Ruşen Çakır yorumladı: Hayvan düşmanlığının siyasi boyutları

İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, Türkiye’de giderek hayvan düşmanlığının arttığını vurguladı. “Hayvan düşmanlığının siyasi boyutları” başlıklı yayında Çakır, “Sokakta hayvan görmek istenmemesini anlayabiliriz. Ama belli bir yerden sonra bunu bir kampanyaya dönüştürmek için siyasi bir motivasyon gerekiyor” dedi.

Ruşen Çakır, sorunun sokak köpekleriyle başlattığını ardından sokak hayvanlarına ve nihayetinde evcil hayvan sahiplerine kadar genişlediğini hatırlattı. Köpek saldırıları ve kuduz vakaları gibi olayların abartılarak ülke genelinde bir “köpek terörü” algısı yaratılmaya çalışıldığını hatırlatan Çakır, kediler için benzer bir argüman bulmakta zorlanılsa da, onlara karşı da hoşnutsuzluğun olduğunu söyledi.

Hayvan düşmanlığının siyasi boyutları

Bosch’un reklamını hatırlatan Çakır, “Reklamda köpeğinden çocuğu olarak bahseden bir kadın üzerine devlet devreye girdi, RTÜK devreye girdi, reklam yasaklandı. Acayip şeyler oldu, daha da olacağa benziyor. Olay önce malum sokak köpeklerine, sokak köpeklerinden sokak hayvanlarına doğru evrildi. Siyasi iktidar da bunda birtakım pozisyonlar aldı ama kendisine yapılan baskının tam karşılığını vermedi açıkçası, tereddütlü” dedi.

Çakır, kediler ile büyüdüğünü söyledi, “Özellikle kedilere bir düşkünlüğüm var, beni bilen bilir. Yıllardır eski Twitter -şimdi X- hesabımdan her gün bir sokak kedisini ‘güzel’ olarak paylaşıyorum. Bunların hepsi sokakta çektiğim fotoğraflar. Başkalarının yolladıklarını kullanmıyorum asla. Benim yaşadığım bölgede çok kedi var. Kediler en büyük halkla ilişkiler anlamında dünyada Türkiye’yi en iyi pazarlayan canlılar oldu. En son Formula 1’de bir kedi geçti mesela. Dünyada böyle ülkeler, Batı’da çok fazla kalmadı. Sokakta hayvanın olduğu ülkeler kalmadı” diye devam etti.

Hayvan düşmanlarının bu konuda Batı’yı örnek gösterirken, diğer siyasi konularda Batı karşıtı bir duruş sergileyen kişiler olduğunu ifade eden Çakır, “Sanki Türkiye demokrasi, hukuk devleti özelliğini taşıyormuş gibi sokak hayvanları konusunda Batıyı gösteriyorlar” diye konuştu.

“Halk istemiyor”

“Sokakta hayvan görmek istenmemesini anlayabiliriz. Ama belli bir yerden sonra bunu bir kampanyaya dönüştürmek için siyasi bir motivasyon gerekiyor” diyen Ruşen Çakır şöyle devam etti:

“Bu motivasyon ne olabilir? Türkiye örneğinde açık söylemek gerekirse bu konuda sesi çok çıkanların büyük bir kısmı popülist sağ yerlere yönelen insanlar. Mesela aşı karşıtlarıyla, sokak hayvanları karşıtları arasında çok bir birliktelik ve benzerlik vardı. Aşı karşıtlığının da nasıl bir şey olduğunu az buçuk görebilirsiniz siyasi söylem olarak. Burada bir tür şöyle bir yaklaşım var, bunlara sahip çıkanlar Türkiye’nin elitleri, üst tabakası ya da işte daha da geliştirirsek sekülerleri. Dolayısıyla bunların sahip çıktığı şeye karşı çıktığımız anda biz onlarla mücadele ediyoruz. Biz halkız. Halk aslında bunu istemiyor. Bu ülkenin çoğunluğunun hayvanlara karşı bir alerjisi, nefreti, düşmanlığı olduğunu söylemek bu ülkeye çok büyük bir haksızlık olur.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.