ablası tarafından valiye teslim edilen Gülistan’ın SIM kartı savcılığa hiç ulaşmadı. Kaybolduktan 13 gün sonra Gülistan’ın Instagram ve WhatsApp hesaplarına Ankara’dan erişilerek bazı veriler silindi. Bu işlemi yapanın valinin bilişim polisi olan Gökhan Ertok olduğu tespit edildi. Ertok ve vali arasındaki para transferleri şüpheli bulundu” dedi.
Valinin HTS kayıtlarının detaylı incelenmesi gerektiğinin altını çizen Selahattin Günday, o dönemin görevini yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında inceleme başlatılması ve cezai işlem uygulanması çağrısı yaptı.
Günday, “kayıp” vakalarına yaklaşımda Türkiye’deki gecikmenin delil karartmaya imkan verdiğini ve kadın cinayetleri şüphesiyle daha hızlı hareket edilmesi gerektiğini belirtti.








