Şi-Putin zirvesinde Trump’a “Altın Kubbe” tepkisi: Pekin’de neler konuşuldu?

Şi ve Putin

İSTANBUL (Medyascope, Ajanslar) – Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Pekin’deki zirvede Trump’ın “Altın Kubbe” füze savunma planını hedef aldı. İki lider ilişkilerin “benzeri görülmemiş” seviyeye ulaştığını söylese de Rusya’nın beklediği dev doğalgaz hattında somut anlaşma çıkmadı. Peki Trump’ın Pekin ziyaretinden hemen sonra yapılan Şi-Putin görüşmesinde hangi mesajlar verildi?

Haberin özeti:
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Şi Cinping ve Vladimir Putin, Pekin’de yaptıkları zirvede Trump’ın “Altın Kubbe” füze savunma planını küresel stratejik istikrara tehdit olarak niteledi.
  • İki lider, ABD’nin nükleer politikasını eleştirdi ve nükleer cephanelikleri sınırlayan son anlaşmanın süresinin dolmasına tepki gösterdi.
  • Zirvede Çin-Rusya ilişkilerinin “benzeri görülmemiş” seviyeye ulaştığı vurgulandı, çok kutuplu dünya düzeni mesajı verildi.
  • Moskova’nın beklediği Power of Siberia 2 doğalgaz boru hattında somut anlaşma ya da net takvim açıklanmadı.
  • Şi’nin aynı hafta içinde Trump ve Putin’i ağırlaması, Pekin’in kendisini küresel diplomasi merkezi olarak konumlandırma çabasını gösterdi.
İlgili haberler:

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Pekin’de yaptıkları zirvede ABD Başkanı Donald Trump’ın “Altın Kubbe” füze savunma planını ve Washington’un nükleer politikasını eleştirdi. İki lider, görüşmenin ardından yayımlanan ortak açıklamada ABD’nin kara ve uzay temelli füze önleme sistemi planının küresel stratejik istikrar için tehdit oluşturduğunu savundu.

Zirve, Şi’nin ABD Başkanı Donald Trump’ı Pekin’de ağırlamasından yalnızca birkaç gün sonra gerçekleşti. Trump ile görüşmede Çin-ABD gerilimini yönetme mesajı öne çıkarken, Putin’le yapılan görüşme Pekin’in Moskova ile stratejik ortaklığını yeniden sergilediği bir sahneye dönüştü.

Şi, Putin’i Pekin’deki Büyük Halk Salonu’nda tören kıtası ve top atışıyla karşıladı. Çocuklar Çin ve Rusya bayrakları sallarken iki lider için çay seremonisi de planlandı. Görüşmenin ardından iki ülke, kapsamlı stratejik koordinasyonu güçlendirmeye yönelik ortak bir açıklama ve dünya düzeninde çok kutupluluğu savunan ayrı bir deklarasyon imzaladı.

Rusya ve Çin

Trump’ın “Altın Kubbe” planı neden hedefteydi?

Zirvenin en dikkat çeken başlıklarından biri Trump’ın “Altın Kubbe” füze savunma projesi oldu. Şi ve Putin, kara ve uzay temelli füze önleme sisteminin küresel stratejik dengeyi bozacağını savundu.

İki lider ayrıca ABD’nin nükleer politikasını “sorumsuz” olarak nitelendirdi. Ortak açıklamada, ABD ile Rusya’nın nükleer cephaneliklerinin büyüklüğünü sınırlayan son anlaşmanın şubat ayında sona ermesine de tepki gösterildi. Moskova, söz konusu sınırlamaların bir yıl uzatılmasını önermişti ancak Trump yönetimi bu öneriye yanıt vermemişti.

Şi ve Putin’in ortak deklarasyonunda, küresel barış ve kalkınma gündeminin yeni risklerle karşı karşıya olduğu belirtildi. Açıklamada, uluslararası toplumun parçalanması ve “orman kanunlarına” dönüş tehlikesi bulunduğu savunuldu.

Pekin’den çok kutuplu dünya mesajı

Şi, görüşmenin başında Çin-Rusya ilişkilerinin bu seviyeye ulaşmasının siyasi karşılıklı güvenin ve stratejik işbirliğinin derinleşmesi sayesinde mümkün olduğunu söyledi. Putin de temasların ardından Rusya-Çin ilişkilerinin “gerçekten benzeri görülmemiş bir seviyeye” ulaştığını ve gelişmeye devam ettiğini belirtti.

İki lider, bazı ülkelerin küresel meselelere “sömürge dönemi ruhuyla” hâkim olma girişimlerinin başarısız olduğunu savundu. Bu ifade, doğrudan ad verilmese de ABD’nin küresel rolüne yöneltilmiş bir eleştiri olarak öne çıktı.

Şi açısından zirve, yoğun bir diplomasi haftasının son halkası oldu. Önce Trump’ı, ardından Putin’i ağırlayan Şi, Çin’i ticaret savaşları, İran ve Ukrayna’daki askeri çatışmalarla sarsılan dünyada istikrar merkezi olarak göstermeye çalıştı. Trump ile yapılan görüşme daha çok dünyanın en güçlü iki ülkesi arasındaki gerilimi yönetmeye dönüktü. Putin ile yapılan görüşmede ise Çin ve Rusya’nın 2022’de “sınır tanımayan” ortaklık olarak ilan ettiği ilişkiye yeni bir içerik kazandırma mesajı verildi.

Rusya ve Çin

Power of Siberia 2’de neden anlaşma çıkmadı?

Zirvede en önemli ekonomik başlıklardan biri, Rusya’nın uzun süredir istediği Power of Siberia 2 doğalgaz boru hattıydı. Moskova, Putin’in Çin ziyaretinden önce enerji alanında yeni anlaşmalar yapılmasını istiyordu. Çin, Rus petrolünün en büyük alıcısı konumunda ve Rusya, Pekin’e hem boru hatlarıyla hem de deniz yoluyla daha fazla enerji satmayı hedefliyor.

Power of Siberia 2 projesi, Rusya’dan Çin’e Moğolistan üzerinden yılda 50 milyar metreküp doğalgaz taşımayı öngörüyor. 2 bin 600 kilometrelik hat, Avrupa pazarını büyük ölçüde kaybeden Moskova için stratejik önem taşıyor.

Rus enerji şirketi Gazprom, Putin’in Eylül 2025’teki Çin ziyaretinde iki tarafın projede ilerleme konusunda anlaştığını açıklamıştı. Ancak Pekin proje hakkında kamuoyuna çok az bilgi verdi. Şi, son görüşmede enerji ve kaynak bağlantılarının Çin-Rusya ilişkilerinde “denge taşı” olması gerektiğini söyledi ancak boru hattının adını anmadı.

Kremlin, iki tarafın projenin parametreleri konusunda “genel bir anlayışa” ulaştığını açıkladı. Buna rağmen fiyatlandırma gibi kritik konular hâlâ çözülmedi ve net bir takvim duyurulmadı. Analistlere göre müzakerelerin tamamlanması yıllar alabilir.

Trump ve Putin ziyaretleri nasıl karşılaştırıldı?

Şi’nin aynı hafta içinde hem Trump’ı hem Putin’i ağırlaması, Pekin’in artan diplomatik ağırlığını gösterdi. Kremlin, iki ziyaretin tören boyutundan çok içeriğine bakılması gerektiğini, her şeyin yüzeyde görünmediğini söyledi.

Trump, iki günlük Pekin ziyaretini büyük ticaret anlaşmaları vaadiyle tamamladı ancak ticaret konusunda büyük bir kamuoyu açıklaması yapılmadı. Trump’ın Çin’den İran savaşını sona erdirmek için somut yardım aldığına dair açık bir sonuç da çıkmadı.

Şi-Putin görüşmesinin ardından ise nükleer güvenlikten Tayvan’a, Amur kaplanlarından dev pandalara ve altın kalkık burunlu maymunlara kadar birçok başlığı içeren 9 bin 935 kelimelik ortak açıklama imzalandı. Bunun yanı sıra sağlık standartlarından devlet haber ajanslarına ve nükleer enerjiye kadar uzanan 20 belgeye de imza atıldı. Ancak büyük bir ekonomik anlaşma duyurulmadı.

Rusya Çin’e daha bağımlı hale geldi

Çin-Rusya ilişkileri tarihsel olarak dalgalı bir seyir izledi. Mao Zedong’un 1949’da Çin Halk Cumhuriyeti’ni kurmasının ardından Pekin, Sovyetler Birliği’nin müttefiki ve daha küçük ortağıydı. Ancak iki ülke arasındaki ilişkiler 1961’deki Çin-Sovyet ayrılığıyla bozuldu. Sovyetler Birliği’nin 1991’de dağılmasının ardından Moskova ve Pekin yeniden yakınlaştı.

Bugün ise güç dengesi Pekin lehine değişmiş durumda. Çin küresel bir ekonomik ve teknolojik güç haline gelirken, Rusya özellikle 2022’de Ukrayna’yı işgalinden sonra ekonomik olarak Çin’e daha bağımlı hale geldi.

Rus verilerine göre iki ülke arasındaki ticaret yaklaşık 240 milyar dolar seviyesinde. Çin, Rusya’nın en büyük ticaret ortağı ve Rus ham petrolünün en büyük alıcısı. Rusya ise Çin’in ABD, Japonya, Kore ve Vietnam’dan sonra beşinci büyük ticaret ortağı.

Batı yaptırımları nedeniyle Rusya’nın gelişmiş teknolojiye erişimi de sınırlanmış durumda. Zirvede bu alan da dolaylı olarak öne çıktı. Sberbank CEO’su German Gref, Rusya’nın kendi yapay zekâ modeli GigaChat’i Çin yapımı çiplerle güçlendirmeyi umduğunu söyledi.

Bu tablo, Moskova’nın enerji ihracatı ve teknoloji alanında Pekin’e giderek daha fazla ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Ancak Power of Siberia 2’de net bir anlaşma çıkmaması, Çin’in bu ilişkide aceleci davranmadığını ve pazarlık gücünü koruduğunu ortaya koyuyor.

Kaynak: Reuters

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.