İSTANBUL (Medyascope, ANKA) – İBB davasında iş insanı Yunus Göçer, Baraka Yapımcılık’ın sahibi Hasan Yalaz ve İBB Kültür A.Ş Genel Müdür Yardımcısı Onur Aldı savunma yaptı. Yalaz, “10 yaşında tek çocuğum var, onu göremedim, ona doğruyu söyleyemedim hapisteyim diye, yurtdışında çalıştığımı söyledim” dedi.
Haber özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- İBB davasının ilk duruşmasında Yunus Göçer ve Hasan Yalaz savunma yaptı.
- Yunus Göçer, hapiste olduğu için 10 yaşındaki çocuğunu göremediğini ve ona yalan söylediğini belirtti.
- Yalaz, tutukluluğunun ardından yalnızca kısa telefon görüşmeleri yapabildiğini ifade etti.
- Onur Aldı, uzun süredir tutuklu olduğunu ve bu durumun ailesini etkilediğini dile getirdi.
- Duruşma, 3 Haziran Çarşamba günü devam edecek.
Bilmeniz gerekenler

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 68’i tutuklu 414 sanıklı davanın ilk duruşmasına, 43’üncü günde devam ediliyor.
Duruşma, tutuklu iş insanı Yunus Göçer’in savunmasıyla sürdü. İddianamede eylem 79 kapsamında yargılanan Göçer, “Bu yaşıma kadar devletle kamu kurumlarıyla ilgili güven sarsacak bir davranışım olmamıştır. Hukukçuyum aynı zamanda. Hiç yapmasam da böyle bir suçtan burada olmaktan ıstırap duyuyorum” diye belirtti.
Göçer, etkin pişmanlıktan yararlanan ve son tutukluluk incelemesinde tahliye edilen Gökhan Köseoğlu’nun kendisinin firmasına “sahte fatura kesmediğini” söylediğini belirtti. Göçer, “Sözleşme yapmayı kamu zararı olarak göstermiş iddia makamı. Kültür A.Ş. ile yaptığım sözleşmede hileli bir durum mevcut değildir” dedi.
Gold Medya’nın sahibiyle beraber gözaltına alındıklarını anlatan Göçer, “O serbest bırakıldı ben tutuklandım. O 14 eylemle yargılanırken ben bir eylemle yargılanıyorum. O dışarıda ben içerideyim. Olması gereken onun da dışarıda olması lazım. Benim de dışarıda olmam lazım” diye konuştu.
“Ortada gizlenmiş bir para yok”
Yunus Göçer, AKP’nin mitingleri ve kongrelerinde hizmet veren bir firma olduklarını söyledi. Göçer, “Bu iddianamede anlatıldığı gibi görünen, gizli işler yapan biri değilim. Bunların hepsi kayıtlı, hepsi belgeli, hepsi denetlenmiş işler. Ortada yapılmamış bir iş yok, ortada gizlenmiş bir para yok, ortada kaçırılmış bir kazanç yok” dedi.
Sanık Serdar Haydanlı’nın ifadesinin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak “dışarı çıkma telaşından başka bir şey olmadığını” söyleyen Göçer, “Hakkımda ifade veren Serdar Haydanlı muhtemelen buraya ifade vermeye gelecektir. Zat-ı hâllerine burada şöyle bir soru yönelteceğiz hepimiz. Serdar Haydanlı, sahip olduğun firmaların kimin adına olduğunu inşallah burada itiraf edersin! Ama ben o cesaretin olduğunu zannetmiyorum” diye konuştu.
“10 yaşında tek çocuğum var, onu göremedim”
Yunus Göçer’in ardından Baraka Yapımcılık’ın sahibi Hasan Yalaz savunma yapmak için kürsüye geldi. Yalaz, 2020 ile 2023 yılları arasında Medya A.Ş. ile çalıştığını, 2024 ve 2025 yılları arasında ihale alamadığını belirtti. Yalaz, 20 saatlik yolculuğun ve 4 günlük uykusuz gözaltı sürecinin ardından sadece sorulara yanıt verebildiğini, detaylı ifade veremediğini söyledi.
Yalaz, 10 yaşında çocuğu olduğunu ve hapiste değil de yurtdışında çalıştığını söylediğini anlattı. Yalaz, ”10 yaşında tek çocuğum var, onu göremedim, ona doğruyu söyleyemedim hapisteyim diye, yurtdışında çalıştığımı söyledim. Haftalık 10 dakika telefon görüşme hakkım var, onu çocuğumla konuşmak için harcıyorum, eşimle konuşamıyorum” dedi.
İddianamede Baraka Yapım’ın finansal destek sağlamak amacıyla örgüt tarafından araç olarak kullanıldığının öne sürüldüğünü belirten Yalaz, şunları anlattı:
“Polis minibüsüyle Muğla, İzmir, Balıkesir’deki diğer şüphelileri de toplayarak, yaklaşık 21 saatlik bir yolculuğun ardından, bir sonraki gün sabah saatlerinde Vatan Emniyet’e vardık. Emrah Bağdatlı’nın Baraka Yapımcılığın fiiliyatta yöneticisi olduğu iddiası tamamen asılsız ve dayanaksız efendim. Zaten film işinde iyi olan benim. Yani onun bile film işi için başvurduğu insan benim. Hizmet verdim fatura kestim, hizmet aldım fatura aldım. Baraka Yapımcılığın herhangi bir kusurlu işlemden geçirdiği soruşturma yok. Ben Türkiye’den başka bir yerde yaşamayı, kalmayı da… Yani Türkiye’de başka bir yerde olmak benim için hapis cezası kadar kötü bir şey yani. Ben yani gezmek için severim ama ben hiçbir zaman düşünmedim yurtdışında yaşamayı.”
İlgili haberler
- Kara Murat ile Karaoğlan aynı gün yetim kaldı: Abdullah Turhan ile Suat Yalaz hayatını kaybetti
- Motokurye Yunus Emre Göçer’in eşi Medyascope’a konuştu: “İstanbul Valisi geldi, ‘Onu kelepçeyle göreceksiniz’ dedi”
- Özgür Özel’den motokuryenin ailesine ziyaret: “Annesinin sorularına ülkeyi yönetenler cevap versin”
- Azerbaycan, İsrail’den hava savunma sistemi alacak
- Motokuryenin ölümüne sebep olmuştu: Somali Cumhurbaşkanı’nın oğlu yurtdışına kaçtı | Adalet Bakanlığı’ndan açıklama
“Tutukluluk hâlimin bitmesini talep ediyorum”
İş insanı Yunus Göçer ile organizasyon firması sahibi Hasan Yalaz’ın savunmasının ardından İBB Kültür A.Ş Genel Müdür Yardımcısı Onur Aldı’nın savunmasına geçildi. 16 yıl boyunca kültür-sanat sergilerinde çalıştığını belirten Aldı, şunları söyledi:
“İddianameye konu imzalı evrakların hepsi tabi kural ve kaidelere uygundur. Bu iddianamede üç eylemde bilirkişi raporlarında adım şöyle geçmektedir. ‘İmzası bulunanların sorumluluklarının değerlendirilmesi’ notu ile geçmektedir. İki eylemde ihale onay belgesinde, bir eylemde ihale komisyonunda imzam görülmüştür. Bu imzalı satın alma evrakları da aslında 7-8 aşaması olan bir satın alma işleminin yalnızca bir evresini oluşturmaktadır. 82 No’lu eylemi özetlemem gerekirse kendi açımdan, genel müdüre vekaleten imzam olan evrakların hiçbirisiyle ilgili bir kamu zararı tespiti yoktur. Defalarca hem satın alım hem de hak edişler yönünden denetlenmişlerdir. Bilirkişinin ‘kısımlara bölme’ yorumu doğru değildir çünkü işlemler İBB’den nasıl alındıysa yıllara dayanan şirket gelenekleri ve usulleri ile aynı şekilde, hiç değiştirmeden yapılmıştır ve bugüne kadar da hiçbir suçlamaya bu işlemler konu olmamıştır. Satın almayı, o yöntemleri de benim genel müdür yardımcılığımın uzmanlık ve faaliyet alanında, sorumluluk alanında değildir. Dolayısıyla attığım bu imzanın bir dolandırıcılık suçu oluşturması da gerçekleştirmesi de imkansızdır.”
Bir yılın üzerinde tutuklu olduğunu, hep kültür-sanat sektöründe çalıştığını ifade eden Onur Aldı, “Deprem, yangın, yasaklar ve pandemi, toplumsal facialar gibi birçok olay gördüm ve hep ilk etkilenenlerden oldum. Şu anda da Türkiye’nin belki de en büyük yargılamalarından birinde tutuklu olarak yargılanıyorum. Her işte bir hayır vardır diyenlerdenim, bunu da bir deneyim olarak görüyorum fakat bu uzun tutukluluk hâli maalesef başta nişanlım ve ailemi ciddi derecede yordu. Artık bu uzun tutukluluk hâlimin de bitmesini sizlerden talep ediyorum” dedi.
Ongun’dan soru
Savunmasının ardından Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, Onur Aldı’ya soru sormak için söz aldı. Ongun’un, “Ben Dijital Deneyim Müzesi’nin yapımı ile ilgili olarak ihale süreçlerinde hiçbir toplantıda, hiçbir etkinlikte bulundum mu? Size herhangi bir firma önerisinde bulundum mu? Bahse konu Tuce firmasının müze kurulumu dediğiniz inşa işleriyle herhangi bir ilgisi var mı?” sorularına Aldı, “Yok, hayır” yanıtını verdi.
Duruşma 3 Haziran Çarşamba günü devam edecek.








