İSTANBUL (Medyascope) – Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye’de toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,42 çocuk oldu. Canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374’e gerilerken 76 ilde doğurganlık nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,10’un altında kaldı.
Haber özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- 2025 yılında Türkiye’de doğurganlık hızı 1,42 çocuk seviyesine düştü ve canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 olarak kaydedildi.
- Şanlıurfa, 3,15 çocuk ile en yüksek doğurganlık hızına sahip il olurken, Bartın 1,09 çocuk ile en düşük hıza sahip.
- Türkiye, AB ülkeleri içinde doğurganlık hızı ile 11. sırada yer aldı; AB ortalaması 1,34 çocuk olarak belirlendi.
- Yoğun kentlerde doğurganlık hızı 1,33 çocukta kalırken, kır alanlarında 1,75 çocuk olarak ölçüldü.
- Annelik yaşı artarak 2025’te ortalama 29,4 yaşa ulaştı; son iki doğum arasındaki süre ise 4,8 yıla yükseldi.

Türkiye’de canlı doğan bebek sayısı 2025 yılında 895 bin 374 olarak kayıtlara geçti. Doğan bebeklerin yüzde 51,4’ünü erkek, yüzde 48,6’sını kız bebekler oluşturdu. Toplam doğurganlık hızı ise aynı yıl 1,42 çocuk olarak ölçüldü. Bu oran, bir kadının 15-49 yaş arasındaki doğurgan döneminde sahip olabileceği ortalama çocuk sayısını gösteriyor. Söz konusu hız 2001 yılında 2,38 çocuk düzeyindeydi ve 2014’ten itibaren aralıksız geriledi. Türkiye’de doğurganlık böylece son dokuz yıldır nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,10’un altında seyretmeye devam etti.
Şanlıurfa 3,15 çocukla listenin başında yer aldı
İllere göre tabloya bakıldığında 2025 yılında en yüksek doğurganlık hızı 3,15 çocuk ile Şanlıurfa’da görüldü. Bu ili 2,53 çocuk ile Şırnak ve 2,23 çocuk ile Mardin izledi. Listenin diğer ucunda ise 1,09 çocuk ile Bartın yer aldı. Bartın’ı 1,10 çocuk ile İzmir takip etti. Eskişehir, Ankara ve Zonguldak ise 1,11 çocukla aynı sıraya yerleşti. Toplam doğurganlık hızının 2,10’un altında kaldığı il sayısı 2017’de 57 iken 2025’te 76’ya yükseldi. Hızın 1,50’nin altına düştüğü il sayısı da 2017’deki 4 rakamından 2025’te 59’a çıktı. Üç çocuk ve üzerinde doğurganlığa sahip tek il ise Şanlıurfa olarak kaldı.
Türkiye, AB ortalamasının üzerinde 11. sırada konumlandı
Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin 2024 verileri karşılaştırıldığında en yüksek doğurganlık hızının 1,72 çocuk ile Bulgaristan’a ait olduğu belirlendi. En düşük hız ise 1,01 çocuk ile Malta’da kaydedildi. Türkiye, 1,42 çocukluk hızıyla AB üye ülkeleri arasında 11. sırada yer aldı. AB ortalaması da aynı yıl 1,34 çocuk olarak hesaplandı. Annenin eğitim durumuna göre tablo incelendiğinde en yüksek doğurganlık 2,51 çocukla ilkokul mezunu annelerde görüldü. En düşük doğurganlık ise 1,24 çocukla yüksek öğretim mezunu annelere ait oldu.
Yoğun kentlerde doğurganlık 1,33 çocukta kaldı
Mekânsal Adres Kayıt Sistemi verilerine dayanan kent-kır sınıflamasında da belirgin farklar dikkat çekti. Kır olarak sınıflanan yerlerde doğurganlık hızı 1,75 çocuk olurken bu rakam orta yoğun kentlerde 1,53 çocuğa indi. Yoğun kent kategorisinde ise hız 1,33 çocuk düzeyinde gerçekleşti. Bin nüfus başına düşen doğum sayısını gösteren kaba doğum hızı 2001’de binde 20,3 iken 2025 yılında binde 10,4’e geriledi.
Doğurganlık daha ileri yaşlara kaydı
Yaşa özel doğurganlık verileri annelik yaşının yükseldiğini ortaya koydu. 2001’de en yüksek hız binde 144 ile 20-24 yaş grubuna aitti. 2025’te ise zirveye binde 96 ile 25-29 yaş grubu yerleşti. 15-19 yaş grubundaki adölesan doğurganlık hızı da 2001’deki binde 49 düzeyinden binde 9’a düştü. Doğum yapan annelerin ortalama yaşı 2001’de 26,7 iken 2025’te 29,4 oldu. İlk doğumunu yapan annelerin ortalama yaşı ise 27,5 olarak hesaplandı. Bu yaşın en yüksek olduğu il 29,0 ile Artvin oldu. Artvin’i 28,9 yaş ile İstanbul ve Tunceli izledi. En düşük ortalama ise 24,4 yaş ile Şanlıurfa’da kaydedildi.
Son iki doğum arası süre 4,8 yıla uzadı
Annenin son iki doğumu arasındaki ortalama süre 2020’de 4,6 yıl iken 2025’te 4,8 yıla çıktı. İkinci doğumunu yapan annelerin ilk doğumla aralarındaki süre 4,3 yıl olarak hesaplandı. Üçüncü doğumla ikinci doğum arasındaki süre ise 5,5 yıla ulaştı. İkinci ile birinci doğum arası en uzun süre 5,5 yıl ile Kırklareli’nde görüldü. En kısa süre ise 2,7 yıl ile Şanlıurfa’da yaşandı. Çoğul doğum sayısı 2025 yılında 29 bin 60 olarak kayıtlara geçti. Doğumların yüzde 3,3’ünü çoğul doğumlar oluşturdu. Bu doğumların yüzde 96,8’i ikiz, yüzde 3,1’i üçüz ve yüzde 0,1’i dördüz ve üzeri bebek olarak gerçekleşti. Doğum sırasına göre veriler de 2015’ten bu yana ilk doğumların payının arttığını gösterdi. 2025 yılında doğumların yüzde 42,8’i ilk, yüzde 30,5’i ikinci, yüzde 15,5’i üçüncü ve yüzde 10,8’i dördüncü ve üzeri doğum olarak yaşandı.








