Cumartesi Anneleri 32 yıl önce kaybedilen Murat Aslan için adalet istedi

İSTANBUL (Medyascope) – Cumartesi Anneleri 1108’inci hafta buluşmasında “Murat Aslan’ı kaçıranlar, işkence edenler, öldürenler ve bedenini gizleyenler açığa çıktı. Ancak bütün bu gerçekler hukuki bir sonuç doğurmadı. Murat Aslan’ı kaybedenler hâlâ yargı önüne çıkarılmadı” dedi.

Cumartesi Anneleri 32 yıl
Cumartesi Anneleri 32 yıl önce kaybedilen Murat Aslan için adalet istedi
Haberin özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Cumartesi Anneleri, Murat Aslan için 1108’inci haftasında adalet talep etti.
  • Murat Aslan, 1994 yılında gözaltında kayboldu ve ailesi her yere başvurdu, ancak resmi makamlar durumu inkâr etti.
  • JİTEM üyesi itirafçı, Murat Aslan’ın kaçırıldığı, işkenceye uğradığı ve öldürüldüğünü açıkladı.
  • Kazada alınan numunelerin Murat Aslan’a ait olduğu Adli Tıp tarafından tespit edildi, ancak hâlâ kimse yargı önüne çıkarılmadı.
  • Cumartesi Anneleri, devletin sorumluluklarını kabul etmesini ve adaletin sağlanmasını talep ediyor.

Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve sorumluların yargılanması talebiyle Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi.

1108’inci hafta buluşmasında gözaltında kaybedilişinin 32. yılında Murat Aslan için adalet talep edildi.

Mevcut hukuk sisteminde tanıklara, delillere, faillerin itiraflarına ve bu itiraflar sonucunda kaybedilen kişinin mezarına ulaşıldığı dosyalarda bile adalet sağlanamadığını vurgulayan Cumartesi Anneleri, “İnkâr ve cezasızlık zinciri adalet sistemini işlevsizleştirmiş durumda. Delillerin hüküm doğurmadığı, itirafların sonuç yaratmadığı, suç işleyen kamu görevlilerinin korunduğu bir düzende adalet askıya alınmış demektir” dedi.

“Kaçıranlar, işkence edenler, öldürenler ve bedenini gizleyenler açığa çıktı ama hâlâ yargı önüne çıkmadılar”

Murat Aslan’ın 25 yaşındayken, 10 Haziran 1994 tarihinde Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesinde iki arkadaşıyla birlikte yürürken, tanıkların anlatımına göre, kendilerini polis olarak tanıtan silahlı ve telsizli dört kişi tarafından beyaz bir Toros’a bindirerek götürüldüğünü aktaran Cumartesi Anneleri, Murat Aslan dosyasına ilişkin şu bilgileri paylaştı:

“Ailesi bütün resmi kurumlara başvurdu. Ancak Murat Aslan’ın gözaltına alındığı inkâr edildi ve kendisinden bir daha haber alınamadı.

Aradan 10 yıl geçtikten sonra, JİTEM mensubu Abdülkadir Aygan’ın basına da yansıyan itirafları gerçeği ortaya çıkardı. Aygan’ın anlatımlarına göre Murat Aslan, aralarında Jandarma İstihbarat Tim Komutanı Abdulkerim Kırca’nın da bulunduğu JİTEM elemanlarınca kaçırılmış, Diyarbakır JİTEM’e getirilerek sorgulanmış, ardından Silopi JİTEM İstihbarat Komutanlığına götürülmüş, burada da işkence ile sorgulandıktan sonra Körtük Köyü yakınlarında öldürülmüştü.

19 Nisan 2004 tarihinde Aygan’ın verdiği bilgiler doğrultusunda yapılan kazılarda alınan numunelerin Murat Aslan’a ait olduğu Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edildi.

Aile, dönemin OHAL ve jandarma yetkilileri dahil 30 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu. Suçun nasıl işlendiği, kimlerin sorumluluğu bulunduğu tanıklıklarla ve nesnel delillerle ortaya konuldu. Murat Aslan’ı kaçıranlar, işkence edenler, öldürenler ve bedenini gizleyenler açığa çıktı. Ancak bütün bu gerçekler hukuki bir sonuç doğurmadı. Murat Aslan’ı kaybedenler hâlâ yargı önüne çıkarılmadı.”

“Sadece failler değil, emri verenler, suçu örtbas edenler ve adaletin işlemesini engelleyenler de hesap versin”

Murat Aslan dosyası etkili, bağımsız ve tarafsız biçimde yeniden soruşturulmasını, devlet kurumlarının bu suçtaki sorumluluğu kabul etmesini talep eden Cumartesi Anneleri, “Sadece failler değil, emri verenler, suçu örtbas edenler ve adaletin işlemesini engelleyenler de hesap versin” dedi ve ekledi:

“Kaç yıl geçerse geçsin; Murat Aslan için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş