İSTANBUL (Medyascope) – 92’si tutuklu 414 sanıklı İBB davasının 28. duruşma gününde, “itirafçı” olarak nitelendirilen ancak tutuklu yargılanan Adem Soytekin savunma yaptı. Adem Soytekin’in etkin pişmanlık ifadesinin imzasız ve barkodsuz olduğu ortaya çıktı.

Haberin özeti
- İBB davasında yargılanan itirafçı Adem Soytekin, savunma yaptı.
- Soytekin tüm iddiaları reddetti.
- İmamoğlu Soytekin’e hem ticari ilişkiyi hem savcıyı sordu.
- Adem Soytekin’in etkin pişmanlık ifadesinin imzasız ve barkodsuz olduğu ortaya çıktı.
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu İBB davası, 28. gününde Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki 1 No’lu salonda sürdü. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen davada 414 sanığın 92’si tutuklu bulunuyor.
Tutuklu sanıklar jandarma eşliğinde salona getirilirken izleyici bölümündeki sanık yakınları, tutukluların isimlerini seslenerek selamladı. İmamoğlu ile avukatı Mehmet Pehlivan içeri girdiğinde tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı, izleyiciler “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” ve “Ekrem başkan onurumuzdur” diye seslendi.
- Murat Kapki’den Adem Soytekin dilekçesi: “Adama bak özgüven patlaması yaşıyor”
- Mehmet Pehlivan’dan mahkemeye: “Kızım bana okul arkadaşının babasının adıyla seslendi, ona ‘baba’ diyor”
“İtirafçı” olarak sunduğu üç farklı beyan arasında çelişkiler ve tutarsızlıklar bulunduğu iddiasıyla tahliye olduktan sonra 21 Ekim’de yeniden tutuklanan Adem Soytekin savunma yaptı.
Fatih Keleş’in avukatı Nergiz İnce, “Adem Soytekin’in 16 Haziran’da başlayıp 17 Haziran’da biten 2025 tarihli etkin pişmanlık ifadesi imzasız ve barkodsuzdur. Ben aylardır imzalı halini bulamıyorum. Usulen bu ifade geçersizdir” dedi.
İfadeyi kontrol eden Mahkeme Başkanı, “Önümdeki ifade de imzasız ve barkodsuz. Savcılıktan talep ederiz” diye konuştu. Adem Soytekin, “İfadeye imza attınız mı hatırlıyor musunuz?” sorusuna, “Olabilir” yanıtını verdi.
Adem Soytekin’in, savcının da imzasının bulunmadığı ifadesi şöyle:

Soytekin iddiaları reddetti: “Rüşvet pazarlığı içinde olmadım”
Rüşvet organizasyonu içerisinde olmadığını söyleyen Soytekin, “Bahsettiğim işleri yaptım fakat yek başıma yapmadım. Belediye bizi işi verir ‘kreş, yurt vesaire yapacaksın’ der. Ben yaptığım işlerin karşılığını alırım” dedi.
Rüşvet iddialarını reddeden Adem Soytekin, şunları söyledi:
“Ödemeleri gizlemedim. Suç örgütü üyesi değil, sorumlu bir Türk vatandaşı olarak davrandım. Ben inşaat işi yaptım, bir suç örgütünün parçası olmadım. Yurt dışında dahi yapı marketi olan bir şirketiz. İş yapmak için nüfuz ticaretine ihtiyacım olmadığı, bugüne kadar yaptığım işlerle ortadadır. Ben bildiğim işi yaptım, inşaat yaptım, karşılığında sadece hak edişlerimi aldım, rüşvet pazarlığı içerisinde olmadım. İstanbul’un farklı belediyelerine bağış yapmış birisiyim.”
Adem Soytekin, Ekrem İmamoğlu döneminde Beylikdüzü Belediyesi’nin tarafına açtığı davayı kaybettiğini söyledi:
“Bazı iş insanları hakkımda beyanlar vermiş, belediye ile aralarındaki ilişkiyi düzenleyen kişi olduğumu söylemişler. Ancak, Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde kendisi tarafından dava edilmiş ve ceza almış biriyim. Hepimizin bildiği gibi bu tesisleri kendi kaynaklarıyla yapmazlar. Tesisler genellikle bağışlarla yapılır. Bu işlerin yürüyüşü böyledir.”
İddianamedeki 21 farklı eylemden suçlanan Adem Soytekin, hakkındaki suçlamaları reddetti.
“Kimseye rüşvet vermedim, rüşvete de aracılık etmedim. kimsenin iskan süreçleri ile ilgili dahlim olmamıştır” diyen Soytekin, “Ben sadece işimi yaptım karşılığında da hak edişimi aldım, durum bundan ibarettir” dedi.
Soytekin, 6 Şubat depremlerindeki konteyner bağışı üzerine şunları söyledi:
“Konteyner için üretici firmaya yaptığım ödemeler rüşvet midir, irtikap mıdır? Elbette değildir. Çünkü bunları rızamla yaptım. Üstelik neyi, ne zaman, ne kadar ve hangi yöntemle bağış olarak vereceğime ben karar verdim.”
Mahkeme Başkanı, Soytekin’e, “Etkin pişmanlık ifadenizde örgütün yapılanması hakkında bilgi vermek istiyorum demişsiniz. Burada biraz bu yapıdan bahsetmek ister misiniz?” diye sordu. Soytekin de “O günkü konuşmayı net olarak hatırlamıyorum. Şimdi farklı bir şey söylersem farklı bir yere gider” cevabını verdi.
Murat Ongun, Ertan Yıldız ile ilgili mahkeme başkanı soru sordu. Adem Soytekin de “Ben bizzat Murat Ongun’la bizzat çalışmadım ama bildiğim, herkesin bildiği şeyleri anlattım” dedi. Bunun üzerine başkan, “Bu bilgilere nereden haizsiniz?” diye sorunca Soytekin, “Bu bilgileri şu an ismini vermek istemediğim birinden edindim” cevabını verdi.
Ongun ve Keleş soruldu
Mahkeme başkanı Soytekin’e, daha önce verdiği ifadelerdeki bazı isimleri sordu, “İfadenizde Murat Ongun’dan bahsetmişsiniz. ‘İhaleler kontrolündeydi’ dediniz, ‘Fatih Keleş paraları toplamaktaydı’ diyorsunuz, anlatın” dedi.
Soytekin şunları söyledi:
“Murat Ongun’un, Medya A.Ş.’ye baktığınızda ben değil herkes biliyor. Birebir çalışmış değilim. İsmini açıklamak istemediğim birinin beyanına göre bu beyanı kullandım. Murat Gülibrahimoğlu hafriyat işleri yapan biriydi. Ali Kurt KİPTAŞ’ın başındaki kişi. Melih geçek bilişimcidir.”
Mahkeme başkanıyla Adem Soytekin arasındaki konuşma şöyle:
Mahkeme başkanı: “1,5 milyon dolar anlatımı vardı nedir o?”
Adem Soytekin: “Ali Kurt’a gönderdiğimiz para.”
Mahkeme başkanı: “Ne için gönderdiğiniz para, Adem seninle dialog kurmakta zorlanıyoruz.”
Adem Soytekin: “Rüşvet, rüşvet başkanım. Ali Kurt şahsına çalışır şahsına münhasırdır.”
Mahkeme başkanı: “CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının satın alımıyla ilgili beyanın var.”
Adem Soytekin: “Bunun üzerine hiç çalışmadım başkanım.”
Savcının sorularına geçildi. Savcı, Soytekin’in ifadelerinde geçen hususları sordu.
Adem Soytekin ile savcı arasında geçenler şöyle:
Savcı: “CHP İl Binası satın alınması meselesi var, ifadeniz var.”
Adem Soytekin: “Beyanım doğrudur. Söylem olarak biliyorum.”
Savcı: “Alınan verilen dairelerden bahsettiniz. Hasan İmamoğlu’yla ilgili beyanınız var…”
Adem Soytekin: “Satış ofisinde duyduklarımı söyledim ben.”
Savcı: “Duyumu nerden aldınız?”
Adem Soytekin: “Personellerden duymuştum. Ortaklar yoktu. Satış müdürüyle konuştuğumu hatırlıyorum.”
Savcı: “Fatih Keleş sizi hangi tarihler itibariyle müteahhitlere gönderdi? Hep o mu gönderdi?”
Adem Soytekin: “Hepsini Fatih Keleş demek doğru olmaz.”
Savcı: “Fatih Keleş’in resmi görevi var mıydı o dönemlerde?”
Adem Soytekin: “Hatırlamıyorum.”
Savcı: “Ekrem İmamoğlu’nun kurduğu havuz diyorsunuz, var mı böyle bir havuz, bu havuz nasıl oluşturuluyor?”
Soytekin: “Cari havuz bu. Benim belediyeyle aramda olan cari havuz.”
Savcı: “İddianameye konu yapıdan, suç örgütünden bahsediyorsunuz ifadenizde.”
Soytekin: “O beyan öyle değil. Sonradan şablon olduğunu anladım. Ana sorulan şablon soru gibi anladım.”
İmamoğlu Soytekin’e hem ticari ilişkiyi hem savcıyı sordu
İmamoğlu da duruşmada söz hakkı aldı. İmamoğlu, kendisinin siyasete girmeden önce yaklaşık 3 bin konut inşa etmiş bir iş insanı olduğunu vurgulayarak şunu sordu: “İmamoğlu İnşaat ile bir kuruşunu dahil almadığınız ticaret yaptınız mı bu dönemde?”
Soytekin “Hayır, yapmadım” dedi.
İmamoğlu ile Soytekin arasında geçen diyalog şöyle:
İmamoğlu: “Bunun önemli olduğunu düşünüyorum. Bazı şeyleri tanımlamakta da zorlanıyorum. Beş gün gözaltına işkence yaşatıldı bize. İstanbul Adliyesi’nde de bu devam etti. Savcı Cahit Cihad Sarı içeri girdiğinde feryat figan bir bant kaydından bahsetti. Küfürlü konuştu, hakaret etti. Bunları anlatıyorum. Bu savcı sinkaflı küfürleri yaptıktan sonra şaşırarak avukatıma ‘Kime söylüyor’ dedim, ‘Adem Bey’e söylüyor’ dedi. ‘Baskı altında kararlar alınmadı’ dedi ya. İsmi geçen savcı size de bu şekilde konuştu mu ve size bu bant kaydından bahsetti mi?”
Soytekin: “Bant kaydı duymadım. Ben her gittiğimde savcı yemek ısmarladı. Benim için arayan bir siyasi varmış Ankara’dan. Onunla gerilim yaşadığını bana anlatmıştı.”
İmamoğlu: “Demek ki benim huzurumda size küfretmiş oldu. Teşekkür ederim.”
Ali Kurt ise Adem Soytekin’in etkin pişmanlık ifadesinde verdiğini söylediği 500 bin dolarla ilgili bugün tarihi 2022 olarak değiştirdiğini ifade etti ve “Şoförünüz de 2023’te parayı getirdiğini söylüyor” dedi. Kurt ayrıca, “Ortağınız Erdal Tokmakçı farklı bir beyanda bulunuyor” diye konuştu.
Bunun üzerine mahkeme başkanı araya girdi, “Onu Erdal’a sorarız” dedi. Ali Kurt ise, “Adem’e soruyorum, siz cevap veriyorsunuz başkan bey” dedi.
KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt’un avukatı, savcının Soytekin’e soru sorarken yönlendirme yaptığını söyledi, “İddiayı, beyanı aynen okuyor çift dikiş yapıyor. O beyanı pekiştiriyor sonra da soruyor ‘Doğru mu?’ Gollük pas bu” diye konuştu.
Firari sanık Murat Gülibrahimoğlu’nun avukatı, Adem Soytekin’e Gülibrahimoğlu’nun paraları yurt ışına kaçırdığına dair iddiasını hatırlatarak, “Nereden biliyorsunuz?” diye sordu. Soytekin, “Görmedim, duydum” dedi.
Mahkeme başkanı ise “Biz de size soralım avukat bey, Murat Gülibrahimoğlu nerede?” diye sordu. Gülibrahimoğlu’nun avukatı “Zamanı geldiğinde gelir” diye yanıtladı.
Adem Soytekin’in etkin pişmanlık ifadesinin imzasız ve barkodsuz
Fatih Keleş’in avukatı Nergiz İnce de duruşmada söz alarak, “Adem Soytekin’in 16 Haziran 2025 tarihli etkin pişmanlık ifadesi imzasız ve barkodsuzdur. Sayın Başkan, lütfen önünüzdeki ifadeyi kontrol eder misiniz? Ben aylardır imzalı halini bulamıyorum. Usulen bu ifade geçersizdir” dedi.
Önündeki ifadeyi kontrol eden mahkeme başkanı, “Önümdeki ifade de imzasız ve barkodsuz. Savcılıktan talep ederiz” diye konuştu.
Adem Soytekin ise “İfadeye imza attınız mı hatırlıyor musunuz?” sorusuna, “Olabilir” yanıtını verdi.
Duruşma, 29 Nisan Çarşamba günü Soytekin’in avukatlarının savunmasıyla devam edecek.
Ekrem İmamoğlu, salondan ayrılırken “Hepinizi çok seviyorum. Sadece şunu söyleyeyim; çöktü, çöktü!” dedi.
Soytekin “baskı görüyorum” diyerek dilekçe vermişti
Listenin 105. sırasında yer alan Adem Soytekin, dilekçe verdiği için 28 Nisan Salı günü savunma yapabiliyor. Soytekin, mahkemeye sunduğu dilekçede “Birçok kez ifade vererek dosyanın aydınlatılmasına katkı sundum, gerginlik nedeniyle duruşmalara katılmakta zorlanıyorum” diyerek sırasının öne alınmasını talep etmiş, mahkeme heyeti de bu talebi kabul etmişti.
Etkin pişmanlık kapsamında ifade veren Soytekin, tutuklu yargılanmaya devam ediyor. Avukat Mehmet Pehlivan’ın tutuklanmasında gerekçe olarak gösterilen beyanlarıyla da kamuoyunun gündeminde yer alıyor.
Beyoğlu dosyasının birleşmesiyle sanık sayısı 414’e ulaştı
Duruşmaya İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun ile avukat Mehmet Pehlivan tutuklu olarak katıldı. Beyoğlu Belediyesi’ne ilişkin dosyanın bu davayla birleştirilmesiyle sanık sayısı 414’e çıkmıştı. Görevden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney dahil üçü tutuklu yedi kişi bu birleşmeyle davaya eklendi.








