Patidio ile Hayvani Bakış (13) | Kültür ve edebiyatta hayvanların izi: Nazım Çapkın anlatıyor

İSTANBUL (Medyascope) – Patidio ile Hayvani Bakış’ın bu haftaki bölümüne, Akademisyen ve Dört Ayaklı Şehir’ün kültür ve edebiyat çalışmaları koordinatörü olan Nazım Çapkın konuk oldu.

Çapkın, hayvanların edebiyat alanında ciddi izler bıraktığını anlatarak şu bilgileri verdi:

“Yazılmış ilk metinlere gittiğimizde çoğu aslında hayvanın öznlliğinden ziyade insanın dünyadaki yerini insan merkezli bir yerden ama hayvanı da araştırarak kurulan anlatılar. Yani Gılgamış’tan bugüne. Geldiğimizde neyi görüyoruz? Hayvanların alegorik kullanımını görürüz. Hayvanların metafor olarak, sembol olarak ama hep insanın dünyasına dair yorumlar yapmak üzere orada bulunan varlıklar olduğunu görürüz. Çok kurucu metinlerde de varlardır. Mesela Kral Oydipus’u bir de hayvanlar üstünden okusak, kent üzerinden okusak ne olacak? Yani orada bir hep insan, tanrı ve hayvan hiyerarşisinin nasıl kurulduğunu gördük. Daha dikkatli baktığımızda yine bir Kral Oedipus’un tragediasının aslında çok temelinde tanrı ile hayvan arasında bir yerde gidip gelen bir yerde durduğunu gördük. Yani yine Yunan’dan devam edecek olursak Hesiodos’un ieserlerinde vardır. Hayvan hep bir yerlerdedir ama insanla Tanrı’nın müzakeresinde bir yerdedir. Kutsal metinlerde yine görürüz. Tabii yani akla gelen ilk isimler Ezop’tur, La Fontaine’dir, masallardır. biraz daha günümüze yaklaştığımızda George Orwell’ın Hayvan Çiftliği. Mesela Anna Sueli’nin The Black Beauty adlı eseri bir atın gözünden dünya, insan dünyası neye benzer bize gösterir. Liste uzayıp gider.”

Patidio ile Hayvani Bakış (13) | Kültür ve edebiyatta hayvanların izi: Nazım Çapkın anlatıyor
Patidio ile Hayvani Bakış (13) | Kültür ve edebiyatta hayvanların izi: Nazım Çapkın anlatıyor

Game of Thrones dizisi nedeniyle sahiplenilen kurt köpeklerinin çoğu terk edildi

1990’lı yıllarda başrolünde Lessie adlı köpeğin olduğu dizi sonrası özellikle ABD’de bu köpek cinsini sahiplenen ya da satın alanlarda artış olduğu gözlemlenmişti. Ancak bir süre sonra da çoğunluğunun terk edildiği ortaya çıktı. Çapkın’a popüler kültürün hayvanları nasıl etkilediğini sorduk ve son yılların popüler dizilerinden Game of Thrones ile cevap verdi:

“Kuzey’in Stark ailesinin sembolü olan ulu kurtlar, Dire Wolflar’ın ABD’deki verilere göre, Sibirya Husky cinsi köpeklerin sahiplenilme ve el değiştirme vakalarının arttığı gözlemleniyor. Şimdi bir çocuğun ve hayvanın merkezde olduğu bir diziydi Lassie ama hayvan sevmek, merhamet bunlar önemli kelimeler bir yandan da popüler kültür bir şeyi örtebilir. Burada ciddi bir bakım emeği var. Egzersizlerini yapması, veterinerine gitmesi ve ömür boyu bir bağlanmanın hazırlığını yapmak gerekiyor. Buralarda popüler kültürün müdahalesi biraz sıkıntılı olabilir.

“Hayvan çalışmalarına artan bir ilgi var”

Kültür-sanat alanında hayvan varlığının görünürlüğünün azlığı Türkiye’ye mi özel. Bu soruya da Çapkın şu yanıtı verdi:

“Edebiyatta, sanatta, medyada, ekranda, sinemada hayvanlar yok değil, varlar ama tali bir konu olarak varlar. Ne kadar edebiyat eleştirmenlerinin eksenindeler? Ne kadar bu araştırmaları, çalışmaları yapan insanların dikkatini çekiyorlar? Oraya bakmak gerekiyor çünkü dönüp dolaşıp geldiğimiz yer hayvanın çok nostaljik bir temsili. Eğer buysa, bunun böyle olmaması gerektiği de bu da edebiyat ya da kültürel çalışmaların alanıdır.”

Çapkın buna rağmen Türkiye’de dünyada hayvan çalışmalarına disiplinlerarası yaklaşımda yükselen bir ivme olduğunu belirtti:

“Benim gözlemlediğim son 30-40 yıldır dünyada artan bir ilgi, en azından buraya doğru bir bakış var. Eleştirel hayvan çalışmaları adı altında pek çok çalışma var. Türkiye bunun ne kadar gerisindedir ya da gerisinde midir bilmiyorum. En azından benim gördüğüm çok kıymetli çalışmalar insanlar var, kimilerinin yazlıklarını okuyorum, görüyorum.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.