Kâbe’den getirilen örtüler ve Altın Kubbe: Jeffrey Epstein’ın “cami” projesinin hikâyesi

Epstein'ın "cami" projesinin hikâyesi

İSTANBUL (Medyascope) – Cinsel istismar ve insan kaçakçılığı suçlarından hüküm giymiş finansçı Jeffrey Epstein’ın yıllarca kurduğu Ortadoğu bağlantıları, yeni belgelerle bir kez daha gündemde. Kâbe’den getirilen örtüler, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile temasları ve özel adasındaki altın kubbeli yapı aynı dosyada nasıl buluştu? İşte Epstein’ın “cami” projesinin hikâyesi.

Haberin özeti:
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Jeffrey Epstein’ın özel adasındaki altın kubbeli yapı yıllarca ‘hamam’ ya da ‘müzik odası’ olarak anıldı ancak kendi yazışmalarında bunu ‘cami’ olarak tanımladı.
  • ABD Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı belgeler, Epstein’ın Suudi Kraliyet ile bağlantılarını ve İslami eser toplama merakını ortaya koyuyor.
  • Epstein, Kâbe örtülerini topladı ve Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’a finansal danışmanlık yapmayı hedefledi.
  • Yazışmalarda, Epstein’ın Arapça yerine kendi baş harflerini önerdiği dikkat çekti.
  • Belgelerdeki bilgiler, Epstein’ın Kaşıkçı cinayetinden sonra Suudi bağlantılarında yaşanan belirsizliği de ortaya koyuyor.

Cinsel istismar ve insan kaçakçılığı suçlarından hüküm giymiş finansçı Jeffrey Epstein’ın Karayipler’deki özel adasında yer alan mavi-beyaz çizgili, altın kubbeli yapı yıllarca “müzik odası”, “pavyon” ya da “tapınak” olarak anıldı ancak ABD’de yayımlanan yeni belgeler, Epstein’ın bu yapıyı kendi yazışmalarında “cami” diye tarif ettiğini ve yıllar boyunca bu proje için Ortadoğu’dan nadir İslami eserler topladığını gösteriyor.

İşte Epstein’ın “cami” projesinin hikâyesi.


ABD Adalet Bakanlığı’nın ocak ayında yayımladığı milyonlarca sayfalık kayıt, Epstein’ın İslami eser merakının Suudi Arabistan’daki kraliyet çevreleriyle kurduğu temaslardan ayrı düşünülemeyeceğini ortaya koyuyor. Epstein, bir yandan özel adasındaki yapı için Kâbe örtüleri, Özbekistan’dan çiniler ve Suriye mimarisini andıran detaylar ararken, diğer yandan Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’a ulaşarak iş fırsatları yaratmaya çalıştı.

Kisve eskiden Mısır’da üretiliyordu ancak daha sonra tüm üretim Suudi Arabistan’a devredildi.

Epstein’ın “cami” dediği yapı neydi?

Belgelerdeki yazışmalara göre Epstein, 2009’dan itibaren özel adasında önce “hammam” yani Türk hamamı benzeri bir yapı tasarlatmak istedi. Daha sonra bu plandan vazgeçti ve “5 Palms” adını verdiği, resmi başvurularda “müzik odası” olarak geçen yapıya yöneldi.

Projede çalışan Rumen sanatçı Ion Nicola, Epstein’ın bu yapıyı düzenli olarak “cami” diye tanımladığını söyledi. Epstein, yapının iç duvarları için Özbekistan’dan çini aradı, tasarım için de Halep’teki 15. yüzyıldan kalma Yalbuğa Hamamı’nı örnek aldı.

Suriye’nin Halep şehrinde bulunan Yalbugah Hamamı.

Yazışmalarda en dikkat çekici ayrıntılardan biri, Epstein’ın Arapça “Allah” yazısı yerine kendi baş harflerini kullanmayı önermesiydi. Epstein, sanatçıya gönderdiği bir e-postada, Arapça yazı yerine “j” ve “e” harflerinin kullanılabileceğini yazdı.

Kâbe örtüleri Kisve’nin parçaları Jeffrey Epstein’a mı gönderildi?

Belgeler, Epstein’ın koleksiyonuna Mekke’deki Kâbe’den getirilen işlemeli örtü parçalarının da dahil olduğunu gösteriyor. Yazışmalarda, Epstein’ın asistanının bir gümrük yetkilisine “Kâbe’den üç parça alıyoruz” dediği görülüyor.

2014’te çekilen bir fotoğrafta Epstein ve yanındaki kişinin, Kisve’nin en işlemeli parçasına benzeyen bir kumaşı incelediği görülüyor.

Parçalardan birinin Kâbe’nin içinde kullanıldığı, bir diğerinin ise Kâbe’nin dışını örten Kisve’den olduğu belirtiliyor. Her yıl yenilenen Kisve, yüzlerce zanaatkâr tarafından yaklaşık 1500 pound ham ipek ve 250 pound altın-gümüş iplikle hazırlanıyor.

Epstein’a bu parçaların gönderilmesinde rol oynayan Aziza Al Ahmadi, örtülerden birinin dini anlamını anlatırken, siyah parçaya farklı mezheplerden en az 10 milyon Müslümanın dokunduğunu, dualarını ve umutlarını bu parçaya bıraktığını yazdı.

Muhammed bin Selman’a ulaşma çabası

Epstein’ın Ortadoğu bağlantılarında kilit isimlerden biri Norveçli diplomat Terje Rod-Larsen’di. Belgeler, Epstein ile Rod-Larsen’in yıllarca iş, kişisel meseleler ve uluslararası gelişmeler hakkında yazıştığını gösteriyor.

2016’da Epstein’ın ilgisi Suudi Arabistan’a daha da yoğunlaştı. O dönem Suudi Arabistan’ın devlet petrol şirketi Aramco’yu halka açmaya hazırlanan Muhammed bin Selman’a finansal danışmanlık yapmak istedi. Rod-Larsen aracılığıyla Suudi sarayına yakın isimlerle temas kurdu.

Epstein, Muhammed bin Selman’a bizzat sunmak istediği fikirler arasında Müslümanlar arasında kullanılabilecek “şeriat” adlı yeni bir para birimi gibi öneriler de olduğunu yazdı. Daha sonra Suudi Arabistan’a giden Epstein, Muhammed bin Selman’la çekilmiş fotoğraflarını Rod-Larsen’e gönderdi ve bu fotoğraflardan birini New York’taki evinde sergiledi.

Epstein ve Muhammed bin Selman’ın fotoğrafı, Epstein’in ofisinde sergileniyor.

Kaşıkçı cinayeti ve “kara bulut”

Belgelerde, Epstein’ın Suudi bağlantılarının Cemal Kaşıkçı cinayetinden sonra nasıl gölgelendiği de yer alıyor. Kaşıkçı’nın Ekim 2018’de İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’nda öldürülmesinin ardından Epstein, Rod-Larsen’e Muhammed bin Selman hakkındaki iddiaları yazdı.

Rod-Larsen, Veliaht Prens için “Başının üzerinde kara bir bulut var. Ve bu bulut dağılmayacak” yanıtını verdi.

Bu değerlendirmeden kısa süre sonra Epstein’ın kendi üzerindeki baskı da arttı. Miami Herald’ın 2008’deki gizli anlaşmasını ortaya çıkaran haberlerinin ardından Epstein yeniden gündeme geldi.

Temmuz 2019’da yeni suçlamalarla tutuklandı; bir ay sonra özel adasının mülkiyetini bir vakfa devretti.

İki gün sonra Manhattan’daki federal cezaevinde ölü bulundu.

Kaynak: New York Times

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.