İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, Medyascope muhabiri Furkan Karabay ile yeni çıkan kitabı “Bizim Burada Ne İşimiz Var?”ı konuştu.
Furkan Karabay’ın, 7 aylık tutukluluk sürecinde, hapishanedeki tanıklıklarını hikayeleştirdiği yeni kitabı “Bizim Burada Ne İşimiz Var?”, Tekin Yayınevi’nden çıktı.
Furkan Karabay ile yeni kitabını konuşan Ruşen Çakır, hikayelerde geçen isimleri ve mahkumlarla ayrı dünyalardan olmasının zorluklarını sordu.
Karabay, şöyle konuştu:
“Yani şimdi ilk başta tabii ki yani bizim hayatta yan yana gelmediğimiz insanlar sonuçta bu tip insanlarla tabii ki bizim gibi işte bizim mesleğimizi yapanlar, bizim gibi işte belli başlı çevrelerde yaşayan insanların aslında çok görmediği insanlar hatta. Bunu hep kitaptaki insanlar anlatırken söylerim. Yani aslında yolda görünce yolumuzu değiştirdiğimiz insanlar var orada. Ancak insan yani sonuçta. Biz de tutukluyuz, onlar da tutuklu. Onların da haklarında verilen cezalarda hukuksuzluklar oluyor. Bizim de öyle. Aslında bir orada kader birliği hikayesi oluşuyor. Bir süre sonra onlarla Zaten her gün beraber yemek yiyoruz, beraber uyuyoruz, beraber yürüyüş yapıyoruz, volta atıyoruz. Yani o insanlarla bir süre sonra ağabey kardeş, işte arkadaş, kader birliği içerisinde oluyoruz.”

Karabay devamında, siyasi tutsakların bulunduğu hapishanelerle, adli suçtan mahkum olanların kaldığı hapishaneler arasındaki farkları, insan hakkı ihlallerini anlattı.
Karabay, şunları söyledi:
“Siyasi tutsakların yaşadıkları bir şekilde haber oluyor, bir şekilde kamuoyunda gündem oluyor ancak bu tip cezaevlerinde, bu tip hapishanelerde adli suçluların, adli mahkumların yaşadıkları hiçbir şekilde gündem olmuyor. Çünkü oralara bizim gözlerimiz kapalı, bizim oralara kulaklarımız kapalı ancak orada da çok büyük dram var. Bu tip hapishanelerde yatacak yer bulunamıyor. İnsanlar üst üste yatıyor. Hastalıklar var, salgın hastalıklar var. İnsanlara temiz su bile verilmiyor burada. Sonuçta bu insanlar tutuklanmış insanlar. Hükümlüler de var aralarında. Zaten cezalarını çekiyorlar, ceza yatıyorlar zaten. Ama oradaki insanlara uygun yaşam koşulu verilmiyor. Zaten ceza yatan insana bir ceza daha yatırılıyor. İnsan tutuklanıp cezaevine gönderiliyor, hapishaneye gönderiliyor, koğuşa girdiği an bir daha tutuklanmış oluyor.”








