Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (33) | “Bayram benim neyime, kan damlar yüreğime”…

Bugün Bayram… Yazıya şöyle başlasam: Sanki onlar yoklar!

Yoksullar hiç gündemimize gelmiyor.

Sanki onlar yoklar!

“Bayram benim neyime, kan damlar yüreğime”…

Yoksullar bu ülkenin görünmezleri, asıl bayram kanlı kavgaları ve korkunç yoksulluğu bitirince olacak!

Üstelik eğer fert başına gelirin yoksulluk sınırında ise ve bu durum dört yıldır bir türlü değişmiyor ise buna ‘sürekli yoksulluk’ deniyor.

Türkiye’nin yüzde 15,1’i sürekli yoksul, gelirleri milim kıpırdamıyor, yoksullar ve hep yoksullar.

Maalesef esas konuşulması gereken temel ve ağır sorunları hiç konuşmadan top dolandırıyoruz.

Yoksullar hiç gündemimize gelmiyor.

Yadırgar mısınız?

Ve sonra şöyle devam etsem:

Ülkenin üçte birinden fazlası ‘oturulması zor’ konutlarda yaşıyor ve kışları üşüyerek geçiriyor.

Yoksulların kötü evlerde ve üşüyerek yaşamaları da siyaset gündemimize pek girmiyor.

Beklenmedik harcamalar, evden uzakta bir haftalık tatil, ödeme zorluğu, iki günde bir et, tavuk, balık içeren yemek, evin ısınma ihtiyacı, çamaşır makinesi, renkli televizyon, telefon, otomobil sahipliği olarak belirlenen dokuz maddeden en az dördünü karşılayamayanlar ‘ciddi finansal sıkıntı’ çeken kesim olarak tanımlanıyor.

Ekonomik nedenlerden dolayı yukarıda belirtilen maddelerin en az dördünü karşılayamayanların oranı 2014 yılında yüzde 29,4 oldu.

Nüfusun yüzde 66,5’i konut alımı ve konut masrafları dışında taksit ödemeleri ve borçları olduğunu, yüzde 68,7’si ‘evden uzakta bir haftalık tatili’, yüzde 29’u ‘beklenmedik harcamalarını’ ve yüzde 68,4’ü ‘yıpranmış ve eskimiş mobilyalarını yenileme ihtiyacını’ ekonomik nedenlerle karşılayamadığını beyan etmektedir.

Tabii eğitim düzeylerinin içeriğine ve kalitesine hiç girmiyorum… En ilerisi dahil, orada da derin bir sefalet olduğunu maalesef her gün, her yerde görüyor ve yaşıyoruz.

Yukarıdaki rakamlar aslında toplumun durumunu hiç konuşulmayan açılardan ortaya çıkarıyor.

Belki de o nedenle görmek ve konuşmak istemiyoruz…

Yadırgar mısınız?

Ve yazıyı şu şekilde bağlasam:

Yoksullar bu ülkenin siyasi ve ekonomik

gündeminin ‘görünmezlerini’ oluşturuyor.

Gelir dağılımındaki korkunç farklılıklar, yoksulluk sınırının altında ezilenler, kötü konutlarda üşüyerek hayat tüketenler, kendilerine toplumun gündeminde bir yer bulamıyor.

Sanki onlar yoklar.

Bir bayram haftasında bu üzücü konular belki fazla ağır…

Ama unutmayın onlar da bayramı yaşayacak ve onlar bayramı sizin gibi yaşayamayacak.

Bunun sıkıntısını hissetmemiz lazım ki bir çare düşünelim.

Herkese iyi bayramlar diliyorum.

Ama bizim asıl bayramımız, bu ülkede kanlı kavgaları ve korkunç yoksullukları bitirdiğimiz zaman olacak.

Umarım bu ülke öyle bir bayramı da kutlarız bir gün.

Yadırgar mısınız?

Yadırgamayacağınızdan eminim.

Çünkü bu 11 yıl önceki bir bayram yazısı, ama bu tablo çok daha ağırlaşmış durumda, daha da yoksulların aleyhine değişmiş vaziyette.

Değişmeyen yoksulların artması, yoksulluğun durmaksızın derinleşmesi…

Ve …

Onlar yokmuş gibi davranılması.

Gerçek bayramların da bir gün gelmesi umuduyla herkesin bayramı kutlu olsun.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş