Haftaya Bakış’ın bu bölümünde Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, Kemal Can ile “CHP’de seçilmiş ile atanmışların arasındaki mücadele nereye gidiyor?” sorusuna yanıt aradı. Yayında, CHP’de yaşananların artık parti içi tartışmanın ötesine geçtiği, doğrudan siyasal alanın yeniden dizayn edilmesine yönelik bir müdahaleye dönüştüğü vurgulandı.
Ruşen Çakır ile Kemal Can Haftaya Bakış’ta CHP’de mutlak butlan kararı sonrası yaşananları değerlendirdi. Can, son bir haftada yaşananların iktidarın uzun süredir yürüttüğü daha büyük bir planın parçası olduğunu söyledi:
“Bu operasyonun aslında geçen yıl 19 Mart’ta başlayan, hatta daha öncesinden hazırlıkları yapılan bir sürecin devamı olduğu artık çok açık. Amaç yalnızca CHP’ye müdahale etmek değil. Mevcut iktidarın devamını tehlikeye sokabilecek bütün gelişmeleri bertaraf etmek, gerekirse aktörleri etkisizleştirmek, gerekirse zemini yeniden tanzim etmek ve sonunda siyasi alanı iktidarın bir daha korkulu rüya görmeyeceği bir oyun sahasına çevirmek. Son bir haftada yaşananlar bize gösterdi ki bu hedefe yürünürken artık hukuki, siyasi ya da ahlaki hiçbir sınır tanınmıyor.”

Bu müdahalenin doğrudan iktidar eliyle yürütüldüğüne dikkat çeken Can, “Artık bunun CHP’nin iç meselesi olduğu iddiasını sürdürmek mümkün değil. Operasyonun hızı, atılan adımlar, iktidar medyasının tavrı, bütün hazırlıkların aynı merkezden yönetildiğini gösteriyor. Hatta Kılıçdaroğlu’nun kendi sözlerinden bile bazı şeylerin onun kontrolünde olmadığı anlaşılıyor. Dolayısıyla burada doğrudan siyasi alanı yeniden dizayn etmeye çalışan bir müdahale var” dedi.
“Herkes felaket senaryosu yazıyor ama mücadele devam ediyor”
Ruşen Çakır ise son dönemde muhalefet çevrelerinde yayılan karamsarlığa dikkat çekti. Çakır, CHP’nin yaşadığı ağır müdahalelere rağmen mücadelenin bitmediğini söyledi:
“Benim en çok canımı sıkan şey şu, ne zaman böyle bir kriz yaşansa hemen ‘her şey bitti’, ‘rejim tamamen değişti’, ‘artık oyun sona erdi’ türünden yorumlar yapılıyor. Tamam, çok ağır bir müdahale var ama bu müdahaleyi anlatıp durduktan sonra insanların ne yapacağını da söylemek gerekiyor. Vatandaş ne yapacak? Muhalefet ne yapacak? Özgür Özel ne yapacak? Sürekli felaket tarif edip sonra da hiçbir çıkış yolu göstermemek insanları yalnızca çaresizliğe sürüklüyor.”
Yeni parti senaryolarına da değinen Çakır, bunun şu aşamada gerçekçi olmadığını vurgulayarak, “Bazı insanlar ilk günden beri ‘hemen yeni parti kurulsun’ diyor. Ama ortada yüz yıllık bir siyasi gelenek, büyük bir teşkilat yapısı, kurumsal hafıza ve milyonlarca seçmenin aidiyeti var. Bunların hepsini bırakıp ilk günden yeni partiye geçmek öyle kolay bir şey değil. İnsanlar mecbur kalırsa başka yollar dener ama bugün hâlâ CHP’nin içinde mücadele etme zemini varken bunu terk etmek çok kolay bir tercih değil” dedi.








