İSTANBUL (Medyascope) – İBB davasının 41. gününde ara kararını açıklayan mahkeme, aralarında İBB davasının en genç tutuklu sanığı Iraz Bayrak, Dilek Kaya İmamoğlu’nun kardeşi Cevat Kaya, Fatih Keleş’in oğlu Mustafa Keleş’in de aralarında olduğu dokuz kişi hakkında tahliye kararı verdi. Bir sonraki tutukluluk incelemesi 18 Haziran’da…

Haberin özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- İBB davasında 41. duruşmada, 9 kişi hakkında tahliye kararı verildi, bunlar arasında Iraz Bayrak ve Cevat Kaya da var.
- Tahliye edilenler arasında İBB çalışanları ve CHP üyeleri yer alıyor.
- Bir sonraki tutukluluk incelemesi 18 Haziran’da gerçekleşecek.
- Mahkemede savcının tahliye talepleri ve sanıkların ifadeleri gündeme getirildi.
- Sanıklar, ifadelerinin baskı altında alındığını belirtti.
İBB davasında 9 kişi hakkında tahliye kararı
İBB davasının 41. gününde mahkeme, savcının mütalaası sonrası kararını açıkladı. Buna göre, İBB çalışanı yazılım mühendisi Iraz Bayrak, CHP Bilgi İşlem Sorumlusu Orhan Gazi Erdoğan, Zabıta Daire Başkanı Engin Ulusoy, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in oğlu Mustafa Keleş, Kültür A.Ş. çalışanı Gökhan Köseoğlu, Ekrem İmamoğlu’nun çocukluk arkadaşı Seza Büyükçulha, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Ahmet Şahin, Dilek Kaya İmamoğlu’nun kardeşi Cevat Kaya, Zabıta Müdürü Hakan Aplak hakkında tahliye kararı verildi. Böylece İBB davasında 9 kişi hakkında da tahliye kararı verilmiş oldu.
Bir sonraki tutukluluk incelemesinin 18 Haziran’da yapılacağı belirtildi.
Savcı, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Engin Ulusoy, Mustafa Keleş ve Gökhan Köseoğlu’nun tahliyesini talep etmiş, diğer tutukluların tutukluluğunun devamını istemişti.
Mahkemede yaşananlar
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu dahil 77’si tutuklu 414 sanıklı davanın ilk duruşmasına, 41’inci gününde duruşmaya Serhat Kapki’nin avukatlarının savunmalarıyla devam edildi. Kapki’nin avukatı Uğur Özdoğan, “Bu ana kadar kimse Serhat Kapki’ye bu örgüte üye misin diye sormadı. Serhat Kapki, Murat Kapki’nin kardeşi olduğu için tutuklu” dedi.
Müvekkilinin savunmasında, Güngör Gürman’ın ifadeye çağrıldığını ve Serhat Kapki’nin adını verdiği için tutuklandığını söyleyen Avukat Özdoğan, “Ceza yargılamasında kişi değil eylem yargılanır. İddia edilen eylemin olup olmadığına bakılır. Sonrasında bu eylem suç mu değil mi diye bakılır. Müvekkil hakkında bu ilke işletilmiş olsaydı kendisi çoktan tahliye edilmiş olurdu” diye belirtti.
Soruşturma sürecini eleştiren Özdoğan, “3 kere, 4 kere ifade vermiş insanlar var. Sanki bir kere ifade vermişler de anlattıkları sırf bundan ibaretmiş gibi yazılmış olması yalnızca bizden değil, mahkemeden de delil saklamaktır” ifadelerini kullandı.
Şeyhmus Sarıboğa: “Önceki ifadelerim baskı altında alındı, kabul etmiyorum”
Serhat Kapki’nin avukatlarının ardından Murat Kapki’nin BVA adlı şirketinde 13 yıl çalışan Şeyhmus Sarıboğa savunma yapmak için kürsüye geldi. Sarıboğa, şeker hastası olduğunu, göz kararması sonucu hapishanede düşüp kaburgasının kırıldığını ve nefes almakta zorluk yaşadığını söyledi.
Sarıboğa, savcının kendisini yönlendirdiğini belirtti:
“Savcılık ifadem alınırken bana sahte fatura gösterilmedi. Sahte faturayla ilgili bir şey de söylenmedi. Savcı bazı olayları bana yönlendirmeye çalışıyordu. Mesela Ahmet Çiçek’le ilgili olarak; ben ‘Bir kere görüştüm’ dediğim hâlde savcı Ahmet Çiçek’in anlattıklarını doğruymuş gibi yazdırdı. Birkaç kere ‘Bunu demedim savcım’ dedim ama yine de o şekilde yazıldı.”
İBB borsasında adı geçen avukat Selcan Akar’ın kendisini gece yarısında cezaevinde ziyaret ettiğini söyleyen Sarıboğa, Akar’ın “Savcıyı tanıyorum, seni de tahliye ettiririm” dediğini belirtti.
“İfadelerimin baskı altında alındığını düşünüyorum ve kabul etmiyorum” diyen Sarıboğa, şunları ifade etti:
“Birkaç gün sonra tutuklandım. Tutuklandıktan iki ya da üç gün sonra gece yarısı avukat Sercan cezaevine ziyaretime geldi. O gün başka birini ‘itirafçı’ yaparak tahliye ettirdiğini, onu karşılamak için cezaevine geldiğini söyledi. Bana da etkin pişmanlık ifadesi vermemi, Murat Kapki ile ilgili beyanda bulunmamı söyledi ve ‘Akın ve Cahid savcıyı tanıyorum, seni de tahliye ettiririm’ dedi.
Ben ise ‘Ortada bir suç yokken neyi itiraf edeceğim, kime iftira atacağım’ diyerek tepki gösterdim. Tartıştık ve kendisini kovdum. Zaten Selcan gelmeden önce kardeşimi ve eşimi aramıştım. ‘Eğer Selcan sizi arar, para veya anlaşma isterse inanmayın’ demiştim. Bunlar cezaevinin telefon kayıtlarında vardır. Kapalı görüş kayıtlarında da mevcuttur.
Selcan hanım benim yanıma geldikten sonra eşimi ve kardeşimi de aramış. ‘Yanından geliyorum’ diyerek bazı şeyler söylemiş. İşte ifadelerdeki karmaşanın sebebi budur.
Önceki ifadelerimin baskı altında alındığını düşünüyorum ve kabul etmiyorum.”
- Murat Kapki, İnan Güney’den helallik istedi: “İfadeleri yönlendirme ile verdim”
- Murat Kapki ne anlattı? | Medyascope ekibi Silivri’den aktardı
- Mütalaa (20): Murat Kapki savunmasında ne anlattı?
- Murat Kapki’den Adem Soytekin dilekçesi: “Adama bak özgüven patlaması yaşıyor”
- İBB davası: “Savcılık tarafından yönlendirildim” diyen Murat Kapki savunma yaptı
Sarıboğa: “Avukat beni sürekli etkin pişmanlık ifadesine sokmaya çalıştı”
Mahkeme başkanının “Selcen Akar, nasıl avukatın oldu” sorusuna yanıt veren Şeyhmus Sarıboğa, “Bana kendisi ‘ben bu dosyayı çok iyi biliyorum’ dedi. Beni sürekli etkin pişmanlık ifadesine sokmaya çalıştı. Ben bir suç işlemediğimi söyledim” dedi.
Sarıboğa’nın avukatı Fulya Dağlı, savunmasına “Duruşma savcısı 16 milyonun belediye başkanına ‘haddini bildirmezse haddini bildireceğini’ söyledi. Heyetiniz Adem Soytekin’in ifadesini öne çekip tahliye etti. Soruşturmanın savcısı Adalet Bakanı oldu. Biz davanın siyasi olduğunu söylemiştik” ifadeleriyle başladı.








