Yerebatan Sarnıcı’nın devri ne anlama geliyor? Halk için bir kültür mirası mı, bir ticari alan mı?

İSTANBUL (Medyascope / Yağmur Karacimşit) – İBB’nin yargıya taşımaya hazırlandığı devir kararını İBB Meclis Üyesi Barış Antik ile konuştuk. Antik, bu hamlenin sadece bir mülkiyet değişimi değil, “kent mirasına el koyma süreci” olduğunu vurguladı.

yerebatan sarnıcı'nın
Yerebatan Sarnıcı’nın devri ne anlama geliyor? Halk için bir kültür mirası mı, bir ticari alan mı?

Haberin özeti

  • İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Yerebatan Sarnıcı’nın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devrini yargıya taşıyacak.
  • İBB ve Kadıköy Belediye Meclis Üyesi Barış Antik, bu devirin kent mirasına el koyma süreci olduğunu belirtti.
  • İBB, giriş ücreti olarak Yerebatan Sarnıcı için 18 Nisan’dan itibaren 1 TL olarak belirledi.
  • Antik, mülkiyet değişikliğinin daha geniş etkilere yol açabileceğini ve birçok yapının riske girebileceğini ifade etti.
  • Bu yasal değişimlerin üniversitelerden kamu kurumlarına kadar etkisi olabileceğini vurguladı.


Biletler 18 Nisan itibarıyla 1 TL

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) mülkiyetinde bulunan ve geçtiğimiz yıllarda kapsamlı bir restorasyondan geçirilerek yeniden halka açılan Yerebatan Sarnıcı’nın, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne tescil edildiğini duyurdu. İBB tarafından yapılan açıklamada, mülkiyet değişikliğinin 1 Nisan’da tapu kayıtlarının incelenmesi sırasında “tesadüfen” öğrenildiği, belediyeye herhangi bir resmi bildirim veya mahkeme kararı iletilmediği belirtildi. Devir ilk olarak tutuklanarak İBB Başkanlığı’ndan uzaklaştırılan CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu için açılan Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nin X hesabından duyuruldu.

İBB, mülkiyetin Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçmesinin ardından 18 Nisan itibarıyla Yerebatan Sarnıcı giriş ücretlerini sembolik olarak 1 TL olarak belirlediğini duyurdu. Uygulama, Yerebatan Sarnıcı’nın mülkiyet tartışmalarının sürdüğü bir dönemde hayata geçirildi.

Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz İBB ve Kadıköy Belediye Meclis Üyesi Barış Antik, devir sürecini eleştirdi.

Yerebatan Sarnıcı’nın devri ne anlama geliyor?

Sarnıcın 1500 yıllık tarihine ve İBB döneminde yapılan devasa restorasyon çalışmalarına dikkat çeken Antik, şunları söyledi:

“2019 yılından itibaren İBB Miras marifetiyle burayı restore ettik. Yüz binlerce ton yükü yapının üzerinden aldık, depreme karşı korunaklı hale getirdik. Biz bu alanları ticari kaygılardan uzak, kamucu amaçlarla kullanıyoruz. Girişlerin 1 TL olması sembolik bir mesajdı; yurttaşa ‘burası sizin, buraya sahip çıkın’ demeye çalışıyorduk.”

Antik, yerel yönetimlerin bu alanları işletmesinin demokratik bir denetim sağladığını belirterek şöyle konuştu:

“Büyükşehir Belediyesi’nin işlettiği bir yerde 5 yılda bir sandık geldiğinde yurttaş denetim sağlayabiliyor. Ancak Vakıflar Genel Müdürlüğü atamayla yönetilen bir kurum. Biz seçilmiş insanlar tarafından bu alanların yönetiminin daha doğru olduğuna inanıyoruz. Biz müşteri değiliz, yurttaşız; bunlar bizim kent miraslarımız.”

Sırada hangi yapılar var? 

Barış Antik, Vakıflar Kanunu’nun 30. maddesi kapsamında yapılan bu düzenlemenin sadece Yerebatan Sarnıcı ile sınırlı kalmayabileceğini ifade etti. Antik’in beyanına göre, mülkiyeti el değiştirme riskiyle karşı karşıya olan ve inceleme kapsamına girebilecek bazı kritik yapılar şunlar:

  • Tarihi Alanlar: Anadolu ve Rumeli Hisarları, Tekfur Sarayı Müzesi, Yedikule Gazhanesi.
  • Sosyal Alanlar: Müze Gazhane, Bulgur Palas, Feshane, Çubuklu Silolar.
  • Ulaşım ve İskeleler: Moda, Beşiktaş ve Kadıköy İskeleleri, Metrohan.
  • Doğal Miras: Emirgan Korusu (Sarı, Pembe, Beyaz Köşkler), Yıldız Korusu (Malta ve Çadır Köşkleri).

“Üniversiteler ve liseler bile risk altında”

Antik, bu mülkiyet değişikliğinin önünü açan yasal düzenlemenin sadece belediyeleri ilgilendirmediğini, kapsamın çok daha geniş olduğunu vurguladı:

“Bu adımların sonu yok. İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü, Galatasaray Üniversitesi Ortaköy Yerleşkesi, Mimar Sinan ve İTÜ’nün yapıları; Galatasaray, İstanbul Erkek ve Vefa Liseleri… Bunların hepsi vakıf malı sayılarak devralınabilir. Hatta İstanbul Valiliği binası bile bu kapsama girebilir. Haydarpaşa Garı örneği önümüzde; Turizm Bakanlığı’na devredilip özel proje alanı haline getirildi. Bu alanlar imar için değil, kültür varlığı olduğu için değerli. Buraların yoğun şekilde ticarete açılması bizi ve yurttaşı en temelde ilgilendiren sorundur.”

Sağlıklı bir demokraside bu tip kanunlara gerek bile duyulmayacağını belirten Barış Antik, mülkiyetin seçilmiş yerel yönetimlerde kalmasının önemini şu sözlerle özetledi:

“Büyükşehir Belediyesi’nin işlettiği bir yerde 5 yılda bir sandık geldiğinde yurttaş bunun denetimini sağlayabiliyor. Ancak Vakıflar Genel Müdürlüğü atamayla yönetilen bir kurum. Galata Kulesi ve Gezi Parkı davalarında İBB lehine çıkan kararlar, bu yeni yasal arayışları tetiklemiş görünüyor. Yasa mülkiyeti devretmeyi değil, mirası gelecek kuşaklara aktarmayı hedeflemelidir.”

Son durum ne?

Gelinen noktada İBB, tebligatsız gerçekleşen bu tescil işlemini yargıya taşıyarak “meşru mülkiyet hakkını” korumaya odaklanmış durumda. Ancak gündemdeki yeni yasal düzenleme önerileri, tescil kriterlerini “herhangi bir dönemde vakıflarca onarılmış olmaya” kadar genişletmeyi hedefliyor. Bu durumun yasalaşması halinde, sadece yerel yönetimlerin değil, üniversitelerden TCDD’ye kadar pek çok kamu kurumunun mülkiyet güvenliğinin sarsılacağı, kurumlar arası yetki çatışmalarının ve yönetimsel krizlerin artacağı öngörülüyor.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.